Birleşmiş Milletler’in 81’inci Genel Kurulu, savaşların yayıldığı, büyük güçler arasındaki rekabetin sertleştiği ve BM’nin kendi etkinliğinin giderek daha fazla tartışıldığı bir dönemde dünya liderlerini New York’ta bir araya getiriyor.
Genel Kurul’un yüksek düzeyli görüşmeleri 22 Eylül Salı günü başlayacak ve 26 Eylül’e kadar devam ettikten sonra 28 Eylül’de tamamlanacak. BM verilerine göre yaklaşık 130 devlet ve hükümet başkanı New York’ta olacak. BM’nin 193 üyesinin tamamı Genel Kurul’da eşit oy hakkına sahip.
81’inci Genel Kurul’un teması “Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler” olarak belirlendi. Ancak toplantının daha ilk gününden itibaren tartışılacak temel meselelerden biri, tam da bu güvenin uluslararası sistemde ne ölçüde kaldığı olacak.
DÜNYA AYNI ANDA BİRDEN FAZLA SAVAŞLA KARŞI KARŞIYA
Uluslararası basının Genel Kurul öncesindeki değerlendirmelerinde ortak nokta, bu yıl New York’a taşınan krizlerin sayısı ve boyutu.
Associated Press, İran ve Ortadoğu’daki savaşın yanı sıra Gazze, Ukrayna, Sudan, Kongo ve Myanmar’daki çatışmaları Genel Kurul’un ana güvenlik başlıkları arasında gösteriyor.
Buna iklim felaketleri, ekonomik istikrarsızlık ve denetlenmeyen yapay zekânın yaratabileceği yeni güvenlik sorunları da ekleniyor.
Dolayısıyla bu yıl Genel Kurul’un gündemi tek bir büyük kriz tarafından belirlenmeyecek. New York’ta aynı hafta içerisinde savaş, enerji güvenliği, gıda fiyatları, göç, nükleer silahlar, iklim ve teknoloji konuşulacak.
ORTADOĞU VE İRAN GÜNDEMİN MERKEZİNDE
Genel Kurul’un en sıcak dosyalarından biri Ortadoğu olacak.
İran çevresinde büyüyen çatışma yalnızca bölgesel güvenliği değil, enerji piyasalarını ve küresel ekonomiyi de etkiliyor. Petrol arzındaki bozulma ve bunun enflasyon üzerindeki etkileri, savaşın diplomatik gündemin ötesinde ekonomik sonuçlar üretmesine neden oluyor.
Gazze’deki durum ve İsrail-Filistin meselesi de Genel Kurul’daki konuşmaların önemli bölümünü oluşturacak.
Ortadoğu başlığındaki tartışmaların yalnızca bölge ülkeleri arasında değil, ABD ile Avrupa ülkeleri ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki farklı yaklaşımları da görünür hale getirmesi bekleniyor.
UKRAYNA SAVAŞI YİNE NEW YORK’TA
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaş da Genel Kurul’un başlıca güvenlik gündemleri arasında.
Avrupa ülkeleri New York temaslarını Ukrayna’ya siyasi ve askeri desteğin sürdürülmesi için kullanırken, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin nasıl şekilleneceği de ikili görüşmelerin konusu olacak.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın New York programının önemli bölümlerinden birinin Ukrayna olduğu ve özellikle hava savunma desteğinin artırılması için temaslarda bulunacağı bildiriliyor. Gazze ve Sudan’daki insani krizlerin de İngiliz heyetinin gündeminde bulunacağı belirtiliyor.
BM’NİN KENDİSİ DE TARTIŞMA KONUSU
Bu yıl Genel Kurul’da yalnızca dünyadaki krizler değil, bu krizlere müdahale etmekle görevli Birleşmiş Milletler’in geleceği de tartışılacak.
AP, BM’nin hem siyasi hem mali açıdan uzun süredir devam eden bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Güvenlik Konseyi’nin büyük savaşlarda karar almakta zorlanması, veto sistemi ve BM kurumlarının finansman sorunları uluslararası örgütün etkinliğine yönelik tartışmaları büyütüyor.
Financial Times’ta bugün yayımlanan ve Brezilya, Kanada, Kenya ile Avrupa Konseyi liderlerinin imzasını taşıyan ortak yazıda ise çok taraflı sistemin terk edilmesi değil, yeniden güçlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Liderler, silahlı çatışmaların 2025 yılında tarihsel olarak yüksek seviyeye ulaştığına, askeri harcamaların rekor kırdığına ve ekonomik baskı araçlarının giderek daha fazla kullanıldığına dikkat çekti. İklim krizi, pandemiler, yapay zekâ ve küresel tedarik zincirleri gibi sorunların hiçbir ülke tarafından tek başına çözülemeyeceği vurgulandı.
GUTERRES İÇİN SON GENEL KURUL
81’inci Genel Kurul’un ayrı bir önemi daha var.
BM Genel Sekreteri António Guterres, görev süresinin sona ermesinden önce son kez bir Genel Kurul yüksek düzeyli haftasını Genel Sekreter olarak yönetecek.
AP, bu nedenle New York toplantılarının BM’nin bir sonraki dönemine ilişkin tartışmaları da hızlandıracağını belirtiyor. Güvenlik Konseyi reformundan Genel Sekreter’in yetkilerine ve BM’nin finansmanına kadar pek çok kurumsal başlığın kulislerde ele alınması bekleniyor.
TRUMP NEW YORK’TA, XI VE PUTİN YOK
Genel Kurul’un diplomatik ağırlığını liderlerin katılım düzeyi de belirliyor.
ABD Başkanı Donald Trump ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un New York’ta olması beklenirken, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin toplantılara katılmayacağı bildiriliyor.
Bu tablo, dünyanın en büyük güçlerinin bir bölümünün BM kürsüsünden temsil edileceği ancak liderler düzeyindeki doğrudan diplomasinin sınırlı kalacağı anlamına geliyor.
Bununla birlikte Genel Kurul haftası yalnızca kürsü konuşmalarından ibaret değil. Yüzlerce ikili ve çok taraflı görüşme, resmi programların dışında gerçekleşen temaslar ve diplomatik girişimler nedeniyle New York, bir hafta boyunca dünya siyasetinin başlıca buluşma noktası haline geliyor.
ABD İLE ÇİN ARASINDA YAPAY ZEKA DİYALOĞU
Bu yıl Genel Kurul gündeminin yeni ve giderek büyüyen başlıklarından biri de yapay zeka.
ABD ile Çin, Trump ile Xi arasında yapılması planlanan görüşme öncesinde yapay zeka konusunda resmi bir diyalog mekanizması kurulması konusunda anlaştı.
Financial Times’ın aktardığına göre görüşmelerde kontrolsüz yapay zeka ajanları, yapay zeka destekli siber saldırılar ve biyolojik tehditler gibi risklerin ele alınması bekleniyor.






