ABD Merkez Bankası (FED), 28 Ekim 2026 tarihli toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 3,75–4,00 aralığında bıraktı.
Karar 10’a karşı 2 oyla alınırken, FED üyeleri Lisa Cook ve Beth Hammack, enflasyonla mücadele kapsamında faizin 25 baz puan artırılması gerektiğini savundu.
FED açıklamasında, ABD ekonomisinin güçlü büyümesini sürdürdüğü, tüketim ve yatırımların dirençli kaldığı, ancak enflasyonun halen yüksek seviyelerde bulunduğu vurgulandı. Banka, yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşmak için yeni ekonomik verilerin belirleyici olacağını bildirdi.
BU KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
FED’in faizleri sabit tutması, ABD ekonomisinde politika faizinin şimdilik daha fazla yükselmediği anlamına geliyor. Ancak karar, faiz indirimlerinin başlayacağı yönünde bir işaret taşımıyor.
Özellikle iki FED üyesinin faiz artışı istemesi, enflasyon endişelerinin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Piyasalar açısından asıl mesaj, faizlerin bir süre daha yüksek kalabileceği ve yeni artış ihtimalinin masada olduğudur.
Bu durum, doların küresel piyasalarda güçlü kalmasını destekleyebilirken, altın fiyatları ve borsalar üzerinde baskı oluşturabilir. Bununla birlikte piyasalardaki yönü FED Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamaları ve gelecek enflasyon verileri belirleyecek.
KKTC açısından ise dolar faizlerinin yüksek kalması, döviz üzerinden borçlanma maliyetlerini ve uluslararası finansman koşullarını etkileyebilir. Doların güçlenmesi halinde ithalat maliyetleri üzerindeki baskı da artabilir. Ancak bunun Türk lirasına ve yerel fiyatlara yansıması, döviz kurlarının seyrine bağlı olacak.