Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda Kıbrıs meselesi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son dönemdeki askeri iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güney Kıbrıs'ta düzenlenen askeri geçit törenine ABD, Fransa, İngiltere ve Mısır'dan askeri birliklerin katılmasına tepki gösteren Yılmaz, Rum yönetiminin attığı adımların adanın genel güvenliği açısından risk oluşturduğunu savundu.
“YARIM ASIRDAN FAZLA BİR SÜREDİR KIBRIS'TA HUZUR VAR”
1974 Barış Harekâtı'na değinen Yılmaz, Türkiye'nin garantör ülke olarak gerçekleştirdiği müdahalenin yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, adanın tamamına güvenlik ve istikrar sağladığını ifade etti.
Yarım asrı aşkın süredir devam eden güvenlik ortamının her iki toplumun da kalkınmasına katkıda bulunduğunu savunan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Güvenliğin olmadığı yerde ne demokrasi olur ne kalkınma olur.”
Yılmaz, mevcut güvenlik ortamından hem Kuzey'in hem de Güney'in yararlandığını belirtti.
“RUM TARAFININ ADIMLARI TÜM ADANIN GÜVENLİĞİNİ RİSKE ATIYOR”
Rum yönetiminin askeri ilişkilerini eleştiren Yılmaz, özellikle İsrail hükümetiyle geliştirilen iş birliğine dikkat çekti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine yönelik uluslararası yargı süreçlerini hatırlatan Yılmaz, Rum yönetiminin bir yandan barış ve çözüm mesajları verirken diğer yandan bölgedeki askeri ilişkilerini genişletmesini çelişkili bulduğunu söyledi.
Yılmaz, Güney Kıbrıs'ın izlediği politikanın yalnızca kendi güvenliğini değil, adanın tamamının güvenliğini etkileyebileceğini savundu.
“KIBRIS TÜRKLERİNİN EGEMEN EŞİTLİĞİNİ SAVUNACAĞIZ”
Türkiye'nin KKTC'ye desteğinin devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, Rum yönetiminin attığı adımlar nedeniyle endişe duyulmasını gerektirecek bir durum görmediklerini ifade etti.
“Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yanındadır ve yanında olmaya da devam edecektir” diyen Yılmaz, Ankara'nın Kıbrıs politikasına ilişkin tutumunu yineledi.
Yılmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz, Kıbrıs Türklerinin yanındayız. Kıbrıs Türklerinin ada üzerinde egemen eşit bir devlet olarak varlıklarını savunmaya devam edeceğiz.”