Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Bakanlar Kurulu’nun DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Şemi Bora’nın görevden alınmasını Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a önermesinin ardından açıklama yaptı. Üniversitenin geleceğinin seçim hesaplarına ve kısa vadeli siyasi çıkarlara göre şekillendirilemeyeceğini belirten sendika, kararın seçim yasaklarının başlamasına kısa süre kala alınmasının yanıtlanması gereken sorular ortaya çıkardığını kaydetti.
DAÜ-SEN, “Bakanlar Kurulu neden seçim yasaklarına bu kadar kısa bir süre kala VYK Başkanı’nı görevden alma ihtiyacı duymuştur? Bu kararın gerçek nedeni nedir? DAÜ’de seçim öncesinde yapılmak istenen yeni münhal ve istihdamların önündeki engellerin kaldırılması mı amaçlanmaktadır?” diye sordu.
“ŞEMİ BORA’NIN TAVRINI DOĞRU VE SORUMLU BULUYORUZ”
Sendika, DAÜ’de yeni münhal açılması ve yeni istihdam yapılmasına yönelik talepler bulunduğunu, Şemi Bora’nın ise üniversitenin mali koşulları, yürürlükteki protokol ve seçim yasaklarının yaklaşması nedeniyle bu taleplere karşı çıktığının bilindiğini belirtti.
Açıklamada, “DAÜ-SEN olarak, Şemi Bora’nın bu konudaki tavrını doğru ve sorumlu bir yaklaşım olarak görüyoruz ve destekliyoruz. DAÜ’nün içinde bulunduğu mali koşullar ortadayken, protokolün öngördüğü kadro politikası ve mali disiplin göz ardı edilerek yeni münhal ve istihdamlara gidilmesine karşı çıkılması, üniversitenin geleceğini ve çalışanların kazanımlarını korumak açısından önemlidir” denildi.
DAÜ’NÜN TAŞINMAZLARI İÇİN DE SORU YÖNELTTİ
DAÜ-SEN açıklamasında, üniversitenin Lefkoşa ve Mağusa’daki taşınmazları da gündeme getirildi. Sendika, söz konusu gayrimenkullerin satış, kiralama veya devrine ilişkin siyasi çevrelerden herhangi bir talep gelip gelmediğinin açıklanmasını istedi.
DAÜ-SEN şu soruları yöneltti:
“Lefkoşa ve Mağusa’da üniversiteye ait değerli taşınmazların ihale yöntemiyle, ancak kamuoyunda ‘adrese teslim’ olarak nitelendirilebilecek şekilde belirli kişi veya çevrelere aktarılmasına yönelik girişimler var mıdır? Siyaset, Rektör Prof. Dr. Hasan Kılıç aracılığıyla bu gayrimenkullerin satışı, kiralanması veya devrine ilişkin VYK’ya herhangi bir önerge sunulmasını istemiş veya böyle bir girişimde bulunmuş mudur? DAÜ’nün değerli varlıkları üzerinde siyasi çevrelerin herhangi bir tasarruf talebi olmuş mudur?”
Sendika, bütün bu soruların merkezinde Şemi Bora’nın VYK Başkanlığı görevindeki konumunun bulunduğunu belirterek, “Sayın Şemi Bora, siyasi talepler doğrultusunda yapılmak istenen münhal ve istihdamlara ve DAÜ’nün değerli gayrimenkulleriyle ilgili olası tasarruflara engel olan bir VYK Başkanı olarak mı görülmektedir?” diye sordu.
“BAKANLAR KURULU AÇIK VE TATMİN EDİCİ YANIT VERMELİ”
DAÜ-SEN, Bakanlar Kurulu’nun söz konusu sorulara açık yanıt vermesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Çünkü mesele yalnızca bir VYK Başkanı’nın görevden alınıp alınmaması değildir. Mesele, DAÜ’nün yönetiminin seçim hesaplarına göre mi, yoksa hukuk, protokol, mali gerçekler ve üniversitenin kurumsal çıkarları doğrultusunda mı şekillendirileceğidir” denildi.






