Ulusal Birlik Partisi eski Genel Başkanı, Onursal Başkan 3’ncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Ulusal Birlik Partisi’nin 51’inci kuruluş yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
Derviş Eroğlu mesajında, “UBP tüm siyasal atılım ve dönüm noktalarında olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden süreçle sonrasında tarihi sorumluluklar üstlenmiş çok önemli bir parti olduğunu” vurguladı.
Eroğlu, dünyanın ve bölgenin değişmekte Kıbrıs meselesinin yeni şartlar içinde şekillenmekte olduğuna dikkati çekerek, “ UBP’nin kuruluşunun 51’inci yılında sadece geçmişle övünülmesinin yeterli olmadığını bu birikimin doğru bir şekilde geleceğe taşıması gerektiğini ifade etti.”
UBP Onursal Başkanı, “ gelinen noktada KKTC’nin siyasi ve ekonomik açıdan güçlenmesinin, kurumlarının sağlamlaştırılmasının, halkın refahının yükseltilmesinin her zamankinden daha önemli olduğunu” kaydetti.
UBP Onursal Başkanı Eroğlu'nun 51’inci Kuruluş Yıldönümü mesajının tamamı şu şekilde:
“Ulusal Birlik Partisi’nin tarihi, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinden ayrı düşünülemez.
UBP, şanlı Türk Mukavmet Teşkilatı’nın (TMT) siyasal devamıdır ve Kıbrıs Türk Halkı’nın Atatürk ilkelerine bağlılığının , özgürlük, egemenlik, çağdaşlık kararlılığının ifadesidir.
Resmi siyasal yolculuğumuz 11 Ekim 1975’te başlamıştır ama hiç kuşku yoktur ki UBP, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle yürütülen Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin içinden doğmuştur.
UBP tüm siyasal atılım ve dönüm noktalarında olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden süreçte ve sonrasında tarihi sorumluluklar üstlenmiştir.
Ben bu tarihin yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda uzun yıllar boyunca içinde bulunmuş bir tanığıyım.
UBP’nin farklı dönemlerini yaşadım.
Mücadelelerine tanıklık ettim.
Zor günlerini de, önemli başarılarını da gördüm.
Yaklaşık 24 yıl Genel Başkanlık görevini üstlendim.
Yaklaşık 19 yıl Başbakanlık yaptım.
5 yıl da Cumhurbaşkanlığı görevinde bulundum.
Bu görevlerin her biri, bana Kıbrıs Türk halkının ve devletimizin sorumluluğunu farklı yönleriyle yaşama imkânı verdi.
Bugün geriye baktığımda, hayatımın en önemli bölümünün bu mücadele içinde geçtiğini görüyorum.
Kıbrıs Türk halkına ve devletimize hizmet edebilmiş olmak, benim için hayatımın en büyük onurudur.
Ancak UBP’nin 51 yıllık tarihi benim tarihim değildir.
Ben bu tarihin yalnızca bir neferi ve tanığıyım.
Bu tarih, binlerce insanın ortak emeğiyle yazılmıştır.
Partimizin kuruluşunda görev alanların…
Genel başkanlarımızın…
Hükümetlerde ve Meclis’te sorumluluk üstlenenlerin…
İlçe ve örgütlerimizde yıllarca çalışanların…
Ve hiçbir makam beklemeden sandıkta, sokakta, meydanda partisinin yanında duran dava arkadaşlarımızın ortak tarihidir.
Onların emeği olmadan UBP’nin 51 yıllık hikâyesi anlatılamaz.
Bu nedenle, bu büyük yürüyüşe katkı koyan başta partimiz ve KKTC’nin kurucusu Rauf Raif Denktaş olmak üzere herkesi saygı ve şükranla anıyorum.
Benim tanıklık ettiğim bir başka gerçek de şudur:
UBP’nin tarihi yalnızca başarılarla yazılmadı.
Zor dönemlerden geçtik.
Siyasi mücadeleler yaşadık.






