Lefkoşa 23°USD48,25EUR55,96GBP65,42GRAM ALTIN6.908,74 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“Gökyüzü siyasetin değil, emniyetin alanıdır”

Bugün Kıbrıs Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS), Kıbrıs Rum tarafındaki bazı siyasi çevrelerin Kıbrıslı Türklerin uluslararası alandaki görünürlüğünü sınırlandırmaya yönelik girişimlerinin sosyal, kültürel ve…

2 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
“Gökyüzü siyasetin değil, emniyetin alanıdır”

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Kürşad Hüdaverdioğlu, 19 Ağustos’ta Türk askeri nakliye uçağı ile sivil yolcu uçağı arasında yaşanan trafik durumuna ilişkin farklı anlatımların bağımsız teknik incelemeyle doğrulanmadığını belirtti. Hüdaverdioğlu, radar ve telsiz kayıtlarının incelenmesini, Ercan ile Kıbrıs Rum hava trafik birimleri arasında doğrudan iletişim hattı kurulmasını istedi.

Bugün Kıbrıs

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS), Kıbrıs Rum tarafındaki bazı siyasi çevrelerin Kıbrıslı Türklerin uluslararası alandaki görünürlüğünü sınırlandırmaya yönelik girişimlerinin sosyal, kültürel ve sportif alanların ardından havacılık alanına da taşınmasının kaygı verici olduğunu açıkladı. HTKS Başkanı Kürşad Hüdaverdioğlu imzasıyla yayımlanan açıklamada, uçuş emniyetine ilişkin değerlendirmelerin siyasi açıklamalara değil, teknik verilere dayanması gerektiği belirtildi.

HTKS, Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçekleştirilmesi planlanan uluslararası müzik etkinliklerine yönelik girişimler ile uluslararası futbol kampının iptalini hatırlattı. Her olay için ayrı gerekçeler öne sürülebileceğini kaydeden sendika, yaşananların bütün olarak değerlendirildiğinde Kıbrıslı Türklerin dünyayla temasını daraltmaya yönelik bir çizgi oluşturduğu görüşünü paylaştı.

“OLAYIN NİTELİĞİNİ TEKNİK VERİLER BELİRLER”

Açıklamada, 19 Ağustos 2026’da Türk Hava Kuvvetlerine ait askeri nakliye uçağı ile sivil yolcu uçağı arasında yaşanan trafik durumunun, Kıbrıs Rum Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası tarafından ciddi bir “ramak kala” şeklinde tanımlandığı aktarıldı. ATCEUC’un da bu anlatımı esas alarak uluslararası kuruluşlara başvurduğu kaydedildi.

HTKS, olayın gerçek niteliğinin ancak bütün teknik verilerin incelenmesiyle belirlenebileceğini vurguladı: “Ancak bir hava trafik durumunun gerçek niteliği, siyasi açıklamalarla değil; radar kayıtları, telsiz haberleşmeleri ve ilgili tüm teknik verilerin birlikte incelenmesiyle belirlenir.”

Kıbrıs Rum Sivil Havacılık kaynaklarına yansıyan değerlendirmelerde durumun “yönetilebilir” olarak nitelendirildiğine işaret edilen açıklamada, Türkiye ve Kıbrıslı Türkler tarafından kamuoyuna aktarılan anlatımın farklı olduğu belirtildi. Bu anlatıma göre trafiğin önceden görüldüğü ve sürecin kontrollü biçimde yönetildiği kaydedildi.

HTKS, iki anlatımın da bağımsız teknik incelemeyle doğrulanmış nihai bir sonuç olmadığına dikkat çekti: “Tam da bu nedenle, henüz tüm veriler ortaya konulmadan bir trafik durumunun, ‘çarpışmanın eşiği’ veya geniş bir emniyet krizi şeklinde kesinleştirilerek siyasallaştırılmasını doğru bulmuyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN GARANTÖRLÜK STATÜSÜ YOK SAYILAMAZ”

Açıklamada, Türk askeri unsurları ile insansız hava araçlarının bölgedeki varlığının Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki güvenlik koşullarından bağımsız ele alınamayacağı belirtildi. Türkiye’nin Kıbrıs’a ilişkin güvenlik sorumlulukları bulunduğuna işaret eden HTKS, “Türkiye’nin garantörlük statüsü uluslararası antlaşmalara dayanmaktadır ve bu gerçek yok sayılamaz” değerlendirmesinde bulundu.

Yunanistan’ın da aynı dönemde adada askeri hava ve deniz unsurları bulundurduğunun bilindiği kaydedilen açıklamada, “Bir taraftaki askeri varlık güvenlik tedbiri olarak değerlendirilirken, Türk askeri varlığının tek başına tehdit olarak sunulması tutarlı değildir” denildi.

ERCAN İLE DOĞRUDAN İLETİŞİM HATTI ÇAĞRISI

HTKS, uçuş emniyetinin öncelik kabul edilmesi halinde Ercan ile Kıbrıs Rum hava trafik birimleri arasında doğrudan iletişim hattı kurulabileceğini belirtti. Böyle bir hattın siyasi tanıma anlamına gelmeyeceğini vurgulayan sendika, bunun insan hayatını korumayı amaçlayan teknik bir adım olacağını kaydetti:

“Geçmişte de önerildiği gibi, Ercan ile Rum hava trafik birimleri arasında kurulacak doğrudan bir iletişim hattı, birçok koordinasyon sorununu önleyebilir. Bu, herhangi bir siyasi tanıma anlamına gelmez; yalnızca insan hayatını korumaya yönelik teknik bir adımdır.”

Hüdaverdioğlu, uçuş emniyetinin siyasi mücadelelere alet edilmesine karşı olduklarını şu sözlerle dile getirdi: “Bizim için radar ekranındaki uçağın bayrağı yoktur; orada önce insan vardır. Tam da bu nedenle uçuş emniyetinin siyasi mücadelelere alet edilmesine karşıyız.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler