KDC’de ciddi ölümlere yol açan salgının Afrika’nın üç bölgesine yayılması, erken teşhis ve sınır ötesi sağlık koordinasyonundaki aksaklıkların yeni ülkelerde salgın riskini artırabileceğine işaret ediyor.
SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMDE SORUN YAŞANIYOR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ile etkilenen ülkelerin sağlık yetkililerinin açıklamalarından derlediği bilgilere göre, salgının yayılmasında geç teşhis, temaslı takibindeki eksiklikler ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler öne çıktı.
Nadir görülen Bundibugyo virüsünün neden olduğu salgında KDC’de yaklaşık 9 bin 500 doğrulanmış vaka ve 4 bin 600’ün üzerinde ölüm bildirilirken, Kenya ve Nijerya’da da vakalar tespit edildi. Uganda’da ise daha önce doğrulanan 20 vakanın ardından salgın kontrol altına alındı.
Öte yandan Uganda’da erken müdahale ve hızlı temaslı takibiyle salgının kontrol altına alınması, bölgesel iş birliği ve etkili sağlık gözetiminin önemini gösterdi.
GEÇ TEŞHİS BULAŞ ZİNCİRLERİNİN TESPİTİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Araştırmalara göre, KDC’de vaka başına belirlenen temaslı sayısı ortalama 10,6’da kaldı.
Oysa salgının kontrol altına alınabilmesi için her vaka başına en az 20 temaslının belirlenmesi hedefleniyordu.
Yeni doğrulanmış vakaların yalnızca yüzde 15 ila 20’sinin daha önce bilinen temaslılar arasından çıkması da bulaş zincirlerinin önemli bölümünün erken aşamada tespit edilemediğine işaret etti.
CDC, bu bulguların salgının toplum içinde kontrolsüz biçimde yayılmaya devam ettiğini gösteren önemli işaretler arasında bulunduğunu bildirdi.
Araştırmada, doğrulanmış Ebola ölümlerinin yüzde 59’unun tedavi merkezleri dışında gerçekleştiği kaydedildi.
Bu durum, hastaların sağlık kuruluşlarına zamanında ulaşamaması, tedavi merkezlerinin kapasitesine ilişkin sorunlar ve sağlık hizmetlerine duyulan güvensizlik gibi etkenlerin salgınla mücadeleyi zorlaştırabileceğini ortaya koydu. Laboratuvar kapasitesindeki eksiklikler de erken teşhisin önündeki engeller arasında yer aldı.
UZMANLARDAN KAPASİTE ARTIRIM TALEBİ
CDC’nin değerlendirmesine göre, şüpheli vakalara ilişkin bildirimlerin yüzde 72’sine laboratuvar testi uygulanabildi. Salgına müdahalede belirlenen hedef ise bu oranın yüzde 90’ın üzerine çıkarılmasıydı.
Söz konusu göstergeler, salgınla mücadelede yalnızca hastanelerin ve tedavi merkezlerinin kapasitesini artırmanın yeterli olmadığını ortaya koydu.
Şüpheli vakaların erken belirlenmesi, sağlık kuruluşlarına hızlı biçimde ulaştırılması, temaslıların eksiksiz izlenmesi ve laboratuvar sonuçlarının zamanında alınması, bulaş zincirlerinin kesilmesi açısından önemli.
DSÖ de salgının kontrolü için yerel gözetim sistemlerinin güçlendirilmesi, hastaların erken tespit edilmesi ve sağlık ekiplerinin etkilenen topluluklarla güvene dayalı ilişkiler kurması gerektiğini vurguluyor.
Salgının farklı ülkelere ulaşması, sınır aşan insan hareketliliğinin yanı sıra vakaların belirtiler başladıktan sonra ne kadar sürede tespit edilebildiği sorusunu da gündeme getirdi.
NİJERYA’DAKİ VAKA ERKEN MÜDAHALENİN ÖNEMİNİ GÖSTERDİ
DSÖ ve Nijerya Sağlık Bakanlığı, Uganda’dan Nijerya’nın başkenti Abuja’ya gelen bir kadında Bundibugyo virüsünü doğruladı.
Hastanın belirtileri 7 Ekim’de başladı, 11 Ekim’de özel bir sağlık kuruluşuna başvurdu ve laboratuvar testi 20 Ekim’de pozitif sonuç verdi. Sağlık yetkilileri, hastanın temaslısı olduğu belirlenen 44 kişiyi takibe aldı.
Belirtilerin başlamasıyla laboratuvar doğrulaması arasında geçen süre, şüpheli vakaların erken değerlendirilmesinin önemini ortaya koydu.
Bununla birlikte, tek bir vakadaki teşhis süresi bütün sağlık sisteminin performansını değerlendirmek için yeterli değil. Hastanın seyahat ve temas geçmişinin incelenmesi, olası bulaş kaynaklarının belirlenmesi ve temaslıların izlenmesi, salgının başka kişilere yayılmasını önlemek açısından önem taşıyor.
Kenya’da da KDC’den Uganda üzerinden Nairobi’ye seyahat eden bir kişinin 5 Ekim’de hayatını kaybetmesinin ardından yürütülen incelemelerde 6 Ekim’de Ebola doğrulandı ve yakınları ve sağlık çalışanları arasında yeni vakalar belirlendi.
Salgının ilk aşamalarında hastaların belirtiler ortaya çıkmadan veya hastalık teşhis edilmeden önce farklı bölgelere seyahat edebilmesi, ülkelerin sağlık sistemleri arasında hızlı bilgi paylaşımını gerekli kılıyor.
ÇATIŞMALAR VE SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM GÜÇLÜKLERİ
KDC’nin doğusunda uzun süredir devam eden güvenlik sorunları, salgınla mücadeleyi zorlaştıran unsurlar arasında bulunuyor.






