“Rum tarafı güç paylaşımına yanaşmıyor”… Doç. Dr. Şahoğlu, Kıbrıs meselesinde 1963 olaylarından bugüne geçen sürede esaslı bir ilerleme sağlanamadığını söyleyerek, “Ben 8 yaşındaydım olaylar başladığı zaman, 1963 çatışmaları başladığı zaman. Şu anda 73 yaşındayım. Bana göre Kıbrıs konusunda bir arpa boyu yol gidilmemiştir” dedi. Bunun temel nedeninin Rum tarafının güç paylaşımına yanaşmaması olduğunu belirten Şahoğlu, Rum tarafının müzakere masasında bulunarak uluslararası kamuoyuna olumlu görüntü vermek istediğini ifade etti.
KIBRIS Özel
Girne Amerikan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı, emekli diplomat Doç. Dr. Hasibe Şahoğlu, Kıbrıs meselesinde Rum tarafının Kıbrıslı Türklerle güç paylaşımına yanaşmadığını belirterek, “Bizim daha çok devletimizi güçlendirmeye, onlarla eşit bir yere gelmeye ve içe dönük ekonomimizi güçlendirmeye çalışmamız lazım” dedi.
Girne Amerikan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı, emekli diplomat Doç. Dr. Hasibe Şahoğlu, KIBRIS TV’de Eda Alisinanoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Kıbrıs’ta Gündem programına katıldı. Ülke gündemi ve Kıbrıs meselesi ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk kadın büyükelçisi olarak görev yapan Şahoğlu, diplomasideki deneyimlerini aktarırken, “büyükelçi” unvanının nasıl kullanıldığını da anlattı.
Şahoğlu, KKTC’de dışişleri teşkilatı içerisinde müdür ve temsilci olarak görev yapan diplomatların, yurtdışına gönderildiklerinde kendi devletleri tarafından büyükelçi unvanıyla görevlendirildiğini belirtti.
“Büyükelçi unvanını size karşı devlet vermez, kendi devletiniz verir” diyen Şahoğlu, karşı devletin ise diplomatik misyonu ve büyükelçiyi tanıyıp tanımamasının ayrı bir konu olduğunu söyledi.
İlk büyükelçilik görevini Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yaptığını belirten Şahoğlu, Pakistan’ın KKTC’ye yaklaşımının kendisi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Şahoğlu, “Pakistan bizim kardeş ülkemiz gibi. Kıbrıs Türklerini de Türkiye’yi de çok seviyorlar. Ankara dışında hiçbir ülkede olmadığı şekilde bize tam bir büyükelçilik, tam bir büyükelçi muamelesi yapıyorlardı” ifadelerini kullandı.
Görevi sırasında diplomatik statünün gerektirdiği uygulamaların kendilerine de sağlandığını belirten Şahoğlu, Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref’in masasında dört kez yemek yediğini de anlattı.
Şahoğlu, KKTC’nin ilk kadın büyükelçisi olmasının kendisi açısından gurur verici olduğunu belirterek, bu görevin aynı zamanda önemli bir sorumluluk taşıdığını kaydetti.
“Halkın gündeminde Kıbrıs meselesi ikinci planda”
Şahoğlu, ülkenin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmesinde ise Kıbrıs meselesinin toplumun gündeminde giderek ikinci plana düştüğünü söyledi.
“Kıbrıs meselesi halkımızın da ikinci planda kalıyor” diyen Şahoğlu, vatandaşların bugün daha çok iç sorunlara, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin durumuna odaklandığını ifade etti.
Devlet dairelerinin hantallaştığını savunan Şahoğlu, kamu hizmetlerinde vatandaşın işini daha kolay ve hızlı şekilde halledebilmesi gerektiğini belirtti.
Şahoğlu, teknolojinin gelişmesine rağmen bazı işlemlerin daha da zorlaştığını ifade ederek, “İnternet dönemindeyiz. Çoğu şeyi online halletmemiz gerekirken daha da zorlaşmıştır. Bu da halkı bezdiriyor” dedi.
Sağlık sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şahoğlu, yalnızca yeni sağlık ocakları veya hastaneler açılmasının yeterli olmadığını vurguladı.
Şahoğlu, sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması gerektiğini belirterek, “Sağlık ocakları açmak, hastaneler açmak değildir. İçini güzel bir hale getirmektir önemli olan. Doktorlarımızın donanımlı olması, aletlerimizin yeterli olması gerekmektedir” diye konuştu.
Eğitim sisteminde de gerileme yaşandığını savunan Şahoğlu, geçmişte Kıbrıslı Türk öğrencilerin Türkiye’deki sınavlarda önemli başarılar elde ettiğini belirterek, bugün aynı başarı düzeyinin daha az görüldüğünü söyledi.
“Halkta yönetime karşı güven kaybı var”
Şahoğlu, kamu hizmetleri, sağlık, eğitim, ekonomik sıkıntılar ve denetim mekanizmalarındaki sorunların toplumda yönetime yönelik güven kaybına neden olduğunu söyledi.
“Kesinlikle o güvenin kaybı vardır” diyen Şahoğlu, yaklaşan seçimlerde halkın sandığa nasıl yansıyacağının ise öngörülmesinin zor olduğunu belirtti.
Şahoğlu, seçmenin sandığa gitmesinin vatandaşlık görevi olduğunu vurgulayarak, siyasi partilerin programlarının daha fazla önem kazanacağı bir döneme girildiğini ifade etti.
Meclis çalışmalarına ilişkin de eleştirilerde bulunan Şahoğlu, milletvekillerinin genel kurul çalışmalarına yeterince katılmadığı görüntüsünün toplum açısından üzücü olduğunu söyledi.
“Bizim seçtiğimiz bu milletvekilleri oturup orada bu düzensizlikleri düzeltmeye çalışacaklarına, yasalarla, kurallarla daha çok sandalye peşindeymiş gibi geliyor bize” ifadelerini kullandı.
“Kıbrıs meselesinde 60 yıldır bir arpa boyu yol gidilmedi”






