Birlik, görüntülerin kazanın nedenlerinin, tahliye sırasında yaşananların ve olası güvenlik ihmallerinin ortaya çıkarılması açısından haber değeri bulunduğunu ancak bunun görüntülerin sınırsız biçimde yayımlanmasını haklı çıkarmadığını belirtti.
“HABER DEĞERİ SINIRSIZ TEŞHİRİ MEŞRU KILMAZ”
KTGB açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“Bu görüntülerin kazanın nasıl meydana geldiğinin, yolcuların tahliye sürecinde yaşadıklarının ve olası güvenlik ihmallerinin ortaya çıkarılması bakımından haber değeri taşıdığı açıktır. Ancak haber değeri, insanların yaşamlarının en savunmasız ve en korkunç anlarının sınırsız biçimde teşhir edilmesini meşru kılmaz.”
Birlik, görüntülerin etkileşim ve izlenme amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Bir insanın ölüm korkusuyla attığı çığlık ‘etkileşim’ malzemesi değildir. Ne yapacağını bilemeden kaçışan insanların çaresizliği izlenme sayılarını artıracak bir görüntüye dönüştürülemez. Kazazedelerin ve yaşamını yitirenlerin insanlık onuru, yakınlarının acısı ve toplumda yaratılabilecek ikincil travma, yayın kararının merkezinde bulunmalıdır.”
MEDYAYA ALTI MADDELİ ÇAĞRI
KTGB, medya kuruluşlarını görüntülerin filtresiz ve kesintisiz yayımlanmasına son vermeye, çığlık ve panik seslerini kullanmamaya ya da kısmaya, kişilerin tanınmasını engelleyecek önlemler almaya çağırdı.
Birlik ayrıca, görüntülerden yalnızca olayın anlaşılması için zorunlu bölümlerin kullanılmasını, yayın öncesinde açık içerik uyarısı verilmesini, görüntülerin otomatik oynatılmamasını ve tekrar tekrar dolaşıma sokulmamasını istedi. KTGB, yayınların facianın nedenleri ve olası ihmaller üzerine yoğunlaşması gerektiğini belirtti.
Gazeteciler Birliğinden facia görüntüleri için çağrı: “Bir insanın ölüm korkusuyla attığı çığlık etkileşim malzemesi değildir”