Gelişmekte olan ülkelerin dış borcunun geçen yıl yüzde 5,5 artışla 9,4 trilyon dolara çıktığı kaydedilen raporda, söz konusu artışın, 2021'den bu yana en hızlı yükseliş ve 2022-2024 dönemindeki ortalama artışın yaklaşık 4 katı olduğu aktarıldı.
Raporda, uluslararası finansmana erişim koşullarının iyileştiğine ancak finansman maliyetlerinin düşmediğine işaret edilerek, özellikle en yoksul ülkelerdeki yüksek borç yükünün, insan kaynağına yönelik temel yatırımları sınırlama riski taşıdığı belirtildi.
Borç artışının büyük bir kısmını özel kreditörlerden sağlanan finansmanın tetiklediği ifade edilen raporda, kamu kuruluşlarının tahvil ihraçlarının piyasaların birçok gelişmekte olan ülkeye yeniden açılmasıyla yaklaşık yüzde 35 artarak 251 milyar dolara yükseldiği kaydedildi. Bunun son beş yılın en yüksek seviyesi olduğu vurgulandı.
Raporda, dış borç artışının en kırılgan ülkelerde en hızlı gerçekleştiğinin altı çizilerek, Dünya Bankasının Uluslararası Kalkınma Birliğinden (IDA) imtiyazlı finansman almaya uygun ülkelerin dış borcunun yüzde 8,1 artarak 1,3 trilyon dolara ulaştığı bildirildi.
ÜLKELER, DAHA YÜKSEK FAİZ ORANLARIYLA ÖDEME TAKVİMİNİ DÜZENLİYOR
Birçok hükümetin vadesi gelen borçlarını geri satın almak için yeni tahvil ihraç ettiğine dikkat çekilen raporda, bu işlemlerin borç stokunu önemli ölçüde azaltmadan geri ödeme profilini yumuşattığı ancak çoğu zaman daha yüksek faiz oranlarına yol açtığı kaydedildi.
Raporda, 2026 başındaki verilerin yüksek maliyetlere rağmen düşük ve orta gelirli ülkelerin uluslararası tahvil finansmanına yönelik talebinin devam ettiğini gösterdiği belirtilerek, ağustos ortasına kadar 10'dan fazla ülkenin 2025 yılının tamamındaki tahvil ihraç miktarını aştığı, bazı ülkelerin de uluslararası piyasalara yeniden döndüğü aktarıldı.
IDA'ya uygun ülkelerin 2025 yılında özel kreditörlere yeni taahhütleri için ortalama yüzde 8,2 faiz ödediği ifade edilen raporda, bunun 1989'dan bu yana en yüksek oran olduğu vurgulandı.
Raporda, bu ülkelerin yeni tahvil ihraçlarında ödediği ortalama faiz oranının da yüzde 9,4 olduğu belirtildi.






