Üstel söylüyor.
İyi de…
Gençler bu ülkeden kimin yüzünden kaçmak istiyor? Gidenler neden dönmek istemiyor?
Üniversite diplomasının, emeğin, liyakatin, alın terinin değerini kim aşındırdı?
Sahte diploma davaları mahkeme salonlarında sürerken, gençlere hangi ahlaki güvenceyi veriyorsunuz?
Yedi yıldır iktidarın merkezinde bu hilebaz anlayış, bu hokkabaz insanlar değil mi?
Şimdi çıkmış, gençlerin geleceğinden söz ediyorlar.
Peki, yedi yıldır neredeydiler?
***
Geçtim gençleri…
Bu ülkede her bebek, kamu borçlarının ve geleceğe ertelenen yükümlülüklerin gölgesinde doğuyor.
Rakamlar ortada.
2026’nın ilk altı ayında bütçe açığı 5 milyar 171 milyon lira.
Borç büyüyor.
Faiz yükü büyüyor.
Geleceğin kaynakları bugünden tüketiliyor.
Şimdi yeni vaatler…
İlk arabaya KDV muafiyeti.
İlk bilgisayara, telefona vergi indirimi.
Ücretsiz internet.
Beş bin genç konutu.
Güzel!
Peki, bütçesi nerede?
Maliyeti ne?
Kaynağı kim?
Daha önce de gördük.
Öyle bir “ilk evim” kredisi ki bir genç, maaşının tamamını verse taksite yetişemiyor.
Çünkü sorun krediye erişimden ibaret değil. Ücretler eriyor, konut fiyatları uçuyor, gelecek belirsizleşiyor.
Üstelik gençlerin meselesi ilk otomobilini almak değil; bu ülkede kendi emeğiyle bir hayat kurabilmek.
Bir telefonun vergisini kaldırmak, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmıyor.






