Lefkoşa 24°USD49,06 ₺EUR55,18 ₺GBP64,92 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

El-Sen’den yönetime: “Başka arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyoruz”

Bugün Kıbrıs Lefkoşa Dereboyu’nda meydana gelen trafo patlamasında Kıb-Tek çalışanı Arif Özkıraç’ın ağır yaralanmasının ardından El-Sen, kurumun Lefkoşa Merkez Binası önünde basın açıklaması ve protesto gerçekleştirdi.

5 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
El-Sen’den yönetime: “Başka arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyoruz”

Lefkoşa Dereboyu’nda meydana gelen trafo patlamasında Kıb-Tek çalışanı Arif Özkıraç’ın ağır yaralanmasının ardından El-Sen, kurumun Lefkoşa Merkez Binası önünde basın açıklaması ve protesto gerçekleştirdi. Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı ile El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yıllardır yaptıkları yazılı uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek kurum yönetimine, Başbakanlığa ve Çalışma Bakanlığına çağrıda bulundu.

Sendika, iş güvenliği konusundaki taleplerin yanı sıra dokuz aydır yenilenmeyen toplu iş sözleşmesini, santrallerdeki arızaları, enerji üretim maliyetlerini ve geçmişte yapılan suç duyurularını da gündeme taşıdı.

“BAŞKA ARKADAŞIMIZI DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”
Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, Kıb-Tek’te daha önce yaşanan ölümlü iş kazalarını hatırlatarak kurum yönetimi ve Çalışma Bakanlığının iş güvenliği konusundaki uyarıları karşılıksız bıraktığını söyledi. Çalışanların gerekli koruyucu kıyafet, bot ve ekipmanlardan yoksun bırakıldığını belirten Bıçaklı, Özkıraç’ın yangına dayanıklı kıyafeti bulunması halinde bu kadar ağır yaralanmayabileceğine dikkat çekti.

Kurum yönetimine artık yeni bir kazanın yaşanmasını beklememeleri çağrısında bulunan Bıçaklı, “Başka arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyoruz biz. Gerekli tedbirler alınacak, gerekli kıyafetler, malzemeler alınacak. Alınmazsa bu işler yapılmayacak” dedi.

“İNSANLARIN HAYATI YOK SAYILIYOR”
Kurumda güvenli çalışma için gerekli elektrik kesintilerinin dahi yöneticiler tarafından sınırlandırılmaya çalışıldığını anlatan Bıçaklı, mühendis ve teknisyenlerin sekiz saatlik kesinti gerektiğini bildirdikleri arızalarda, yönetimin kesintiyi üç saate indirerek personeli çalışmaya zorladığını söyledi.

Çalışanlar üzerindeki baskıya tepki gösteren Bıçaklı, “Yani insanların hayatı yok sayılıyor. Maalesef bu şekilde devam ediyor. Ama bilsinler ki bugünden itibaren artık yağma yoktur” sözleriyle iş güvenliği konusundaki tutumlarının değişmeyeceğini açıkladı.

Kıb-Tek yönetimi ile genel müdürünün görevden alınmasını isteyen Bıçaklı, ağır yaralı çalışanın yoğun bakımda tedavi gördüğünü hatırlatarak “Neyi beklersiniz görevden almak için bunları? Arkadaşımız hayatını kaybetsin, onu beklersiniz?” diye sordu.

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İÇİN TEK TOPLANTI YAPILMADI
Bıçaklı, kurumla sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinin 31 Aralık 2025’te sona ermesine rağmen yeni sözleşme için görüşmelerin başlatılmadığını da açıkladı. Sendikanın defalarca yazılı başvuruda bulunduğunu belirterek “Hala daha toplu sözleşme ile ilgili bir toplantı yapılmadı. Bir toplantı dahi yapılmadı” dedi.

