Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, partisinin 10 başlıktan oluşan Denizcilik Politikaları’nı açıkladı. İncirli, ihmalin karşısına denetimi, riskin karşısına önlemi koyacaklarını vurguladı.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Yeni Acılar Yaşanmasın Diye Geleceği Planlıyoruz” başlığıyla Leymosun Kültür Evi’nde düzenlenen basın toplantısıyla CTP’nin Denizcilik Politikaları’nı kamuoyuyla paylaştı.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ve beraberindeki heyet basın toplantısı öncesinde Girne Limanı’nı ziyaret etti. Kayıp yakını ailelerle görüşen heyet, Liman Başkanlığı, acenter, giden yolcu binası ve Gümrük Dairesi’ne giderek bilgi aldı ve yerinde incelemelerde bulundu.
CTP heyetinde, Genel Sekreter Mehmet Kale Kişi, Milletvekilleri Ongun Talat, Ürün Solyalı, Fazilet Özdenefe ile Ceyhun Birinci, Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ve Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul yer aldı.
Ziyaretin ardından basın toplantısında konuşan İncirli, yaşanan gemi kazasında sorumluluğu olanların yanına kar kalmamasının önemine vurgu yaparak, kazaya ilişkin yönelttikleri 14 soruyu hatırlattı ve “Bu gemi su almışken nasıl olur da bu sorun giderilmeden sefere çıkar?” diye sordu.

“Yasımız var ama sorumluluğumuz da var”
Sıla Usar İncirli iktidara gelmeleri halinde Denizcilik Dairesi kurulacağını, liman otoritesi ile denizcilik işlerinin ayrılacağını, gemi ve denetim kayıtlarının dijital ortamda kamuoyuna açılacağını belirterek “Denetimsizliğe, kuralsızlığa ve ihmale hiçbir koşulda göz yummayacağız.” dedi.
Yaşanan gemi faciasının ardından yasın ve gerçeğin ortaya çıkarılması mücadelesinin sürdüğünü belirten İncirli, artık devlet sorumluluğunun gereğinin de yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. “Yasımız var ama sorumluluğumuz da var” diyen İncirli, CTP’nin yaklaşımını “Önce insan, sonra gerçekler, şimdi devlet sorumluluğu” sözleriyle özetledi.
Facianın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla Meclis’te Araştırma Komitesi kurulmasını istediklerini anımsatan İncirli, kamuoyuna 14 soru yönelttiklerini söyledi.
İncirli, geminin neden yıllarca “laid up” durumda bekletildiğinden seyre elverişliliğinin hangi teknik raporla onaylandığına; 16 Mayıs’taki su alma görüntülerinden haziran ayındaki klas denetimine; kaptan ve mürettebatın yeterliliğinden çıkış öncesi kontrollere ve acil kurtarma operasyonunun koordinasyonuna kadar tüm sürecin belgeleriyle açıklanması gerektiğini kaydetti.
İncirli, “Beyanla değil, belgeyle. Bir gemi nedensiz batmaz. Sorun, sorumluluk zincirinin kopan halkalarıdır” dedi. İncirli, ilk iki sorunun, “Ne yaşandı, neden yaşandı?” olduğunu belirterek, “Bu iki sorunun yanıtını bekliyoruz. Üçüncü soruya, yani ‘Bir daha yaşanmaması için ne yapacağız?’ sorusuna bugün biz yanıt veriyoruz” diye konuştu.
İncirli, programın denizcilik, liman yönetimi, hukuk, mühendislik, iş sağlığı ve güvenliği, acil durum yönetimi ve kamu yönetimi alanlarından uzmanların katılımıyla hazırlandığını açıkladı.
“Hem limanlar hem denizcilik işleri aynı daireden yürütülüyor, mümkün değil”
Mevcut yapının ciddi bir kurumsal sorun taşıdığını belirten İncirli, 1987 tarihli Limanlar Dairesi Teşkilat Yasası’nın 16 yıldır güncellenmediğini, denetim ile işletmenin aynı çatı altında oluşturulduğunu ve kritik kadroların doldurulmadığını söyledi. İncirli, Limanlar Dairesi’nin bir yandan üç limanın günlük yönetimi, rıhtım, hizmet ve ticari faaliyetlerle uğraştığını, diğer yandan bayrak devleti yükümlülükleri, gemi sicili, sörvey ve sefer emniyeti denetimlerinden sorumlu olduğunu belirterek, “Aynı daire, aynı kadro. Bu mümkün değil” dedi.
Sunumda paylaşılan personel tablosuna da işaret eden İncirli, Gemi Sicil ve Sörvey İşleri Amiri kadrosunda hiç kimsenin bulunmadığını belirtti. İncirli, gemileri sicile alan, sörveylerini yapan ve teknik yeterliliklerini denetlemekle görevli bu kritik kadronun boş olduğunu kaydetti.
İncirli ayrıca Limanlar Dairesi’nde 16 gemici kadrosunun tamamının, sekiz Liman Güvenlik Vardiya Şefi ve 106 Liman Güvenlik Memuru kadrosunun tamamının boş olduğunu; analist/programcı kadrolarında da personel bulunmadığını belirtti.
.jpeg)
“Denizcilik Dairesi kurulacak”
CTP’nin yeni modelinde Denizcilik Dairesi kurulacağını açıklayan İncirli, liman yönetimi ile denizcilik otoritesinin birbirinden ayrılacağını söyledi.
Gemilerin teknik yeterlilikleri, gemi insanları ve sertifikasyon, çalışma koşulları, sefer emniyeti, yatırımlar ve bayrak devleti yükümlülüklerinin Denizcilik Dairesi’nde toplanacağını kaydeden İncirli, görev, yetki ve siyasi sorumluluğun yeni mevzuatla açık biçimde tanımlanacağını ifade etti.
“Kimin denetleyeceği, kimin karar vereceği ve kimin sorumlu olacağı açıkça yazacak” diyen İncirli, uzmanlık, deneyim, liyakat ve sürekli mesleki eğitimin esas alınacağını söyledi. İncirli, “Gemi denetimleri bizim yönetimimizde muamma olmayacak.” ifadelerini kullandı.
“Her denetim kayda geçecek, her kayıt kamuya açılacak”
Gemi denetimlerinde siyasi ve ticari baskıdan arındırılmış bir sistem kurulacağını belirten İncirli, Liman Devleti Kontrolü kapasitesinin güçlendirileceğini ve sicile kayıtlı gemilerin etkin biçimde denetleneceğini açıkladı.
ISM Code temelinde yalnızca gemilerin değil, şirketlerin karadaki emniyet yönetim sistemlerinin, bakım ve risk değerlendirme planlarının, acil durum hazırlıklarının ve olay bildirimlerinin de denetleneceğini belirten İncirli, kazaların işletmeci ve sorumlu birimlerden bağımsız uzmanlarca inceleneceğini kaydetti. İncirli, “Her denetim kayda geçecek. Denetim sonuçları, sefer yasağı kararları ve giderilmeyen eksiklikler, kişisel veriler ve soruşturma gizliliği korunarak kamuoyuna açılacak” dedi.
“Her limanın güvenlik planı olacak”
Limanların uluslararası emniyet ve güvenlik standartlarına taşınacağını belirten İncirli, her liman için ayrı güvenlik değerlendirmesi ve güvenlik planı hazırlanacağını söyledi. ISPS Code gereklerinin uygulanacağını, liman girişlerinden yük ve yolcu hareketlerine, kamera sistemlerinden acil müdahale yöntemlerine kadar fiziki güvenlik altyapısının uluslararası standartlara uygun hale getirileceğini kaydeden İncirli, “Liman yalnızca gemilerin yanaştığı bir alan değildir; yolcuların, çalışanların ve ülkenin güvenliğinin bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
“Ulusal müdahale planı geliştirilecek”






