CTP’den yapılan açıklamaya göre Derya, Kanal SİM’de Meyil Adakul’un konuğu olduğu programda şiddet olayları, kamu kaynaklarının kullanımı ve sosyal hizmetlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şiddetin yalnızca polisiye tedbirlerle çözülebilecek bir mesele olmadığını belirten Derya, yoksullaşma, sınıflar arasındaki uçurumun derinleşmesi ve sosyal devlet anlayışındaki gerilemenin toplumsal sorunların temelinde bulunduğunu savundu.
Derya, kadın cinayetlerinden darp, kundaklama, gasp ve hırsızlığa kadar farklı biçimlerde ortaya çıkan şiddetin, münferit olaylar olarak değil, nedenleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
- “Kaynakların halka yönlendirilmesi lazım”
Ülkedeki nüfus hareketliliğinin bazı sektörlerin ucuz yabancı iş gücü talebiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Derya, yabancı çalışanların sömürülmesi, ailelerinin temel hizmetlere erişimde yaşadığı sorunlar ve yurttaşların vergilerinin hizmet olarak geri dönmemesinin aynı sistemin sonuçları olduğunu ileri sürdü.
Derya, kamu kaynaklarının halka değil belli çıkar gruplarına transfer edildiğini savunarak, kaynakların yabancı şirketlere ve mahsuplaşma adı altında özel hastanelere aktarıldığını ileri sürdü. Bu kaynak aktarımının kamusal hizmetlere yatırımı engellediğini ifade eden Derya; “Sosyal adalet ancak ihtiyaç duyulan kurumlara yeterli kaynak ayrılmasıyla sağlanabilir.” dedi.
Derya, 0–3 yaş grubuna yönelik devlet kreşi bulunmadığını, buna karşılık 58 özel kreş olduğunu belirterek, asgari ücretle geçinen ailelerin bu hizmetlere erişmekte zorlandığını söyledi. 2025 verilerine göre okul öncesi eğitimde 25 devlet okulunda 3 bin 665, 88 özel okulda ise 3 bin 891 öğrenci bulunduğunu aktaran Derya, ortalama olarak bir devlet okuluna 146 çocuk düşerken özel okulda bu rakamın 45 olduğunu kaydetti. Derya, “Niye benim vergim devlet okuluna gitmiyor? Niye benim vergim hastaneye gitmiyor? Benim vergim niye sığınma evi açmaya gitmiyor?” diye sordu.






