Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin güvence altına alınması için egemen eşit iki devletin kabul edilmesi ve eşit uluslararası statünün tescil edilmesi gerektiğini savundu. Bu yaklaşım, Ertuğruloğlu’nun daha önce kamuoyuna açıkladığı iki devletli çözüm çizgisiyle de örtüşüyor.
“HAYALİ TEMENNİLERLE DEĞİL, GERÇEKLERLE HAREKET EDİLMELİ”
Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinde “hayali temennilerle değil, gerçeklerle hareket edilmesi gerektiğini” belirterek, Erhürman’ın BM Genel Sekreteri’nin işaret ettiği yedi başlıkta ilerlemeye hazır oldukları yönündeki değerlendirmelerini eleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erhürman ise daha önce Kıbrıs Türk halkını adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olarak tanımlamış ve Kıbrıs sorununda ilgili taraflarla diyalog ve istişare yürüttüğünü açıklamıştı.
BM VE AB’YE ELEŞTİRİ
Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorunundaki tıkanıklığın temel nedenlerinden birinin, kendi değerlendirmesine göre, BM ve AB’nin Rum tarafına yönelik yaklaşımı olduğunu ileri sürdü.
Ertuğruloğlu, yalnızca GKRY’nin değil, BM ve AB’nin de Kıbrıs sorununda muhatap olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, uluslararası toplumun belirli bir “çizgiye getirildiği” yönündeki değerlendirmelerin gerçekçi olmadığını ifade etti.
“EGEMEN EŞİT İKİ DEVLET”
Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkının varlığını ve geleceğini teminat altına alacak yegâne zemin, egemen eşit iki devletin kabulü ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı, Kıbrıs sorununda izlenecek politikanın mevcut siyasi ve diplomatik koşulların değerlendirilmesi üzerinden şekillenmesi gerektiğini savundu.