KIBRIS’a konuşan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Piro, sosyal medyanın gençlerin kelime dağarcığına, okuma alışkanlıklarına ve dil kullanımına etkilerini değerlendirdi
Candan MERT
Sosyal medyada günümüzde yaygınlaşan emojiler, kısaltmalar, kısa videolar ve hızlı tüketilen içerikler, gençlerin dili kullanma ve bilgiye ulaşma biçimlerini de değiştiriyor. Mesajlarda birkaç kelimeyle kendini ifade etme alışkanlığı, uzun metinlere ayrılan zamanın azalması ve yapay zekâdan hazır yanıtlar alma eğilimi, kitap okuma alışkanlıklarından kelime dağarcığına kadar birçok alanda tartışma yaratıyor.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Heves Sönmez Piro, Dünya Sözlük Günü kapsamında KIBRIS’a yaptığı değerlendirmede, gençlerin kitapla ilişkisinin tamamen kopmadığını; ancak okuma biçiminin ve niteliğinin değiştiğini belirterek, “Kelimeleri azalan insanın düşünce dünyası da daralır.” dedi.
“Gençler okumuyor demeyi doğru bulmuyorum”
Mesleğinde 25 yılı geride bırakan Piro, gençlerin kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin toplumdaki yaygın görüşe tamamen katılmadığını söyledi. Geçmişten bugüne öğrencilerin ilgi alanlarının ve dünyayı algılama biçimlerinin değiştiğini gözlemlediğini belirten Piro, eskiden bilgiye ve farklı dünyalara ulaşmanın başlıca yollarından kitabın bugün sosyal medya, dijital platformlar, oyunlar ve videolarla rekabet ettiğini ifade etti. Piro, “Ancak buradan hareketle ‘Gençler artık okumuyor’ demeyi doğru bulmuyorum.” diyerek gençlerin kitaplardan bütünüyle uzaklaştığı düşüncesine katılmadığını kaydetti.
“Asıl mesele kitapla kurulan ilişkinin değişmesi”
Günümüzde de çok iyi okurların bulunduğunu belirten Piro, kitapları arkadaşlarına tavsiye eden, sevdiği yazarların eserlerini takip eden ve okuduklarını sorgulayan öğrencilerle karşılaştığını söyledi.
Asıl sorunun gençlerin kitaptan tamamen uzaklaşması değil, kitapla kurdukları ilişkinin değişmesi ve uzun süreli, derin okumaya ayırdıkları zamanın azalması olduğunu ifade eden Piro, gençlerin gün boyunca mesajlar, sosyal medya paylaşımları, haberler ve yorumlar okuduğunu belirtti.
“Yani okuma ortadan kalkmadı; okumanın biçimi, süresi ve niteliği değişti.” diyen Piro, özellikle roman ve hikâye gibi uzun metinleri baştan sona dikkatle okuma konusunda azalma gözlemlediğini dile getirdi.
“Gençler giderek kısa metinlere alışıyor”
Kısa videoların ve hızlı tüketilen dijital içeriklerin gençlerin uzun metinlere yaklaşımını etkilediğini belirten Piro, öğrencilerin uzun bir metinle karşılaştıklarında bazen daha okumaya başlamadan zorlanabildiğini söyledi.
Bir romanın dünyasına girmenin, karakterleri tanımanın ve yazarın dilini hissetmenin zaman ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Piro, edebiyatın kazandırdığı derinliğin de bu süreçte ortaya çıktığını ifade etti.
Kitap okumayı sevmediğini söyleyen öğrencilerin doğru eserle karşılaştıklarında fikir değiştirebildiklerini anlatan Piro, öğretmenlerin görevinin yalnızca öğrencilere kitap okumalarını söylemek değil, onları kendilerine hitap eden eserlerle buluşturmak olduğunu kaydetti.
“Dil giderek hızın etkisi altında kalıyor”
Günlük konuşma dilinde ve yazılı iletişimde yaşanan değişimlere değinen Piro, özellikle dijital iletişimde insanların mümkün olduğunca kısa sürede ve az sözcükle kendilerini ifade etmeye çalıştıklarını belirtti. Piro, “Noktalama işaretlerinin kullanılmaması, kelimelerin kısaltılması, yabancı sözcüklerin gereksiz yere tercih edilmesi ve birkaç kelimeyle çok şey anlatmaya çalışma alışkanlığı gençlerin yazılı anlatımına da yansıyabiliyor.” dedi. Bütün sorumluluğu gençlere yüklemenin doğru olmadığını vurgulayan Piro, dilin yaşayan bir varlık olduğunu ve toplumdaki değişimlerle birlikte kendisinin de değiştiğini söyledi. Kelime dağarcığının genişlemesinin düşünce dünyasını da zenginleştirdiğini ifade eden Piro, gençlere Türkçenin zenginliğini fark ettirmenin önemine işaret etti.
“Bir gün size yemek yemeyi unutturacak bir roman bulacaksınız”
Dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda hafızayı, kültürü ve düşünme biçimini yansıttığını belirten Piro, gençlere okumaktan vazgeçmemeleri çağrısında bulundu.
Çocukların arkadaşlarıyla mesajlaşırken kullandıkları dil ile dilekçe, akademik metin veya edebî eser yazarken kullanacakları dil arasındaki farkı bilmeleri gerektiğini söyleyen Piro, şu ifadeleri kullandı:
Okuyun. Elbet bir gün sizi yerinizden kaldıramayacak, yemek yemeyi unutturacak, elektrik kesilirse mum bulmak için zorlayacak bir roman bulacaksınız. Yeter ki denemekten vazgeçmeyin.
“Ekran süreleri artan gençlik samimiyeti kaybediyor”
Son 10 yılda öğrencilerin bilgiyle kurdukları ilişkide ve hız algılarında belirgin değişiklikler gözlemlediğini belirten Piro, günümüzde hızlı tüketimin ön plana çıktığını söyledi. Gençlerin bilgiye en kısa ve en özet biçimde ulaşmak istediğini ifade eden Piro, görselliğin öne çıkmasının da bu değişimde etkili olduğunu kaydetti.






