Fora Balık Restoranı daha önce de yazmış; mutfağındaki değişimi, sahilde yarattığı atmosferi ve kendine özgü çizgisini anlatmıştım. Bu kez Merit Park Hotel’in Akdeniz’e uzanan kıyısında, yıllardır müdavimlerini ağırlayan Fora Balık’ın yenilenen menüsünü tatmak üzere aynı sofradaydım.
Karşıma bu kez daha sade, daha dengeli; Kıbrıs’ın yerel ürünlerini Akdeniz’in deniz kültürüyle buluşturan farklı bir mutfak anlayışı çıktı. Yenilenen menü, Fora Balık’ın alıştığımız karakterini korurken, yerel tatlara ve denizin sunduğu ürünlere daha belirgin bir yer açıyor.
Bir balık restoranının karakterini anlamak için bana göre önce mezelerine tatmak gerekir. Çünkü iyi bir balık sofrası ana yemekten çok önce başlar. Masaya gelen ilk tabaklardan Zeytinyağlı Kereviz Yaprağı, bu anlayışın güzel örneklerinden biri. Kerevizin çoğu zaman ikinci planda kalan yaprağının zeytinyağlı bir mezeye dönüştürülmesi, mutfağın ürüne yaklaşımını gösteriyor.
Ardından gelen Levrek Marin, denizin ferahlığını sofraya taşıyan klasiklerden. Balığın lezzetini ağırlaştırmadan sunabilmek marinasyon işinin en önemli noktasıdır. Marine Patlıcan ve Fava ise balık sofrasının alışılmış, sevilen tatlarını tamamlıyor.
Fakat mezeler arasında beni özellikle durduran bir tabak var: Tempura Kolakas.
Kolakas, Kıbrıs mutfağının kendine özgü ürünlerinden biri. Genellikle daha geleneksel yöntemlerle karşımıza çıkan bu yerel ürünün tempura tekniğiyle yorumlanması, menünün bence en güzel tatlarından biri olmuş. Bir tarafta Kıbrıs’ın yerel ürünü, diğer tarafta Uzak Doğu mutfağından gelen bir pişirme tekniği… İki farklı mutfak kültürünün aynı tabakta buluşması, Fora Balık’ın yeni menüsündeki yaratıcı yaklaşımı da ortaya koyuyor.
Mezelerin ardından sıra deniz ürünlerinin sıcak yorumlarına geliyor. Karides güveç, sofraya geldiği anda kokusuyla iştahı yeniden açan, sıcak ve güçlü bir ara sıcak. Izgara Ahtapot ise deniz ürünlerinde benim her zaman önemsediğim bir sınavdır. Ahtapot doğru pişirilmediğinde bütün özelliğini kaybeder; doğru ateş ve doğru süreyle buluştuğunda ise fazla müdahaleye ihtiyaç duymaz. Fora Balık’ın yeni menüsünde de ürünün kendisini öne çıkaran anlayış burada devam ediyor.
Ana yemeklerde mutfak işi daha da sadeleştirmiş. Izgara Çupra ve Izgara Deniz Levreği menünün ana karakterini oluşturuyor. Bana göre taze balıkta en doğru yaklaşım da budur. İyi ürün elinizdeyse onu karmaşık sosların arkasına saklamanıza gerek yoktur. Doğru ateş, doğru pişirme ve doğru servis yeterlidir.






