Erhürman, “Geçmişimizi unutmadan geleceğimizi inşa etmek, şehitlerimizin hatırasına sahip çıkmak ve çocuklarımıza daha güvenli, daha huzurlu bir gelecek bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi.
Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitler Müzesi’nin şehitlerin hatırasını yaşatacak son derece önemli bir müze olduğunu dile getiren Erhürman, müzenin, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları ve verdiği varoluş mücadelesini gelecek nesillere aktaran önemli bir nokta olacağını belirtti.
Kayıplar konusunun politize edilmemesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) kayıplara ilişkin kararlarını “tarafgir ve hiçbir şekilde kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Kıbrıs Türk halkının adadaki eşitlik ve güvenlik haklarından asla vazgeçmeyeceğinin altını çizen Erhürman, ülke çocuklarının dünyadaki diğer çocukların sahip olduğu haklara sahip olması için gece gündüz çalışacaklarını kaydetti.
“İnsanlarımızı katledenler, insanlığı ve medeniyeti de katletti”
Erhürman, açılış töreninde yaptığı konuşmasına bugün defnedilen ve en küçüğü 40 günlük olan 15 şehidin ismini ve yaşamını kaybettiklerindeki yaşları sıralayarak başladı; “İnsanlarımızı katledenler sadece insanlarımızı katletmediler. İnsanlığı katlettiler. İnsaniyeti katlettiler. Medeniyeti katlettiler.” dedi.
52 yıl önce suçsuz ve savunmasız şekilde katledilen 15 kişiyi ilk günkü gibi taze bir acıyla toprağa verdiklerini belirten Erhürman, Atlılar’da yaşananların Kıbrıs Türk halkının hafızasından hiçbir zaman silinmeyeceğini vurguladı.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının büyük acılar yaşayarak, ağır bedeller ödeyerek ve zorlu bir varoluş mücadelesi vererek bugünlere geldiğini söyleyerek, hem bugün defnedilen şehitlere hem de halkın varoluşu için hayatını ortaya koyan tüm şehitlere büyük borçları olduğunu ifade etti.
“Kayıplar konusu politize edilmemeli… Avrupa Parlamentosu kararı ‘kabul edilemez’”
Kayıp Şahıslar Komitesi’nin uzun süredir titiz ve hassas çalışmalar yürüttüğünü belirten Erhürman, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum siyasetçilerin kayıplar konusunun ve komitenin çalışmalarının politize edilmemesi konusunda azami hassasiyet gösterme sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk halkının iki sandalye hakkı bulunan Avrupa Parlamentosu’ndaki Kıbrıslı Rum milletvekilinin AP’yi kullanarak Kıbrıslı Türkler aleyhine kararlar üretilmesi için çalıştığını dile getiren Erhürman, son dönemde alınan iki karara dikkat çekti. Erhürman, bu kararların “sadece Kıbrıslı Rum kayıplar varmış gibi bir tavırla yapılan girişim sonucunda” parlamento tarafından üretilen “taraflı ve hiçbir şekilde kabul edilemez” kararlar olduğunu söyledi.
Erhürman, şöyle devam etti:
“Bu konular bizim asla politize etmediğimiz konulardır. Çünkü biz insan acısının, çocuk acısının ne demek olduğunu bilen bir halkız. Biz şu anda Türkiye Cumhuriyeti dışında başka devletler tarafından tanınmıyor olabiliriz. Ama şunu da biliyoruz ve muhataplarımıza da anlatıyoruz: Tanınma başka bir şeydir. Medeni olma, uygar olma başka bir şeydir. Ve tanınma; medeni olmanın, uygar olmanın ön şartı değildir.”






