TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Nazar Erişkin’in hazırlayıp sunduğu Güne Dair programında hükümete sert eleştiriler yöneltti. Seçmen üzerinde tehdit, şantaj ve vaatlerle baskı kurulduğunu ileri süren Denktaş, devlet kurumlarına ve Türkiye’ye duyulan güvenin aşındığını söyledi. Denktaş, seçim sonrasında üç veya dört partili bir Meclis ve koalisyon hükümeti beklediğini belirtirken, hükümete gelmeleri halinde ilk 100 günde kapsamlı nüfus sayımı yapacaklarını açıkladı.
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Nazar Erişkin’in dijital platformlarda yayımlanan Güne Dair programına konuk olarak yaklaşan genel seçimleri, Kıbrıs sorununu, Türkiye ile ilişkileri ve ekonomik sorunları değerlendirdi.
Ülkede siyasetin giderek kutuplaştırıcı bir yapıya dönüştüğünü savunan Denktaş, toplumun geleceğe ilişkin umudunu kaybetmeye başladığını söyledi.
“BU SEÇİM SON KURŞUNUMUZ”
Sahada çok sayıda insanın seçim sonuçlarına bağlı olarak ülkeyi terk etmeyi düşündüğünü duyduğunu belirten Denktaş, boykot eğilimindeki seçmenlere sandığa gitme çağrısı yaptı.
Denktaş, “Boykot etmekle bugün vardığımız noktaya geldik” diyerek TAM Parti'nin yeni isimleri ve deneyimli kadrosuyla Meclis'te dengeleyici bir güç olmayı hedeflediğini ifade etti.
Seçimin önemini ise şu sözlerle anlattı:
“Gelecek dönem bu devlet kalır mı ayakta, kalmaz mı? Bu seçim onun kararının verileceği seçimdir. Çok önemli bir seçimdir. Son kurşun dememizin nedeni o.”
“HÜKÜMET SEÇMENE ŞANTAJ VE TEHDİTLE BASKI YAPIYOR”
Seçmenlerin geçmişe kıyasla siyasi tercihlerini açıklamaktan çekindiğini söyleyen Denktaş, bunun nedenlerinden birinin hükümetin uyguladığını ileri sürdüğü baskılar olduğunu belirtti.
Denktaş, seçmenlere çocuklarının istihdamı, arsa tahsisi ve kredi olanakları üzerinden baskı yapıldığını iddia ederek, “Her türlü şantaj, tehditle” insanların bunaltıldığını söyledi.
Bu yöntemlerin yalnızca tehditlerle sınırlı kalmadığını, çeşitli vaatlerin de siyasi tercihleri etkilemek amacıyla kullanıldığını savunan Denktaş, seçmene şu çağrıyı yaptı:
“Alın alacağınızı, sorun değil. Ama geleceğinizi düşünüyorsanız, çocuklarınızı düşünüyorsanız, çocuklarınızın yarın ne olacağını düşünüyorsanız ona göre hareket edin.”
“TÜRKİYE’YE OLAN BAĞLILIK DA ZAYIFLIYOR”
Hükümetin yanlış kararlarının bedelinin devlet kurumlarına ödetildiğini savunan Denktaş, özellikle 2020 sonrasında devlete duyulan güvenin giderek azaldığını ifade etti.
Denktaş, Türkiye ile ilişkiler açısından da benzer bir aşınma yaşandığını ileri sürerek, hükümet yetkililerinin olumsuz kararların sorumluluğunu Türkiye'ye yüklemesini eleştirdi.
“Ülkede yaşanan birçok olumsuzluğun adresi olarak Türkiye gösterilmeye başlandı artık, Ünal Üstel falan değil. Çünkü her olumsuz olayın arkasından hükümet erkânının vatandaşa söylediği, ‘Ne yapalım, biz de istemezdik ama Türkiye öyle istedi.’”
Görev yaptığı dönemlerde Türkiye'den hiçbir bakanın ya da makamın kendisine talimat vermediğini belirten Denktaş, istişare yoluyla farklı kararlar alınabildiğini söyledi.
Mevcut hükümetin ilişkileri “talimat veren ve talimat alan” noktasına taşıdığını savunan Denktaş, bunun toplumda Türkiye'ye yönelik olumsuz bir algı yarattığını ifade etti.
“TÜRKİYE’Yİ PARTİ SEVİYESİNE İNDİRGEMESİNLER”
Türkiye'nin seçimlere doğrudan bir müdahalesi olduğunu sahada gözlemlemediğiniz söyleyen Denktaş, buna karşılık bazı siyasi aktörlerin Türkiye'nin yalnızca kendilerini desteklediği yönünde bir algı oluşturmaya çalıştığını ileri sürdü.
Türkiye'nin stratejik yaklaşımının tek bir siyasi partiye indirgenemeyeceğini vurgulayan Denktaş, seçmenlerin “Rumcu”, “dinci” veya “dinsiz” gibi ifadelerle ayrıştırılmasına da sert tepki gösterdi. Serdar Denktaş, Erenköy mücadelesine katılan insanları hatırlatarak bu insanların bugün “Rumcu” olarak yaftalanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
KIBRIS SORUNUNDA “ÜÇÜNCÜ ÇIKIŞ YOLU” ÖNERİSİ
Kıbrıs sorununda federasyon ve iki devletli çözüm söylemleri arasında toplumun sıkıştığını savunan Denktaş, TAM Parti'nin seçim kampanyasında “üçüncü çıkış yolu” olarak tanımladığı yaklaşımı anlatacağını söyledi.
Bu yaklaşımın temelinde Kıbrıs sorununun iç siyasette bir rekabet aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Denktaş, siyasi partilerin farklı görüşlerini koruyarak uluslararası alanda ortak bir dil geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Denktaş, bu çerçevede Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'ne yönelik ortak bir tutum oluşturulmasının önemine işaret etti.
“BARAJ SORUNUMUZ YOK, ÜÇ VEYA DÖRT PARTİLİ MECLİS OLACAK”
TAM Parti'nin milletvekili adaylarını büyük olasılıkla 24 Ekim'de açıklayacağını belirten Denktaş, adayların isimlerini erken duyurmamalarının nedenini üzerlerinde oluşabilecek baskılar olarak açıkladı.






