A+
A-
DAÜ-SEN, UBP Gazimağusa İlçe Başkanı Nahit Öncü’nün, Rektör Hasan Kılıç’ın da yer aldığı bir fotoğrafı, UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’in katılımıyla 6 Aralık seçimlerine yönelik çalışmalara hız verdikleri açıklamasıyla paylaşmasının ardından başlayan tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Sendika, Rektör Kılıç’ın tartışmalar üzerine yaptığı açıklamada kullandığı “Benim partim DAÜ’dür” ifadesini eleştirerek, “Ne DAÜ bir parti ne de siz parti liderisiniz” dedi.
DAÜ-SEN, herkesin siyasi tercihinin olabileceğini ancak siyasi partilerle üniversitelerin özdeşleştirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti.
Sendika, tartışmanın Rektörün siyasi tercihiyle değil, siyasi ilişkilerin üniversitenin yönetim süreçlerine ve alınan kararlara nasıl yansıdığıyla ilgili olduğunu vurguladı.
“74 idari yönetici pozisyonunun 70’i neden vekaleten yürütülüyor?”
DAÜ-SEN, Rektör Kılıç’ın üniversitede hiçbir kararın siyasi talimatlarla alınmadığını ve kurumsal bağımsızlığın tartışmaya açık olmadığını ifade ettiğini ancak sendikanın gündeme getirdiği uygulamalara ilişkin açıklama yapmadığını kaydetti.
Üniversitenin genel sekreterinin neden münhal açılarak ve sınav yapılarak asaleten atanmadığını soran sendika, 74 idari yönetici pozisyonunun 70’inin yalnızca Rektörün kararıyla vekaleten görevlendirildiğine dikkat çekti.
Sendika, söz konusu görevlendirmelerin üç yıldır devam etmesinin gerekçesini sorgularken, fakülte ve enstitü kurullarının iradelerine rağmen seçilmiş yöneticilerin görevden alınarak yerlerine vekaleten atama yapılmaya çalışıldığını da ileri sürdü.
DAÜ-SEN, bu soruların siyasi görüşlerle değil, üniversite yönetiminin mevzuata, liyakat ilkesine ve kurumsal işleyişe uygunluğuyla ilgili olduğunu belirtti.
“Siyasi yakınlık değil, liyakat esas olmalı”
Vekaleten görevlendirmenin gerekli durumlarda başvurulabilecek bir yöntem olduğunu belirten DAÜ-SEN, çok sayıda yöneticilik pozisyonunun yıllarca bu yöntemle yürütülmesinin açıklanması gerektiğini ifade etti.
Rektörün hükümet ve siyasi partilerle görüşmesinin doğal olduğunu kaydeden sendika, bu ilişkilerin üniversitenin demokratik özerkliğini, kurumsal bağımsızlığını ve liyakat ilkesini zedelememesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, “Üniversite yönetiminde siyasi yakınlık değil, liyakat; kişisel takdir değil, mevzuat; geçici çözümlerin kalıcılaşması değil, şeffaf ve hesap verebilir süreçler esas olmalıdır” denildi.
“Asıl sorularımız cevapsız kaldı”
DAÜ-SEN, Rektör Kılıç’ın açıklamasında üç yıllık görev süresindeki çalışmalarını ve üniversitenin mali durumunda sağlandığını belirttiği iyileşmeleri anlattığını ancak sendikanın yönelttiği sorulara yanıt vermediğini ifade etti.
Üniversitenin herhangi bir siyasi partinin değil, Kıbrıs Türk toplumunun ortak değeri olduğu yönündeki açıklamaya katıldıklarını belirten sendika, bu ilkenin atamalarda, görevlendirmelerde ve akademik personele yönelik uygulamalarda da karşılık bulması gerektiğini kaydetti.
DAÜ-SEN, eleştirilerinin kişisel veya siyasi tercihlere yönelik olmadığını vurgulayarak, üniversitenin haklarını, çalışanların kazanımlarını, liyakati, akademik özgürlüğü ve demokratik özerkliği savunmaya devam edeceğini bildirdi.
Açıklamada, “DAÜ bir siyasi parti veya bir partinin örgütü değil, toplumun üniversitesidir. Rektörün görevi de bu üniversiteyi herhangi bir siyasi yapıyla özdeşleştirmek değil; mevzuata, liyakate ve demokratik özerklik ilkelerine uygun biçimde yönetmektir” ifadelerine yer verildi.