Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla bütünleşmesi ve Türk devletleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulması için siyasi ve hukuki zeminin bulunduğunu belirten Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare ve iş birliği içerisinde adada adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
“KIBRIS TÜRK HALKIYLA İŞ BİRLİĞİNİN ÖNÜNDE ENGEL YOK”
Türk devletlerine Kıbrıs Türk halkıyla daha güçlü ilişkiler kurulması çağrısında bulunan Erhürman, uluslararası alandaki temasların geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Erhürman, “Bilinmesini isterim ki Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde herhangi bir engel yoktur” ifadelerini kullandı.
KKTC'nin 2022 yılında Semerkant Zirvesi'nde Türk Devletleri Teşkilatı'na gözlemci üye statüsüyle katıldığını hatırlatan Erhürman, bu statünün sunduğu imkânların somut iş birliklerine dönüştürülmesini istediklerini belirtti.
“KIBRIS TÜRK HALKI HAKSIZ İZOLASYONLARLA KARŞI KARŞIYA”
Kıbrıs Türk halkının uzun yıllardır dünyayla doğrudan temaslarını sınırlandıran izolasyonlarla karşı karşıya olduğunu belirten Erhürman, kültür, sanat, spor, bilim, eğitim ve ekonomi alanlarında uluslararası ilişkiler kurulmasının siyasi anlaşmazlıklardan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının 2004 yılından bu yana çözüm yönündeki iradesini birçok kez ortaya koyduğunu ifade eden Erhürman, buna rağmen gençlerin uluslararası spor müsabakalarına katılmasının ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirilmesinin engellenmeye çalışıldığını savundu.
Erhürman, bu girişimlerin adada güvenin geliştirilmesine ve çözüm için uygun ortam oluşturulmasına yönelik çabaları olumsuz etkilediğini dile getirdi.
BM VE AB'DEN GELEN MEKTUPLARA DİKKAT ÇEKTİ
Konuşmasında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği nezdinde yürütülen diplomatik girişimlere değinen Erhürman, iki kurumdan gelen mektupların Kıbrıs Türk halkıyla uluslararası temasların geliştirilmesi açısından önemli mesajlar içerdiğini söyledi.
BM Genel Sekreteri'nin 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda, Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerini etkileyen gelişmelerin kaygıyla karşılandığını aktaran Erhürman, bu tür girişimlerin güven artırıcı çabalarla bağdaşmadığının belirtildiğini ifade etti.
Avrupa Komisyonu'nun 6 Ekim 2026 tarihli mektubunda ise 2004 yılında ortaya konulan Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesi hedefinin yeniden teyit edildiğini söyledi.
“TEMAS VE DİYALOG İÇİN GÜÇLÜ BİR ZEMİN VAR”
BM ve AB'den gelen mektuplara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhürman, uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkıyla ilişkilerin geliştirilmesini desteklediğini savundu.
Erhürman, iki mektubun ortak mesajının, Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesi için siyasi ve hukuki bir zemin bulunduğu yönünde olduğunu ifade etti.
Bu çerçevede atılacak adımların yalnızca uluslararası ilişkileri güçlendirmeyeceğini, aynı zamanda adadaki karşılıklı güven ortamına ve çözüm çabalarına katkı sağlayacağını belirtti.






