Lefkoşa 36°USD48,49EUR56,36GBP65,48GRAM ALTIN6.898,85 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Dört yıl hapis alan hükümlü tahliye edildi, sonra geri cezaevine çağrıldı

Bugün Kıbrıs CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Disiplin Tüzüğü kapsamında Cezaevi Müdürü’ne verilen bağışlama yetkisinin ilk uygulamalarında ciddi bir hukuk krizinin ortaya çıktığını ileri sürdü.

3 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
Dört yıl hapis alan hükümlü tahliye edildi, sonra geri cezaevine çağrıldı

CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Disiplin Tüzüğü kapsamında Cezaevi Müdürü’ne verilen bağışlama yetkisinin ilk uygulamalarında ciddi bir hukuk krizinin ortaya çıktığını ileri sürdü. Solyalı, sahte diploma davasında dört yıl hapis cezasına mahkum edilen bir hükümlünün bu yetki kullanılarak tahliye edildiğini, deport işlemleri için polise teslim edildiğini ancak kısa süre sonra yeniden cezaevine alındığını belirtti.

Solyalı, açıklamasındaki bilgileri iddia olarak ortaya koyduğunu özellikle belirterek, “İddia olarak koyayım da cevap hakkı varsa kullanılsın” dedi.

TAHLİYE EDİLDİ, DEPORT İÇİN POLİSE TESLİM EDİLDİ
Solyalı’nın aktardığına göre, sahte diploma davasında dört yıl hapis cezasına mahkum edilen bir hükümlü, Cezaevi Müdürü’nün tüzük değişikliğiyle kendisine verilen bağışlama yetkisini kullanması sonucu tahliye edildi. Hükümlü, cezaevinden çıkarılmasının ardından deport işlemlerinin yapılması amacıyla polise teslim edildi.

Ancak Solyalı, kısa süre sonra Başsavcılığın dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, Yüksek Mahkeme önündeki yargılamanın devam ettiğini ve tahliyenin hukuken mümkün olmadığını belirlediğini ileri sürdü. Bunun üzerine aynı kişinin yeniden cezaevine alındığını aktardı.

“DEVLET ÖNCE TAHLİYE ETTİ, SONRA ‘GERİ CEZAEVİNE GEL’ DEDİ”
Solyalı yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Devlet önce tahliye etti, sonra ‘geri cezaevine gel’ dedi. Adeta ricada bulundu.”

Solyalı, tahliye edilmiş bir kişinin hakkında yeni bir tutuklama emri veya yeni bir mahkeme kararı bulunmaksızın yeniden cezaevine çağrılmasının da başlı başına yeni bir hukuki tartışma yarattığını belirtti.

İSTİNAFTAKİ 20-25 DOSYA DA AYNI KAPSAMDA MI?
Solyalı, söz konusu olayın tek örnek olmadığını da ileri sürdü. Aynı tüzük kapsamında istinaf süreci tamamlanmadan başka tahliyelerin de gerçekleştiğini belirten Solyalı, İstinaf Mahkemesi’nde davası süren yaklaşık 20-25 dosyanın daha Cezaevi Müdürü’nün bağışlama yetkisi kapsamında değerlendirildiği yönünde bilgi bulunduğunu açıkladı.

Solyalı, “Üstelik bu tek örnek değildir. Aynı tüzük kapsamında, istinaf süreci tamamlanmadan başka tahliyelerin de gerçekleştiği; ayrıca İstinaf Mahkemesi’nde davası devam eden yaklaşık 20-25 dosyanın daha Cezaevi Müdürü’nün bağışlama yetkisi kapsamında değerlendirildiği bilgisi/iddiası bulunmaktadır” dedi.

“BİZ BU TÜZÜK HAZIRLANIRKEN TAM DA BUNU SÖYLEDİK”
CTP’nin düzenlemeye daha hazırlık aşamasında karşı çıktığını hatırlatan Solyalı, Şartlı Tahliye Tüzüğü’nde dokuz kez değişiklik yapılmasının ardından Cezaevi Disiplin Tüzüğü ile mahkeme kararlarının sonuçlarını idarenin takdirine bırakabilecek yeni bir düzen kurulduğunu savundu.

Solyalı, “Biz bu tüzük hazırlanırken tam da bunu söyledik. Şartlı Tahliye Tüzüğü’nde dokuz kez değişiklik yapmak yetmemiş, şimdi de Cezaevi Disiplin Tüzüğü ile mahkeme kararlarının sonuçlarını idarenin keyfi takdirine bırakacak yeni bir düzen kurulmuştur” dedi.

İlk uygulamalarda yaşananların yaptıkları uyarıları doğruladığını belirten Solyalı, “Daha ilk uygulamalarda yaşananlar, yaptığımız uyarıların ne kadar haklı olduğunu göstermektedir” ifadelerini kullandı.

CTP ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURDU, BAŞSAVCILIK HÜKÜMETİ SAVUNMAYACAK
Solyalı, bütün bunların CTP’nin söz konusu tüzüğün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğu, ara emri duruşmasının gündemde bulunduğu ve Başsavcılığın da Mahkeme’ye hükümeti savunmayacağını beyan ettiği bir süreçte yaşandığını belirtti.

Solyalı bu gelişmeler ışığında çağrısını net biçimde ortaya koydu:

“Bu tüzük derhal geri çekilmelidir.”

“BU BASİT BİR İDARİ HATA DEĞİL, ÇÜRÜMÜŞLÜKTÜR”
Yaşananların basit bir idari hata olarak görülemeyeceğini belirten Solyalı, Cezaevi Müdürü’ne verilen yetkinin bilinçsiz ve denetimsiz şekilde kullanılmasının yalnızca ceza mahkemelerinin verdiği hapis cezalarının infazını etkilemediğini, aynı zamanda İstinaf Mahkemesi’nin vereceği kararların uygulanmasını da fiilen etkisiz hale getirebileceğini savundu.

Solyalı, “Devlet, İstinaf Mahkemesi’nde davası görülmeye devam eden kişileri tahliye edip ardından yeniden cezaevine çağırıyorsa, ortada hukuk güvenliğini zedeleyen, yargının otoritesini sarsan ve toplum vicdanını yaralayan çok ciddi bir yönetim sorunu vardır. Çürümüşlük vardır” dedi.

Solyalı açıklamasında Filo Jet faciasının ardından yaşanan acılı sürece de atıfta bulunarak, “Sistemsizliğin, keyfiliğin ve denetimsizliğin hayatlara mal olduğu, aklımızın denizde kaldığı bu acı günlerde, kurumların ne kadar çürüdüğünü gösteren yeni somut olaylar hükumet eliyle yaşatılmaya devam ediyor” ifadelerine yer verdi.

Dört yıl hapis alan hükümlü tahliye edildi, sonra geri cezaevine çağrıldı

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler