Kıbrıslı Prof. Dr. Özgür Deren başkanlığındaki 30 kişilik bir ekip, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde, henüz hayata gözlerini açmamış 26 haftalık bir bebeğin omuriliğindeki açıklığı Türkiye’de ilk kez uygulanan bir yöntemle ameliyat etmişti.
Geçtiğimiz hafta yaşandı bu mucize...
Düşünsenize; anne karnındaki minik bir hayata dokunan derin bir ustalık, 6,5 saat süren hassas bir operasyon, muazzam bir bilimsel başarı ve tüm bu süreci sevk ve idare eden Kıbrıslı bir bilim insanı...
Tam da bu gurur verici gelişmenin aydınlığına sığındığım gün...
Bir köyde devasa bir buğday silosu çöktü. 2 bin 500 tonluk silonun hiçbir güvenlik önlemine sahip olmadığı, adeta kağıttan bir kule gibi çöktüğünde anlaşıldı. 46 yaşında bir can, o ihmalkarlık göçüğünün altında can verdi.
Yine aynı gün...
Gencecik bir insan, yürürken yolda ezildi. 39 yaşında, evli ve iki çocuk babası bir insan... Üstelik ülkede kaçak olarak bulunan, uyuşturucu tesirinde ve sigortasız bir sürücünün kurbanı olarak...
Bir yanda anne karnındaki henüz doğmamış bir bebeğe dokunan, ona yaşam sunan parlak bir zeka ve insanüstü bir emek...
Diğer yanda can alan, hayatları karartan vasat bir yönetim aklı ve sistemsel bir sorumsuzluk...
Açıkça söylemek gerekir: Bu cinayetler politiktir!






