Ertuğruloğlu’nun açıklaması şöyle:
“Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi, dönemsel siyasi söylemlerin ya da kişisel diplomatik tercihlerin ötesinde, Anavatanımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde belirlenen ilkeler üzerine inşa edilmiştir. Bu ilkelere dair duruşumuzu “statükoculuk” veya “dünyadan izole olma arzusu” olarak nitelendirmek, en hafif tabirle, Rum tarafının onlarca yıldır sürdürdüğü uzlaşmaz tutumu göz ardı etmektir.
Milli davamızın esaslarını ve Devletimizin ilkesel duruşunu hedef alan bazı son beyanatlar boş laflarla günü geçiştirmekten, zaman kaybı yaratmaktan ve ucuz, etkisiz politika yapmaktan öteye geçmemektedir.
Şu çok iyi bilinmelidir ki, Kıbrıs Türk Halkı masada bir “azınlık” veya federasyon adı altında Rum egemenliğine yama edilecek bir unsur değildir. İzlediğimiz politika egemen eşitlik ve eşit uluslararası statümüzün teyidini öngören iki devletli çözüm vizyonuna dayanmaktadır. Bu politikadan geri dönüş söz konusu değildir. Sonucu belli olmayan, Rum tarafının yıllardır gözümüzün içine bakarak zamana oynayıp, statükoyu tahkim ettiği federasyon zeminli müzakere süreçlerine geri dönmek ise “sahada mücadele etmek” değildir. Olsa olsa, göz göze bakarak geçmişin başarısızlıklarını tekrarlamaktır.
Uluslararası temas kurmak adına egemenlik haklarımızdan ve anayasal yapımızdan esneklik gösterilmesi kabul edilemez. Hakiki “omurga”, uluslararası baskılar karşısında boş laflarla günü geçiştirmek değil, Devletimizin varlığını ve iradesini tavizsiz savunmaktır.