Çalışma Bakanlığının hem iş güvenliği hem de toplu sözleşme konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesini isteyen Bıçaklı, bugüne kadar halkın elektrik hizmetinde mağduriyet yaşamaması için iyi niyetli davrandıklarını, ancak çalışanların can güvenliğini tehlikeye atan uygulamaların sürmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

PEKSEVER: “BU KAZALAR TESADÜF DEĞİL”
El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, Arif Özkıraç’a acil şifalar dileyerek başladığı konuşmasında, meydana gelen iş kazasının daha önce sendika tarafından defalarca gündeme getirilen güvenlik sorunlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Peksever, “Bu kazaların tesadüf olmadığını buradan bir kez daha belirtmek isterim” diyerek daha önce Kıb-Tek Genel Müdürlüğüne, yönetim kuruluna, Başbakanlığa ve Çalışma Bakanlığına yaptıkları başvuruları hatırlattı.

Kurumdaki enerji üretim makinelerinin yaklaşık yüzde 80’inin arızalı veya atıl durumda olduğunu belirten Peksever, yönetim kurulunun önceliğinin siyasi görevlendirmeler değil, çalışanların güvenliği ve kurumun ihtiyaçları olması gerektiğini ifade etti.

YEDİ MADDELİK ANLAŞMANIN ALTI MADDESİ BEKLİYOR
Peksever, basın mensuplarına sendikanın geçmişte yaptığı yazılı başvuruları da gösterdi. Kurumdaki iş güvenliği ve liyakat sorunları nedeniyle alınan grev kararının Bakanlar Kurulu tarafından ertelenmesinin ardından, 29 Eylül 2025’te Çalışma Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen uzlaştırma toplantısında yedi madde üzerinde anlaşmaya varıldığını anlattı.

Eksikliklerin en geç Aralık 2025 sonunda giderilmesinin kararlaştırıldığını belirten Peksever, bu süre dolmasına rağmen yedi maddeden yalnızca birinin yerine getirildiğini açıkladı.

Sendikanın Şubat 2026’da Çalışma Bakanlığına yeniden yazılı başvuruda bulunarak denetim istediğini hatırlatan Peksever, “Denetleyin de kapatalım demedik. Eksiklikler belirlensin” sözleriyle taleplerinin amacını anlattı.

Kıb-Tek İş Güvenliği Yönetmeliği’nin bütün personele dağıtılmasını, çalışanların yetki ve yeterliliklerinin belirlenmesini ve eksik eğitimlerin tamamlanmasını istediklerini de belirten Peksever, bu konularda gerekli düzenlemelerin yapılmadığını söyledi.

“DENETİMSİZLİK YALNIZCA KURUM ÇALIŞANLARINI ETKİLEMEYECEK”
Peksever, Kıb-Tek’in yalnızca enerji üretimi ve dağıtımından değil, elektrik kullanılan konutların, iş yerlerinin ve kamusal alanların güvenliğinden de sorumlu olduğunu hatırlattı.

Özellikle şebekeye bağlanan güneş enerjisi sistemlerinin yeterince denetlenmediğini belirterek bu durumun hem tüketiciler hem de elektrik hatlarında çalışan personel açısından tehlike oluşturduğunu anlattı. İş güvenliği eksikliklerinin yalnızca kurum personeliyle sınırlı kalmadığını, özel sektör çalışanlarının ve tüketicilerin de risk altında olduğunu kaydetti.

AKSA SÖZLEŞMESİ VE SANTRALLERDEKİ ARIZALAR
Kurumun içinde bulunduğu mali ve teknik sorunları da değerlendiren Peksever, enerji üretiminde kullanılan yakıtın ihale kapsamından çıkarılmasını, standartlara uygun olmayan yakıt kullanımını ve santrallerde meydana gelen arızaları gündeme taşıdı.

Kalitesiz yakıt nedeniyle santrallerin zarar gördüğünü ve enerji üretim kapasitesinin düştüğünü belirten Peksever, enerji açığının özel sektörden yüksek bedellerle elektrik alınarak kapatıldığını söyledi. AKSA ile 2023 yılında yapılan kapasite artırım sözleşmesini Makine Mühendisleri Odası ile birlikte yargıya taşıdıklarını, ancak yaklaşık iki yıldır davada ilerleme kaydedilmediğini açıkladı.

Arızalı dizel santrallerin yerine kullanılan mobil santrallerin yakıt tüketim maliyetinin yüksek olduğuna dikkat çeken Peksever, günlük yaklaşık 600 bin litre yakıt tüketildiğini ve bunun kuruma aylık 13 milyon dolarlık ek maliyet getirdiğini belirtti. Kurumun mali durumunun iyi olduğu yönündeki açıklamalara karşılık, 30 milyon dolarlık yeni borçlanmanın gerekçesini sorguladı.

“GEREKİRSE SÜRESİZ GREVİMİZİ KOYACAĞIZ”
Kıb-Tek’in hizmet aldığı özel sektör çalışanlarının da iş güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirten Peksever, geçmişte Gönyeli’de direk değişimi sırasında bir çalışanın liftli araçtan düşerek, başka bir çalışanın ise sokak aydınlatma direği montajında yüksek gerilime kapılarak hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Hat germe çalışması sırasında kullanılan ekipmanın kopması nedeniyle ağır yaralanan bir başka çalışanı da örnek gösteren Peksever, bu kazaların soruşturulmasının ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasının Çalışma Bakanlığının sorumluluğunda olduğunu söyledi.

Kurumun hizmet aldığı şirketlerde güvenlik koşulları sağlanmadığı takdirde özel sektör personelinin de tehlikeli işlerde çalıştırılmasına karşı çıkacaklarını açıklayan Peksever, “Amacımız mağduriyet yaratmak değil, sorunlara çözüm üretmek” dedi.

SAYIŞTAY RAPORLARI İÇİN SAVCILIĞA ÇAĞRI
Basın mensuplarının soruları üzerine geçmişteki iş kazaları ve santral arızaları hakkında yaptıkları suç duyurularını da değerlendiren Peksever, Arif Özkıraç’ın yaralandığı olayla ilgili olarak polise yeni bir şikayette bulunduklarını açıkladı.

Kurumdaki arızalar ve kullanılan yakıtın neden olduğu sorunlar hakkında daha önce yaptıkları şikayetlerin sonuçlandırılmadığını belirten Peksever, Kıb-Tek hakkında hazırlanan Sayıştay raporlarının da Meclisin ardından savcılığa gönderildiğini hatırlattı.

Peksever, “Ne yaptı savcılık bu raporları? Mahkemeye iletti mi? İletmediyse neden iletmedi?” diye sordu.

Geçmişte santrallerde yapılan klor gazı bertaraf işlemi sırasında üç çalışanın hastaneye kaldırıldığı olayı da hatırlatan Peksever, gerekli güvenlik önlemlerinin uygulanmadığını ve bu olayla ilgili şikayetlerinin yeterince araştırılmadığını belirtti.

“KAVGAMIZ BİREYLERLE DEĞİL, ÜLKENİN LİYAKATSİZ YÖNETİMİYLE”
Kurumdaki yönetim anlayışını ve siyasi görevlendirmeleri eleştiren Peksever, sendikanın yalnızca grev yoluyla değil, yargıya başvurarak da çalışanların haklarını korumaya çalıştığını hatırlattı. Ancak devam eden davalarda yaşanan gecikmelerin çalışanları korumasız bıraktığını ve bu süreçte yöneticilerin baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını anlattı.

Peksever, “Kavgamız bireylerle değil. Ülkenin liyakatsiz yönetimi ile ilgilidir” diyerek Başbakanlığa ve Çalışma Bakanlığına iş güvenliği tedbirlerinin derhal alınması ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlatılması çağrısında bulundu. Taleplerin karşılıksız kalması halinde sendikanın eylemlerini ağırlaştıracağını açıkladı.

El-Sen’den yönetime: “Başka arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyoruz”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler