Lefkoşa 39°USD48,07EUR56,22GBP65,62GRAM ALTIN7.089,30 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Erhürman: Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, ortaya konulan çabalara zarar veriyor

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda güven yaratıcı önlemlerin önemine dikkat çekerek, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasının veya hafifletilmesinin çözüm çabalarına zarar vermediğini, aksine…

4 dakika okuma
Paylaş
Erhürman: Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, ortaya konulan çabalara zarar veriyor

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda güven yaratıcı önlemlerin önemine dikkat çekerek, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasının veya hafifletilmesinin çözüm çabalarına zarar vermediğini, aksine Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Güven Yaratıcı (Artırıcı) Önlemler”in Kıbrıs sorunu ile ilgili müzakereler tarihinde defalarca kullanılan ve yerleşik hale gelmiş bir kavram olduğunu ifade etti.

Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında tarihsel olaylardan, yaşanmışlıklardan ve daha pek çok faktörden kaynaklanan güven sorunları bulunduğunu belirten Erhürman, bu nedenle güveni artıracak veya yaratacak önlemlerin son derece önemli olduğunu kaydetti.

“GÜVENİ AŞINDIRACAK FAALİYETLERDEN DE UZAK DURULMALI”

Erhürman, güven yaratıcı önlemler kavramının adının konmamış bir içeriğinin daha bulunduğunu belirterek, güveni artırmak veya yaratmak için bazı önlemlerin alınmasının yanı sıra, bu önlemler geliştirilmeye çalışılırken güveni azaltacak ya da mevcut güveni aşındıracak faaliyet ve etkinliklerden de mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıslı Türklerin uzun süredir üzerlerindeki izolasyonun kaldırılmasını istediğini ve bunun için mücadele ettiğini belirten Erhürman, uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşların da özellikle 2004 sonrasında yaptıkları açıklamalarda bunun meşru, hatta olması gereken bir durum olduğunu defalarca vurguladığını kaydetti.

“İZOLASYONUN KALDIRILMASI ÇÖZÜMÜ ZORLAŞTIRMAZ”

Erhürman, buna karşın Kıbrıs Rum diplomasisinin bir süredir yürüttüğü bir kampanya bulunduğunu ifade ederek, bu yaklaşımın temelinde Kıbrıslı Türklerin üzerindeki izolasyonun kaldırılması veya hafifletilmesinin çözüm konusundaki isteklerini ortadan kaldıracağı düşüncesinin bulunduğunu belirtti.

Rum tarafındaki yaklaşımın, yeni güven yaratıcı önlemlerin devreye sokulmasının “statükoyu” konforlu bir alan haline getireceği yönünde olduğunu ifade eden Erhürman, bu görüşün özetinin “izolasyonun kaldırılması, hatta hafifletilmesi ve yeni güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi çözüme hizmet etmez, çözümü zorlaştırır” şeklinde olduğunu söyledi.

“KIBRISLI TÜRKLERİN GÖRÜNMEZ KILINMASI ÇÖZÜME ZARAR VERİYOR”

Kıbrıslı Türk görüşmecinin büyükelçilerle görüşmesinin engellenmesi, Girne’de düzenlenecek bir sanat etkinliğinin iptal edilmesinin sağlanması ve uluslararası alanda sporculardan halk dansları ekiplerine kadar pek çok Kıbrıslı Türkün etkinliklere katılımında güçlükler çıkarılması gibi girişimlerin de bu tür açıklamalarla gerekçelendirilmeye çalışıldığını ifade etti.

Erhürman, bu konuda açık bir mesaj vermek gerektiğini belirterek şöyle dedi:

“Hiç uzatmadan bir kez daha söyleyelim ki herkes duysun ve bilsin: Güven artırıcı (yaratıcı) önlemler konusunda isteksiz davranılması, izolasyonun kaldırılmasının, hatta hafifletilmesinin engellenmesi, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, iddiaların aksine, çözüm için ortaya konulan çabalara yarar sağlamıyor, zarar veriyor.”

Bunların Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri iyileştirmediğini, aksine ilişkileri “hasara uğrattığını” belirten Erhürman, Birleşmiş Milletler’in son dönemde güven artırıcı önlemler konusunda yaptığı vurguların da özünde bu görüşü paylaştığını ortaya koyduğunu kaydetti.

“ÇÖZÜM İSTEMENİN YOLU EŞİT HAKLARI KABUL ETMEKTEN GEÇİYOR”

Çözüm istemenin yalnızca “çözüm isterim” demekten ibaret olmadığını vurgulayan Erhürman, bunun Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların eşit olduğunu ve eşit haklara sahip bulunduğunu kabul etmekten, ilişkilerini geliştirecek ve birbirlerine daha fazla güvenmelerini sağlayacak yolları açmaktan geçtiğini ifade etti.

Erhürman, aksi durumda söylenenlerle yapılanların tutarlı olmaması sonucunun ortaya çıktığını belirterek, bu durumun uluslararası topluma daha fazla, daha etkili ve aralıksız biçimde anlatılmasının kendileri açısından bir görev haline geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Çünkü Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesine sahip! Ama çözüm iradesine sahip olması, asla çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği anlamına gelmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erhürman'ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

'Güven Yaratıcı (Artırıcı) Önlemler' (GYÖ’ler), Kıbrıs sorunu ile ilgili müzakereler tarihinde defalarca kullanılmış, yerleşik hale gelmiş bir kavram.

Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında tarihsel olaylardan, yaşanmışlıklardan ve daha pek çok faktörden kaynaklanan güven sorunları var. O nedenle güveni artıracak veya yaratacak önlemler son derece önemli.

Benim düşünceme göre, bu kavramın adı konmamış bir içeriği daha var. Evet, güveni artırmak, yaratmak için bazı 'önlemler' almak çok önemli. Ama adı konmamış eş zamanlı içerik size, bu 'önlemler'i geliştirmeye çalışırken, tam tersine güveni azaltacak veya var olduğu kadarını da aşındıracak faaliyet ve etkinliklerden mümkün olduğunca uzak durmayı salık verir bence.

Kıbrıslı Türkler, üzerlerindeki izolasyonun kaldırılmasını istiyor, bunun için mücadele ediyor uzun bir süreden beri. Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar da, özellikle 2004’ten sonra yaptıkları açıklamalarla bunun meşru, hatta olması gereken olduğunu vurguladılar defalarca.

Buna karşın Kıbrıs Rum diplomasinin bir süreden beri yürüttüğü bir kampanya var. Özet şu: 'Kıbrıslı Türklerin üzerlerindeki izolasyonun kalkması ya da hafiflemesi onların çözüm konusundaki isteklerini ortadan kaldıracak'. 'Yeni güven yaratıcı önlemlerin devreye sokulması, ‘statüko’yu konforlu bir alan haline getirecek'. Yani, özetin özeti: 'İzolasyonun kaldırılması, hatta hafifletilmesi ve yeni güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi çözüme hizmet etmez, çözümü zorlaştırır'!

Kıbrıslı Türk görüşmecinin büyükelçilerle görüşmesinin engellenmesi, Girne’de düzenlenecek bir sanat etkinliğinin iptal edilmesinin sağlanması, uluslararası alanda sporculardan halk dansları ekiplerine kadar pek çok insanımızın katılımı konusunda güçlükler çıkarılması gibi girişimler, başkaları yanında bu tip açıklamalarla da 'gerekçelendirilmeye' çalışılıyor anlayabildiğimiz kadarıyla.

Hiç uzatmadan bir kez daha söyleyelim ki herkes duysun ve bilsin: Güven artırıcı (yaratıcı) önlemler konusunda isteksiz davranılması, izolasyonun kaldırılmasının, hatta hafifletilmesinin engellenmesi, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, iddiaların aksine, çözüm için ortaya konulan çabalara yarar sağlamıyor, zarar veriyor. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri iyileştirmiyor, bunları hasara uğratıyor!

Nitekim Birleşmiş Milletler’in son dönemde güven artırıcı önlemler konusunda yaptığı vurgular, onların da özünde bu görüşü paylaştığını ortaya koyuyor.

Sonuç itibarıyla şunu söyleyerek bitirelim: Kim ne derse desin, çözüm istemenin yolu, 'çözüm isterim' demekten değil, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların eşit olduklarını, eşit haklara sahip olduklarını kabul etmekten, ilişkilerini geliştirecek, birbirlerine daha fazla güvenmelerini sağlayacak yolları açmaktan geçiyor.

Aksi, söylenenlerle yapılanların tutarlı olmaması sonucunu doğuruyor ki o durumda da bunları uluslararası topluma daha fazla anlatmak, daha etkili ve aralıksız biçimde anlatmak bizim için görev haline geliyor. Çünkü Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesine sahip! Ama çözüm iradesine sahip olması, asla çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği anlamına gelmiyor"

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler