Lefkoşa 22°USD49,56 ₺▲EUR55,77 ₺▲GBP66,15 ₺▲GRAM ALTIN6.633,21 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“Çiftçinin Saati" ile geçen 50 yıl: Sözal Gürçınar yarım asırlık yayıncılık serüvenini anlattı

1976’dan bu yana BRT’de yayınlanan “Çiftçinin Saati” programını hazırlayıp sunan ziraat mühendisi Sözal Gürçınar, yarım asırlık yayıncılık serüvenini TAK’a anlattı; Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün kurucu müdürlüğünü de…

5 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
“Çiftçinin Saati" ile geçen 50 yıl: Sözal Gürçınar yarım asırlık yayıncılık serüvenini anlattı
  • Kıbrıs’ın en uzun soluklu televizyon programına imza atan Gürçınar, dünyada da ilkler arasında

  • Gürçınar, Guinness’e aday olabilecek yarım asırlık yayıncılık hikâyesini ve hayatını TAK’a anlattı

  • Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nü kurarak ilk müdürlüğünü üstlenen Gürçınar, hep ilklerin adamı oldu

Kıbrıs’ın en uzun soluklu televizyon programlarından “Çiftçinin Saati”ni 1976’dan bu yana hazırlayıp sunan ziraat mühendisi Sözal Gürçınar, yarım asırlık yayıncılık serüvenini, meslek hayatını ve yaşam öyküsünü Türk Ajansı Kıbrıs’a anlattı. Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün kurucu müdürlüğünü de yapan Gürçınar, sağlığı elverdiğince programı sürdürmek istediğini söyledi.

ÇOCUKLUĞUNUN EN MUTLU GÜNLERİ GİLAN’DA GEÇTİ

6 Mayıs 1947’de Baf’ta dünyaya gelen Sözal Gürçınar, Hüseyin ve Rüçhan Mehmet çiftinin dört çocuğundan biri olarak büyüdü. Babasının polis olması nedeniyle çocukluğu farklı köylerde geçen Gürçınar’ın hafızasında en çok yer eden yer, Trodos eteklerindeki Gilan (Ceylan) köyü oldu.

“Çocukluğumun en mutlu günleri burada geçti” diyen Gürçınar, sürekli kar yağan köyün soğuk havasını, pınarlarını, lezzetli meyvelerini ve özellikle kirazını anlattı. Babasının süvari olarak görev yaptığı döneme ilişkin bir anısını da paylaşan Gürçınar, babasının karlı bir gecede atından düşerek mahsur kaldığını, atı Hilman’ın tek başına istasyona dönmesi üzerine polislerin atı takip ederek babasını bulduğunu ve böylece donarak ölmekten kurtulduğunu aktardı.

BABASI HAKKINDA KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILDI

Piskobu, Evdim ve Moni’de de görev yapan babasının Yalova’da istasyon şefi olduğu sırada toplumsal olayların başladığını anlatan Gürçınar, babasının sorumluluğundaki silahları Türk Mukavemet Teşkilatına (TMT) verdiğini söyledi.

Gürçınar, “Rumlar ‘asi’ sıfatıyla hakkında kırmızı bülten çıkardığı için uzun süre eve gelememişti” ifadelerini kullandı.

“PIRPIR” UÇAKLA ANKARA’YA GİTTİ

1965 yılında 19 Mayıs Lisesi’nden mezun olan ve ardından üç yıl mücahitlik yapan Gürçınar, üniversite eğitimi için Ankara’ya gidişini de anlattı.

Limasol’dan hareket ederek 8-10 kişilik küçük bir uçakla Adana Şakirpaşa Havalimanı’na gittiklerini, buradan da otobüsle Ankara’ya geçtiklerini belirten Gürçınar, yolculuk sırasında yakın zamanda kaybettiği okul ve bölüm birincisi arkadaşı Enver Öztoprak’ın da yanında olduğunu söyledi.

Ailesinden uzakta olmanın ilk başlarda kendilerini zorladığını belirten Gürçınar, zamanla Ankara’ya alıştığını ve öğrenci yaşamının kendisini okumaya teşvik ettiğini ifade etti.

AİLESİNİN TELKİNLERİNE RAĞMEN ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİNİ SEÇTİ

Ziraat mühendisliği eğitimi almayı seçtiğinde ailesinin, bağları ve bahçeleri olmadığı için bu alanda ne yapacağını sorguladığını anlatan Gürçınar, hukuk eğitimi almamış olmaktan zaman zaman pişmanlık duyduğunu da dile getirdi.

Ankara’ya gittiğinde farklı bölümleri değerlendirdiğini belirten Gürçınar, Ziraat Fakültesinin sınavla öğrenci almasının ve yüksek puanla tercih edilmesinin seçiminde etkili olduğunu kaydetti. Tıp eğitiminin uzun sürmesi nedeniyle ziraatı tercih ettiğini söyleyen Gürçınar, beş yıllık eğitiminin ardından süt alanında ihtisas yaparak ülkeye döndü.

SÜT FABRİKASINDAN İSTİFA ETTİ, 96 GÜN ESİR KALDI

1974 öncesinde Rum tarafındaki bir süt fabrikasında çalışmaya başlayan Gürçınar, Rum çalışanlara 60 lira ödenirken kendisine 30 lira verilmesi üzerine ilk maaşını aldıktan sonra işten ayrıldığını anlattı.

1974 Barış Harekâtı sırasında Limasol’da esir düşen Gürçınar, o dönemde ağır koşullarda yaşadıklarını belirtti. Hasan Cafer’in öldürüldüğü futbol sahasında bulunduğunu söyleyen Gürçınar, esaret günlerinde şiddet, yiyecek sıkıntısı ve zor koşullarla karşılaştıklarını ifade etti.

Ailelerinin haftada bir kendilerine yiyecek gönderdiğini, ancak yiyeceklerin kendilerine ulaşana kadar büyük ölçüde azaldığını anlatan Gürçınar, 96 günlük esaretin ardından esir mübadelesiyle serbest bırakıldıklarını kaydetti.

EŞİ SABİHA GÜRÇINAR’LA 56 YILLIK BİRLİKTELİK

Öğretmen Sabiha Gürçınar’la lise yıllarında başlayan aşk hikâyesini de anlatan Sözal Gürçınar, aralarına mesafeler girdiği dönemlerde Kıbrıs’tan Londra’ya, oradan Ankara’ya uzanan mektuplarla haberleştiklerini söyledi.

“56 yıldır birlikteyiz. Şimdi böyle evlilikler yok” diyen Gürçınar, bu evlilikten Hüseyin ve Pınar adında iki çocuklarının olduğunu belirtti.

“NEW NUMBERING SÖZAL” OLARAK ANILDI

Kamudaki görevine Hayvancılık Dairesi’nde başlayan Gürçınar, Balıkesir’deki Margo Çiftliği’nde İngilizce kayıtların oluşturduğu karmaşayı gidermek amacıyla yeni bir numaralandırma sistemi kurdu. Bu çalışması nedeniyle meslektaşları arasında “New Numbering Sözal” olarak anılmaya başlandı.

Daha sonra Güzelyurt’a tayin edilen Gürçınar, merhum Hasan Rıfat Siber’in teşviki ve merhum İrsen Küçük’ün ricasıyla Tarım Bakanlığı Basın Danışmanlığı görevini üstlendi. Eğitim ve Yayım İşleri Şubesi’nin yasasını hazırlayan Gürçınar, sekiz yıl boyunca şubenin amirliğini yaptı.

1981 yılında burslu olarak Almanya’da eğitim gören Gürçınar, Amerika’da benzer bir bursla eğitim alma fırsatını ise ailesinden ve çocuklarından daha fazla uzak kalmak istemediği için değerlendirmedi.

Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), Cypfruvex ve Genel Tarım Sigortası gibi kurumlarda yönetim kurulu üyeliği yapan Gürçınar, Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu ile Ziraat Mühendisleri Odası başkanlığı görevlerinde de bulundu.

Ziraat Mühendisleri Odası başkanlığı döneminde sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı Sosyal ve Ekonomik Toplantılara aktif katkı sağlayan Gürçınar, bu toplantılarda sunulan önerilerin hayata geçirilmesiyle tarım ve gıda güvenliği açısından önem taşıyan siloların kurulmasına ve göletlerin yapılmasına katkıda bulunulduğunu anlattı.

Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nü kurarak ilk müdürlüğünü de üstlenen Gürçınar, meslek hayatını değerlendirirken “Ben ilklerin adamıydım” dedi.

“ÇİFTÇİNİN SAATİ” 1976’DAN BU YANA EKRANLARDA

BRT Müdürü Ali Süha’nın teklifiyle “Çiftçinin Saati” programını hazırlayıp sunmaya başlayan Gürçınar, 1976’dan bu yana ülkenin farklı bölgelerinde çekimler yaparak çiftçiye, üreticiye ve hayvancılıkla uğraşanlara mikrofon uzatıyor.

Programın hafızalara kazınan kaval eşliğindeki jenerik müziğinin de bir çekim sırasında ortaya çıktığını anlatan Gürçınar, ovada hayvan bekleyen merhum Ahmet Kofalı’dan kavalıyla bir parça çalmasını istediğini ve bu melodinin daha sonra programın simgesi haline geldiğini söyledi.

Bir ziraat mühendisi olarak budamadan ekime, süt imalatından hayvancılığa kadar pek çok konuda izleyicilere bilgi aktaran Gürçınar, programın stüdyoda değil, sahada çekilmesini tercih ettiğini belirtti.

İlk dönemlerde kameraman Türker Heper ile büyük kayıt cihazlarını alarak ovalara çıktıklarını, Heper’in emekli olmasının ardından Ali Deryalı ile çalışmaya başladığını anlatan Gürçınar, iyi bir ekiple çalışmanın önemine işaret etti.

Çekimleri mevsimine göre planladıklarını belirten Gürçınar, budama döneminde bağlara, ekim döneminde tarlalara ve süt üretimi gibi konularda imalathanelere gittiklerini söyledi.

Programın amacını yenilikleri aktarmak ve üreticiye gerekli becerileri kazandırmak olarak açıklayan Gürçınar, 50 yıllık yayıncılık hayatı boyunca tarımda ve medyada yaşanan teknolojik gelişmelere yakından tanıklık etti.

“SAĞLIĞIM ELVERDİĞİNCE PROGRAMA DEVAM EDECEĞİM”

Kıbrıs’ın en uzun soluklu televizyon programlarından biri olan “Çiftçinin Saati”ni yarım asırdır kesintisiz sürdürmesinin Guinness Rekorlar Kitabı açısından da değerlendirilebilecek bir yayıncılık hikâyesi oluşturduğunu belirten Gürçınar, programı devam ettirme niyetinde olduğunu söyledi.

“Sağlığım elverdiğince programa devam edeceğim. Bayrağı devralacak bir arkadaşımız olursa da memnuniyetle teslim ederim” diyen Gürçınar, programın her cuma saat 18.00’de BRT 2’de yayınlanmayı sürdürdüğünü kaydetti.

“GEÇMİŞLE BUGÜN MUKAYESE KABUL ETMEZ”

Yarım asırda tarımsal üretim teknolojilerinin büyük ölçüde değiştiğini vurgulayan Gürçınar, geçmişte sağımın elle yapıldığını, samanın yabayla taşındığını ve arpanın orakla biçildiğini; günümüzde ise robotlar ve biçerdöverler gibi teknolojilerin kullanıldığını anlattı.

Teknolojik gelişmelerin üretim koşullarını kolaylaştırdığını belirten Gürçınar, çevre kirliliği ve kuraklığın önemli tehditler haline geldiğine dikkat çekti. Su kaynaklarının çekildiğini ve bazı bölgelerde yeraltı sularının yerini tuzlu deniz suyunun aldığını ifade eden Gürçınar, ata tohumlarının korunması gerektiğini söyledi.

“En büyük zenginliğimiz olan ata tohumlarımızı keşke terk etmeseydik” diyen Gürçınar, gençlerin topraktan uzaklaşmasının üzücü olduğunu belirtti. Tarım eğitimine katılan gençleri gördüğünde umutlandığını dile getiren Gürçınar, üretimin ve tarımsal eğitimin önemini vurguladı.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler