Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) eski Başkanı Selma Eylem’in 28 Temmuz’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’taki sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşma, haftalar sonra da siyasi baskı ve ifade özgürlüğü tartışmasının merkezinde kaldı. Eylem’in polis tarafından ifadeye çağrılmasının ardından başlayan tepkilere bu kez emekli Tümamiral Cihat Yaycı’nın doğrudan Eylem’i hedef alan sözleri eklendi.
Yaycı, 22 Ağustos’ta yayılan açıklamasında Kıbrıs’ın kuzeyinde “içeriden” bir hareketlilik yaratılabileceğini ileri sürdü, “sivil itaatsizlik” eylemlerinden söz etti ve Selma Eylem’i açık biçimde işaret etti. Yaycı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni içeriden kaynatarak buna bir meşruiyet kazandırabilirler” iddiasında bulundu; ardından Eylem’den “Türkiye bizi işgal ediyor diyen kadın” diye söz etti. Yaycı ayrıca sendikalara yönelik ifadelerinde otomatik aidat kesintilerinin kaldırılmasını da istedi.
GUTERRES’E KIBRISLI TÜRKLERİN İRADESİNE YÖNELİK BASKILARI ANLATMIŞTI
Tartışmanın başlangıcı 28 Temmuz’daki Guterres toplantısına uzandı. Birleşik Kıbrıs–İki Toplumlu Barış İnisiyatifi adına toplantıya katılan Eylem, 108 örgütün onayladığı ortak bildiriyi BM Genel Sekreteri’ne sundu. Konuşmasında çözümün aciliyetini, kuzeydeki demografik gelişmeleri, Kıbrıslı Türklerin kimliği ve karakteri üzerindeki baskıları ve siyasi iradenin aşındırılmasına ilişkin kaygıları dile getirdi.
Eylem, bu toplantının ardından basın ve sosyal medyada kişisel saldırılarla karşı karşıya kaldı. 13 Ağustos’ta Adli Şube’de görevli bir polis çavuşu Eylem’i telefonla arayarak Guterres toplantısındaki açıklamaları nedeniyle ifade vermeye çağırdı. Eylem’in herhangi bir şikayet veya suç bulunup bulunmadığını sorması üzerine kendisine bunlardan hiçbirinin bulunmadığı ancak bir “resmi belge” olduğu söylendi. Eylem, avukatıyla yaptığı görüşmenin ardından ifade vermeye gitmedi.
Birleşik Kıbrıs–İki Toplumlu Barış İnisiyatifi daha sonra konuyu Guterres’e taşıdı. 17 Ağustos’ta BM Genel Sekreteri’ne gönderilen mektupta polis girişiminin aktarıldığı, konunun Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ile ele alınmasının talep edildiği açıklandı. İnisiyatif ayrıca Erhürman’dan polis girişimini araştırmasını ve sivil hakları koruyacak önlemler almasını istedi.
KTOEÖS: SELMA EYLEM’İN YANINDA DURUN
KTOEÖS, eski başkanı Selma Eylem’in ifadeye çağrılmasının ardından konuyu BM’ye taşıyan girişimin parçası oldu ve tüm sivil toplum örgütlerine Eylem’in yanında durma çağrısı yaptı.
Sendika ve Birleşik Kıbrıs–İki Toplumlu Barış İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, Eylem’in polis tarafından çağrılmasına ilişkin sürecin araştırılması istendi. Erhürman’a da anayasal yetkilerini kullanarak polis girişimini soruşturma ve sivil hakları koruma çağrısı yapıldı.
BASIN-SEN: “İNSANLARIN NE SÖYLEDİĞİ NEDENİYLE SORGULANDIĞI BİR DÜZEN ÖZGÜR DEĞİLDİR”
Basın Emekçileri Sendikası da bugün yaptığı açıklamayla Eylem’in ifadeye çağrılmasını kınadı. Basın-Sen, bir sendikacının ve barış savunucusunun Kıbrıs sorunu, adanın bölünmüşlüğü, statüko ve çözüm ihtiyacına ilişkin görüş açıklamasının demokratik bir hak olduğunu belirtti.
Basın-Sen açıklamasında, “İnsanların ne söylediği nedeniyle polis tarafından sorgulanmaya çağrıldığı bir düzen, özgür bir düzen değildir” denildi.
Sendika, özellikle Eylem’in hangi suçlama veya hukuki gerekçeyle ifadeye çağrıldığının açıklanmamasına dikkat çekti:
“Üstelik bir kişiyi ifade vermeye çağırırken bunun hangi suçlama veya hukuki gerekçeye dayandığının açıkça ortaya konulmaması, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini daha da büyütmektedir. Devletin görevi, düşünceleri nedeniyle insanları baskı altına almak değil, yurttaşların demokratik haklarını güvence altına almaktır.”






