Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması, Kıdemli Öğretim Üyesi ve Seçkin Profesör görevlendirmelerindeki belirsizlikler ve dönem ortasında dersleri yürüten akademisyenlerin değiştirilmesi girişimlerine karşı 30 Ekim’de Rektörlük önünde eylem yaptı. Sendika, temmuz ayından beri Rektörlük ve Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) ile yürüttüğü görüşmelerin sonuçsuz kaldığını belirterek hukuka uyulmasını, üniversitenin akademik iradesine saygı gösterilmesini ve çalışma barışının yeniden kurulmasını istedi.
“HUKUK ÇİĞNENEREK AKADEMİK PERSONELİN SÖZLEŞMELERİ SONLANDIRILAMAZ”
DAÜ-SEN, 2024’te imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin 65 yaşını dolduran akademik personelin devamlı kadrodan sözleşmeli statüye geçirilmesini ve emeklilik yaşı olan 67’ye kadar sözleşmelerinin birer yıllık sürelerle uzatılmasını öngördüğünü hatırlattı. Sözleşmelerin sonlandırılmasının ise performans değerlendirmesinde başarısızlık veya ağır disiplin suçu gibi koşullara bağlı olduğunu belirten sendika, buna karşın bazı akademisyenlerin görevlerinin sonlandırıldığını açıkladı.
Sözleşmesi uzatılmayanlar arasında “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde bulunan bir akademisyenin yer aldığını belirten DAÜ-SEN, eski VYK Başkanı Şemi Bora’nın da karara itiraz ederek şerh koyduğunu aktardı. Açıklamada, “Toplu İş Sözleşmesi’nin hükümleri uygulanmalı, sözleşmeleri uzatılmayan meslektaşlarımızın hakları iade edilmelidir” çağrısı yapıldı.
KIDEMLİ ÖĞRETİM ÜYESİ VE SEÇKİN PROFESÖR STATÜLERİNDE BELİRSİZLİK
Sendika, 2020’den itibaren mevzuata kazandırılan Kıdemli Öğretim Üyesi ve Seçkin Profesör statülerinin, personel maliyetlerini azaltırken deneyimli akademisyenlerin bilgi birikiminden yararlanılmasını amaçlayan mali sürdürülebilirlik politikasının parçası olduğunu açıkladı. Bu uygulamalar sayesinde lisansüstü öğrenci danışmanlığı, bilimsel çalışmalar ve uzmanlık gerektiren derslerin sürdürülmesinin hedeflendiği kaydedildi.
DAÜ-SEN’e göre bölüm ve fakülte kurulları görevlendirme önerilerini temmuz ayından itibaren Rektörlüğe iletti. Ancak dersler başladıktan sonra, ilgili akademik kurulların görüşü alınmadan yeni kriterler oluşturuldu; bunlar fakülte ve bölümlere yazılı olarak bildirilmedi. Sendika, benzer durumdaki akademisyenlerin farklı değerlendirildiğini belirterek “Adı kriter olan bir uygulama, kişiden kişiye değişiyorsa, orada objektiflik değil, keyfilik vardır” dedi.






