TDP milletvekili adayı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın eski müsteşarlarından Erman Yaylalı, hükümetin emeklilere yönelik açıkladığı 40 bin TL’lik ikramiyenin sosyal güvenlik fonundan karşılanmasını eleştirdi.
Yaylalı, ödemenin “popülizm” olduğunu savunarak, “Emeklinin fonu şu an zaten batmıştır” dedi.
Yaylalı ayrıca gelir dağılımındaki bozukluğun giderilmesi, maaşlar arasındaki uçurumun azaltılması ve özel sektörde gerçek ücretlerin sosyal sigorta yatırımlarına yansıtılması gerektiğini söyledi.
“40 BİN DEĞİL 100 BİN VERSİNLER AMA BÜTÇEDEN VERSİNLER”
Kıbrıs Postası TV’de “Duruş Noktası Seçim Özel” programına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eski müsteşarlarından, TDP milletvekili adayı Erman Yaylalı, hükümetin emeklilere verileceğini duyurduğu 40 bin TL’lik ikramiyeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaylalı, söz konusu ödemenin popülist bir yaklaşım olduğunu ve yeterli bir öngörü içerisinde hazırlanmadığını savundu.
İkramiyenin sosyal güvenlik fonundan karşılanmasının ise çalışanların geleceği açısından sorun oluşturduğunu ifade etti.
Yaylalı, şöyle konuştu: “Keşke 40 değil 100 verseler ama bütçeden verin, maliyeden verin. Emeklinin fonu şu an zaten batmıştır”
Yaylalı, sosyal güvenlik fonundan yapılan ödemenin yalnızca mevcut emeklileri ilgilendiren bir kaynak olmadığını, halen çalışan insanların gelecekteki sosyal güvenlik haklarını da ilgilendirdiğini söyledi.
“GELİR DAĞILIMINDA CİDDİ BOZUKLUK VAR”
Yaylalı’nın üzerinde durduğu bir diğer konu ise maaşlar arasındaki fark ve gelir dağılımındaki dengesizlik oldu.
Gelir dağılımında ciddi bir bozukluk bulunduğunun altını çizen Yaylalı, hayat pahalılığı uygulamasında yüksek ve düşük maaşların aynı oranda artırılmasının mevcut eşitsizliği daha da büyüttüğünü söyledi.
Yaylalı, bu sistemin değiştirilerek “piramit sistem” olarak nitelendirdiği yeni bir yapının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Gelir dağılımında ciddi bozukluk var maaşlar arasında uçurum var. HP açıklandığı zaman en yüksek ve en düşük maaş aynı oranda artış alıyor. Biz bunu kaldıracağız. Biz piramit sistem getireceğiz. Bozulan gelir dağılımını düzelteceğiz. En düşük ile en yüksek arasında fark 4 buçuk bilemedin beş olsun. Bizde 47 bin ila 500 binlerde. 12 kat. Olmaz. İlk yapacağımız budur ve bunun sözünü veriyoruz.”
“30-35 BİN TL ALAN İNSANLAR MARKETE BİLE GİDEMİYOR”
Yaylalı, sosyal yardım alan kesimlerin ve engelli yurttaşların ekonomik durumuna da dikkat çekti.
Mevcut yardım miktarlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını savunan Yaylalı, bu kesimlerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
Yaylalı, şu ifadeleri kullandı:
“Yardıma muhtaç guruplar var sosyal yardım alan engelli yardımları var; 30-35 bin TL. Bu insanlar markete bile gidemiyor. Çeşitli yöntemlerle bunu da düzelteceğiz.”
ÖZEL SEKTÖRDE “ASGARİ ÜCRET” ÜZERİNDEN PRİM YATIRILMASINA TEPKİ
Erman Yaylalı, özel sektörde çalışanların gerçek maaşları yerine asgari ücret üzerinden sosyal sigorta yatırımı yapılmasının da ciddi bir sorun olduğunu savundu.
Bu uygulamanın çalışanların yalnızca bugünkü sosyal güvenlik haklarını değil, gelecekte alacakları emekli maaşlarını da etkilediğini belirten Yaylalı, 30 yıl boyunca asgari ücret üzerinden yatırım yapılan bir çalışanın emeklilik döneminde alacağı maaşın düşük kalacağını söyledi.
Yaylalı, bu konudaki çözüm önerisini ise “ölçümleme-örnekleme yöntemi” üzerinden açıkladı:
“Özel sektörde sosyal sigortalara maaşlar asgariden beyan ediliyor. Bu büyük bir hatadır. 30 yıl bir çalışanın maaşı asgariden yatırılırsa emekli olacağı zaman alacağı rakam yaklaşık bugün için 47 bin liradır. Çok düşük bir rakam… Ölçümleme-örnekleme yöntemi ile bunu düzelteceğiz.”
“BİR PROFESÖRÜN MAAŞI NASIL ASGARİ ÜCRETTEN YATAR?”
Yaylalı, özel sektörde farklı meslek gruplarının gerçek ücretlerinin belirlenmesi ve sosyal sigorta yatırımlarının buna göre yapılması gerektiğini savundu.
Özellikle yüksek nitelik gerektiren mesleklerde çalışanların asgari ücret üzerinden bildirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Yaylalı, eğitim sektörünü örnek gösterdi:
“Mesela bir profesörün maaşı nasıl asgari ücretten yatar? Biz diyeceğiz ki eğitim sektöründeki profesörlerin maaşını şu rakamın altında kabul etmiyoruz. Bu sorunu çözeceğiz…”
“GERÇEK ÜCRETLERİN KAYDA ALINMASI” VURGUSU
Yaylalı’nın özel sektör çalışanlarının gerçek ücretlerinin sosyal güvenlik sistemine yansıtılması yönündeki yaklaşımı, daha önce yaptığı açıklamalarda da öne çıkan başlıklardan biri.
TDP’nin Temmuz 2026 tarihli açıklamasında da gerçek ücretlerin kayıt altına alınması, meslekler ve uzmanlık düzeylerine göre referans ücretlerin belirlenmesi ve sosyal güvenlik primlerinin gerçek ücretler üzerinden yatırılması yönündeki öneriler yer almıştı.
Bu çerçevede Yaylalı’nın seçim programında ortaya koyduğu yaklaşım; emekli fonunun kullanımından gelir dağılımına, sosyal yardımlardan özel sektör çalışanlarının sosyal güvenlik yatırımlarına kadar geniş bir sosyal güvenlik ve ücret politikası değişikliği önerisi içeriyor.