Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), “Şimdi Söz Kadınlarda” etkinliğini Lefkoşa’da Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) binasında gerçekleştirdi. CTP’nin Cinsiyet Eşitliği ve Sosyal Politikalar Vizyonu’nun açıklandığı buluşmada Genel Başkan Sıla Usar İncirli ve Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya konuştu. Etkinlikte sunulan program, CTP Kadın Örgütünün dört yıllık araştırma, saha çalışması ve hazırlık sürecinin ardından oluşturuldu.
İNCİRLİ: “YÖNETİMİMİZİN EN GÜÇLÜ YANI SOSYAL POLİTİKALARIMIZ OLACAK”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, kadınların yıllardır sürdürdüğü eşitlik mücadelesinin sorumluluğunu taşıdığını belirterek, kadınların yönetimde bulunmasından daha önemli olanın uygulanan politikalar olduğunu söyledi. Yeni dönemin temel önceliğini ise şu sözlerle açıkladı:
“Ve kuracağımız bu dürüst hükümetin, bu dürüst yönetimin en güçlü yanı sosyal politikalarımız olacak. Ve bu ülke sosyal devlet anlayışının ne demek olduğunu da bu yeni dönemde yeniden hatırlamış ve görmüş olacak.”
İncirli, mevcut yönetimin sosyal yardımları yurttaşlara bir lütuf gibi sunmasını eleştirerek, “Biz insanlarımıza haklarını lütuf olarak vermeyeceğiz” dedi. Sosyal devletin yalnızca temel hak ve özgürlükleri korumakla sınırlı olmadığını, herkesin insan onuruna yaraşır koşullarda yaşamasını sağlaması gerektiğini anlattı.
“EŞİTLİĞİ BAKIM HİZMETLERİ ÜZERİNDEN KURACAĞIZ”
İncirli, kadınların çocuk, yaşlı ve engelli bakımında üstlendiği karşılıksız emeğin ekonomik yaşamın görünmeyen temellerinden biri olduğunu söyledi.
“Çünkü kadınların görünmeyen bir emeği vardır. Çocuk bakımında, yaşlı bakımında, engelli bakımında, ev işlerinde bütün bunlarda görünmeyen bir emek vardır ve bu ekonominin bir parçasıdır.”
Bakım ekonomisini yeni yönetimin bütçe politikalarının merkezine yerleştireceklerini açıklayan İncirli, kamu kreşleri, yaşlı bakım merkezleri ve engelli bireyler için yaşam evleri oluşturmayı hedeflediklerini anlattı. Derya şöyle konuştu:
“Çünkü eşitlik burada bozuluyor, bakım hizmetlerinde bozuluyor. Eşitlik burada bozuluyorsa, o zaman eşitsizlik buradan kaynaklanıyorsa, biz eşitliği de bakım hizmetleri üzerinden kuracağız.”
Sağlıkta Genel Sağlık Sigortası ile ücretsiz ve erişilebilir hizmet sunmayı, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı hedeflediklerini de açıklayan İncirli, sağlık, eğitim ve bakım hizmetlerinde ailelerin ceplerinden yaptıkları harcamaları azaltmanın hayat pahalılığıyla mücadelenin önemli bir parçası olacağını söyledi. Bu politikaları kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hayata geçireceklerini kaydetti.
DERYA: “KADINLARIN İLK YAŞADIĞI YOKSULLUK ZAMAN YOKSULLUĞU”
CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, dünyada kadınların erkeklerden üç kat fazla ücretsiz bakım emeği üstlendiğini ve her gün bu işler için erkeklerden yaklaşık üç saat daha fazla zaman harcadığını anlattı. Paylaştığı uluslararası verilere göre bu emeğin yıllık ekonomik karşılığı 11 trilyon ABD dolarına ulaştı. Bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücüne katılamayan kadınların sayısı ise 708 milyon.
Derya, Kıbrıs’ta kadınların bakım emeğine ayırdığı zamanı ölçen kapsamlı bir araştırma bulunmadığı için benzer Akdeniz ülkelerinin verilerinden yararlandıklarını söyledi. Kadınların haftada 30 saat ücretsiz bakım ve ev işi yaptığı varsayımıyla, saatlik asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada bu emeğin haftalık karşılığı 12 bin 270 TL, aylık karşılığı 49 bin 80 TL, yıllık karşılığı ise 588 bin 960 TL olarak hesaplandı.
İstatistik Kurumunun projeksiyonlarına göre nüfusun 480 binin üzerinde, kadınların nüfustaki payının ise yaklaşık yüzde 48 olduğunu aktaran Derya, kayıt altına alınmayan emeğin ekonomik büyüklüğüne işaret etti ve “Kadınların ilk yaşadığı yoksulluk zaman yoksulluğu” vurgusu yaptı.
Kadınların bakım yükü nedeniyle yalnızca ücretli işte çalışmakta değil, kariyerlerinde ilerlemekte, emeklilik hakkı kazanmakta ve siyasete katılmakta da güçlük yaşadığını anlatan Derya, bakım emeğinin ekonomik göstergelere dahil edilmesinin sosyal adalet açısından zorunlu olduğunu savundu.
58 YILDA YALNIZCA 16 KADIN MECLİSTE YER ALABİLDİ
Derya’nın açıkladığı verilere göre, 1960 ile 2018 yılları arasında Kıbrıslı Türkleri temsil eden meclislerde toplam yalnızca 16 kadın yer alabildi. Bunların 13’ü seçimle göreve geldi.
Kadınların siyasal katılımında bakım sorumluluklarının belirleyici bir engel oluşturduğunu anlatan Derya, bu tablonun yalnızca seçim yasalarıyla değil, kadınların zamanını ve ekonomik bağımsızlığını etkileyen koşullarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Kadın Sağlığı Derneğinin 7 binden fazla kadınla gerçekleştirdiği araştırmaya da değinen Derya, kırsal bölgelerde yaşayan kadınların fiziksel sağlık sorunlarının, kent merkezlerinde yaşayan kadınların ise ruhsal sağlık ve tükenmişlik sorunlarının öne çıktığını aktardı.
GENÇ KADIN İŞSİZLİĞİ YÜZDE 29,1: İŞ İLANLARININ YALNIZCA YÜZDE 40’I KADINLARA AÇIK
Hane Halkı İş Gücü Anketi ve Çalışma Dairesi verilerini paylaşan Derya, kadınlarda işsizlik oranının yüzde 7,5, erkeklerde yüzde 2,9 olduğunu açıkladı. Genç kadınlarda işsizlik yüzde 29,1’e ulaşırken, iş ilanlarının yalnızca yüzde 40’ının kadınlara açık olduğunu söyledi.
Sosyal Sigortalar Dairesinin Aralık 2025 verilerine göre özel sektörde çalışanlar arasında kadınların oranı yüzde 47,7, kamuda ise yüzde 43 düzeyinde. İşverenlerin yalnızca yüzde 39,5’inin kadın olduğunu açıklayan Derya, kadınların sermayeye ve üst düzey yönetim görevlerine erişiminde de eşitsizlik yaşandığını anlattı.
CTP hükümetleri döneminde üst düzey kamu bürokrasisindeki kadın oranının yüzde 33’e kadar çıktığını, UBP hükümetleri döneminde ise gerilediğini söyleyen Derya, bunun siyasi tercihlerle bağlantılı olduğunu savundu.
SOSYAL YARDIM ALANLARIN YÜZDE 71’İ KADIN
Derya’nın paylaştığı verilere göre, sosyal yardım alan 4 bin 198 kişinin 2 bin 988’ini kadınlar oluşturdu. Yardım alan kadınların yaklaşık yarısı, 55 yaş üzerinde olup yaşamı boyunca ücretli işte çalışmamış ya da geliri bulunmayan kişilerden oluştu. Kadınların yüzde 27’si ise analık yardımı aldı.
Bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücüne katılamayan kadınların gençliklerinde işsizlik, ilerleyen yaşlarda ise yoksullukla karşı karşıya kaldığını anlatan Derya, engelli kadınların durumuna da dikkat çekti.
İstihdam edilen engelli bireylerin yalnızca yüzde 27’sinin kadın olduğunu, bakıcı yardımı alanların ise yüzde 92’sini kadınların oluşturduğunu açıkladı. Bakım yardımlarının çoğu zaman engelli bireylerin tıbbi ihtiyaçlarını karşılamaya dahi yetmediğini söyledi.
“Kadınların yaşadığı sorunlar sadece kadınların sorunu değildir. Bir demokrasi sorunudur, bir sosyal adalet meselesidir ve hepimizin sorunudur.”






