Lefkoşa 32°USD48,79EUR56,11GBP65,43GRAM ALTIN6.865,89 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Fora Balık’ta yeni bir lezzet rotası

Fora Balık Restoranı daha önce de yazmış; mutfağındaki değişimi, sahilde yarattığı atmosferi ve kendine özgü çizgisini anlatmıştım.

3 dakika okumaHaber: Diyalog Gazetesi
Paylaş
Fora Balık’ta yeni bir lezzet rotası

Fora Balık Restoranı daha önce de yazmış; mutfağındaki değişimi, sahilde yarattığı atmosferi ve kendine özgü çizgisini anlatmıştım. Bu kez Merit Park Hotel’in Akdeniz’e uzanan kıyısında, yıllardır müdavimlerini ağırlayan Fora Balık’ın yenilenen menüsünü tatmak üzere aynı sofradaydım.

Karşıma bu kez daha sade, daha dengeli; Kıbrıs’ın yerel ürünlerini Akdeniz’in deniz kültürüyle buluşturan farklı bir mutfak anlayışı çıktı. Yenilenen menü, Fora Balık’ın alıştığımız karakterini korurken, yerel tatlara ve denizin sunduğu ürünlere daha belirgin bir yer açıyor.

Bir balık restoranının karakterini anlamak için bana göre önce mezelerine tatmak gerekir. Çünkü iyi bir balık sofrası ana yemekten çok önce başlar. Masaya gelen ilk tabaklardan Zeytinyağlı Kereviz Yaprağı, bu anlayışın güzel örneklerinden biri. Kerevizin çoğu zaman ikinci planda kalan yaprağının zeytinyağlı bir mezeye dönüştürülmesi, mutfağın ürüne yaklaşımını gösteriyor.

Ardından gelen Levrek Marin, denizin ferahlığını sofraya taşıyan klasiklerden. Balığın lezzetini ağırlaştırmadan sunabilmek marinasyon işinin en önemli noktasıdır. Marine Patlıcan ve Fava ise balık sofrasının alışılmış, sevilen tatlarını tamamlıyor.

Fakat mezeler arasında beni özellikle durduran bir tabak var: Tempura Kolakas.

Kolakas, Kıbrıs mutfağının kendine özgü ürünlerinden biri. Genellikle daha geleneksel yöntemlerle karşımıza çıkan bu yerel ürünün tempura tekniğiyle yorumlanması, menünün bence en güzel tatlarından biri olmuş. Bir tarafta Kıbrıs’ın yerel ürünü, diğer tarafta Uzak Doğu mutfağından gelen bir pişirme tekniği… İki farklı mutfak kültürünün aynı tabakta buluşması, Fora Balık’ın yeni menüsündeki yaratıcı yaklaşımı da ortaya koyuyor.

Mezelerin ardından sıra deniz ürünlerinin sıcak yorumlarına geliyor. Karides güveç, sofraya geldiği anda kokusuyla iştahı yeniden açan, sıcak ve güçlü bir ara sıcak. Izgara Ahtapot ise deniz ürünlerinde benim her zaman önemsediğim bir sınavdır. Ahtapot doğru pişirilmediğinde bütün özelliğini kaybeder; doğru ateş ve doğru süreyle buluştuğunda ise fazla müdahaleye ihtiyaç duymaz. Fora Balık’ın yeni menüsünde de ürünün kendisini öne çıkaran anlayış burada devam ediyor.

Ana yemeklerde mutfak işi daha da sadeleştirmiş. Izgara Çupra ve Izgara Deniz Levreği menünün ana karakterini oluşturuyor. Bana göre taze balıkta en doğru yaklaşım da budur. İyi ürün elinizdeyse onu karmaşık sosların arkasına saklamanıza gerek yoktur. Doğru ateş, doğru pişirme ve doğru servis yeterlidir.

Zaten Akdeniz mutfağının güzelliği biraz da buradan gelir. Denizden gelen iyi bir balık, zeytinyağı, birkaç doğru eşlikçi ve karşınızda Akdeniz… Bazen gastronomide en zor şey, sade kalabilmektir.

Gecenin sonunda ise mutfak küçük ama etkili bir sürpriz yapıyor: Tahinli Süt Helvası. Balık sofrasının ardından ağır bir tatlı yerine süt helvasının tercih edilmesi oldukça yerinde. Tahinin kendine has aroması, süt helvasının yumuşak dokusuyla birleşince yemeğin finalinde hem tanıdık hem de farklı bir tat bırakıyor.

Fora Balık’ın yenilenen menüsüne bütün olarak baktığımda, deneyimli Executive Şefi Ceyhun Atalay ve ekibinin bu kez gösterişten çok ürüne, sadeliğe ve yerel dokunuşlara yöneldiğini görüyorum. Özellikle kolakas gibi Kıbrıs’a ait özel bir ürünün modern bir teknikle sofraya taşınmasını değerli buluyorum. Çünkü bir mutfağı geleceğe taşımanın yolu, geçmişini unutmak değil; o geçmişi bugünün mutfak anlayışıyla yeniden yorumlayabilmekten geçiyor.

Elbette Fora Balık deneyimi yalnızca tabakta bitmiyor. Akdeniz birkaç adım ötenizde, denizin kokusu sofranıza kadar geliyor. Gün batımıyla birlikte değişen manzara, sahilin dinginliği ve servis ekibinin ilgisi yemeğin doğal bir parçasına dönüşüyor.

Belki de Fora Balık’ı yıllardır özel kılan tam olarak bu.

Masaya yalnızca balık gelmiyor; Akdeniz geliyor, Kıbrıs geliyor, denizin o kendine has huzuru geliyor.

Yeni menüsüyle Fora Balık, bildiğimiz balık restoranı çizgisini korurken kendi mutfağına yeni bir sayfa daha eklemiş. Ve bana sorarsanız, bu sayfanın en güzel tarafı; Kıbrıs’ın ürünlerini unutmadan, denizin tazeliğini gereksiz dokunuşlarla gölgelemeden ve iyi malzemeyi başrole koyarak yazılmış olması.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler