Lefkoşa 34°USD48,08EUR56,16GBP65,65GRAM ALTIN7.223,83 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Cihat Yaycı’nın çıkışı tepki çekti: “Selma Eylem yalnız değildir”

Bugün Kıbrıs Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) eski Başkanı Selma Eylem’in 28 Temmuz’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’taki sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda…

4 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
Cihat Yaycı’nın çıkışı tepki çekti: “Selma Eylem yalnız değildir”

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) eski Başkanı Selma Eylem’in 28 Temmuz’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’taki sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşma, haftalar sonra da siyasi baskı ve ifade özgürlüğü tartışmasının merkezinde kaldı. Eylem’in polis tarafından ifadeye çağrılmasının ardından başlayan tepkilere bu kez emekli Tümamiral Cihat Yaycı’nın doğrudan Eylem’i hedef alan sözleri eklendi.

Yaycı, 22 Ağustos’ta yayılan açıklamasında Kıbrıs’ın kuzeyinde “içeriden” bir hareketlilik yaratılabileceğini ileri sürdü, “sivil itaatsizlik” eylemlerinden söz etti ve Selma Eylem’i açık biçimde işaret etti. Yaycı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni içeriden kaynatarak buna bir meşruiyet kazandırabilirler” iddiasında bulundu; ardından Eylem’den “Türkiye bizi işgal ediyor diyen kadın” diye söz etti. Yaycı ayrıca sendikalara yönelik ifadelerinde otomatik aidat kesintilerinin kaldırılmasını da istedi.

GUTERRES’E KIBRISLI TÜRKLERİN İRADESİNE YÖNELİK BASKILARI ANLATMIŞTI
Tartışmanın başlangıcı 28 Temmuz’daki Guterres toplantısına uzandı. Birleşik Kıbrıs–İki Toplumlu Barış İnisiyatifi adına toplantıya katılan Eylem, 108 örgütün onayladığı ortak bildiriyi BM Genel Sekreteri’ne sundu. Konuşmasında çözümün aciliyetini, kuzeydeki demografik gelişmeleri, Kıbrıslı Türklerin kimliği ve karakteri üzerindeki baskıları ve siyasi iradenin aşındırılmasına ilişkin kaygıları dile getirdi.

Eylem, bu toplantının ardından basın ve sosyal medyada kişisel saldırılarla karşı karşıya kaldı. 13 Ağustos’ta Adli Şube’de görevli bir polis çavuşu Eylem’i telefonla arayarak Guterres toplantısındaki açıklamaları nedeniyle ifade vermeye çağırdı. Eylem’in herhangi bir şikayet veya suç bulunup bulunmadığını sorması üzerine kendisine bunlardan hiçbirinin bulunmadığı ancak bir “resmi belge” olduğu söylendi. Eylem, avukatıyla yaptığı görüşmenin ardından ifade vermeye gitmedi.

Birleşik Kıbrıs–İki Toplumlu Barış İnisiyatifi daha sonra konuyu Guterres’e taşıdı. 17 Ağustos’ta BM Genel Sekreteri’ne gönderilen mektupta polis girişiminin aktarıldığı, konunun Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ile ele alınmasının talep edildiği açıklandı. İnisiyatif ayrıca Erhürman’dan polis girişimini araştırmasını ve sivil hakları koruyacak önlemler almasını istedi.

KTOEÖS: SELMA EYLEM’İN YANINDA DURUN
KTOEÖS, eski başkanı Selma Eylem’in ifadeye çağrılmasının ardından konuyu BM’ye taşıyan girişimin parçası oldu ve tüm sivil toplum örgütlerine Eylem’in yanında durma çağrısı yaptı.

Sendika ve Birleşik Kıbrıs–İki Toplumlu Barış İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, Eylem’in polis tarafından çağrılmasına ilişkin sürecin araştırılması istendi. Erhürman’a da anayasal yetkilerini kullanarak polis girişimini soruşturma ve sivil hakları koruma çağrısı yapıldı.

BASIN-SEN: “İNSANLARIN NE SÖYLEDİĞİ NEDENİYLE SORGULANDIĞI BİR DÜZEN ÖZGÜR DEĞİLDİR”
Basın Emekçileri Sendikası da bugün yaptığı açıklamayla Eylem’in ifadeye çağrılmasını kınadı. Basın-Sen, bir sendikacının ve barış savunucusunun Kıbrıs sorunu, adanın bölünmüşlüğü, statüko ve çözüm ihtiyacına ilişkin görüş açıklamasının demokratik bir hak olduğunu belirtti.

Basın-Sen açıklamasında, “İnsanların ne söylediği nedeniyle polis tarafından sorgulanmaya çağrıldığı bir düzen, özgür bir düzen değildir” denildi.

Sendika, özellikle Eylem’in hangi suçlama veya hukuki gerekçeyle ifadeye çağrıldığının açıklanmamasına dikkat çekti:

“Üstelik bir kişiyi ifade vermeye çağırırken bunun hangi suçlama veya hukuki gerekçeye dayandığının açıkça ortaya konulmaması, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini daha da büyütmektedir. Devletin görevi, düşünceleri nedeniyle insanları baskı altına almak değil, yurttaşların demokratik haklarını güvence altına almaktır.”

Basın-Sen, Eylem’e yönelik girişimin yalnızca bir kişiyi değil, toplumun tamamının ifade özgürlüğünü ilgilendirdiğini belirterek, “Farklı düşüncelerin, eleştirilerin ve barış taleplerinin polis baskısıyla karşılandığı bir ortamı kabul etmiyoruz” dedi.

KSP: “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK AÇIK BİR BASKI GİRİŞİMİ”
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) de bugün yaptığı açıklamada Eylem’in polis tarafından ifadeye çağrılmasını “ifade özgürlüğüne yönelik açık bir baskı girişimi” olarak nitelendirdi.

KSP, Eylem’in BM Genel Sekreteri’ne yaptığı siyasi değerlendirmelerin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirtti; siyasi görüş açıklayan bir yurttaşın sorgulanmasının, tehdit edilmesinin veya cezai süreçle karşı karşıya bırakılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığını kaydetti.

Parti, Kıbrıs’ın kuzeyindeki siyasal ve ekonomik bağımlılık ilişkilerini eleştiren emekçi ve sendikacıların susturulmasına karşı çıkacağını belirterek “Selma Eylem yalnız değildir” mesajı verdi.

YKP, CİHAT YAYCI’NIN SÖZLERİNE DE DİKKAT ÇEKTİ
Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) ise polis çağrısının yanında Cihat Yaycı’nın açıklamalarını da doğrudan gündeme taşıdı. YKP, Yaycı’nın Türkiye medyasında Kıbrıslı Türk sendikacıları hedef gösterdiğine dikkat çekerek Eylem’le dayanışma mesajı verdi.

YKP, “Barış talep etmek, statükoyu eleştirmek ya da bir uluslararası toplantıda görüş bildirmek bu adada suç değildir, olamaz” dedi ve adanın her iki tarafındaki örgütleri seslerini yükseltmeye çağırdı.

BKP: “SELMA EYLEM YALNIZ DEĞİLDİR”
Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) de 17 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla Eylem’in polis tarafından aranmasını “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.

BKP, Eylem’in Guterres’e sunduğu bildiride kendilerinin de imzası bulunduğuna dikkat çekti ve Eylem’in dile getirdiği görüşlerle dayanışma içinde olduğunu açıkladı. Parti, “Selma Eylem yalnız değildir” mesajını verdi.

POLİS ÇAĞRISININ HUKUKİ DAYANAĞI HALA AÇIKLANMADI
Selma Eylem’in Guterres’e yaptığı konuşmanın ardından ifadeye çağrılmasıyla başlayan süreçte, polis tarafından Eylem’e isnat edilen herhangi bir suç veya şikayetin ne olduğu kamuoyuna açıklanmadı. Eylem’in aktardığına göre polis de telefon görüşmesinde herhangi bir suç veya şikayet bulunmadığını söyledi.

Buna rağmen Eylem’in açıklamalarının ardından önce sosyal medya ve bazı çevrelerden gelen saldırılar, ardından polis çağrısı ve son olarak Cihat Yaycı’nın Eylem’i “sivil itaatsizlik” ve “içeriden kaynatma” iddiaları içinde hedef göstermesi, ifade özgürlüğü ve Kıbrıslı Türk sendikacıların üzerindeki baskıya ilişkin tartışmayı yeniden büyüttü.

Cihat Yaycı’nın çıkışı tepki çekti: “Selma Eylem yalnız değildir”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler