Çeler, sağlıkta yaşanan sorunların yalnızca bütçe eksikliğiyle açıklanamayacağını belirterek, kaynakların doğru önceliklerle kullanılmasının ve planlamanın önemine dikkat çekti. Genel sağlık sigortasının hayata geçirilmesinin mümkün olduğunu ifade eden Çeler, ülkedeki en büyük eksikliklerin doktor, hemşire ve ilaç yetersizliği olduğunu söyledi. Hastaneler açılmasına rağmen yeterli sağlık personelinin bulunmamasını eleştiren Çeler, hemşire yetiştiren eğitim kurumlarının güçlendirilmesi ve yetişmiş sağlık çalışanlarının ülkede görev yapabilmesi için koşulların iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kamuda doktorların çalışma saatlerinin daha verimli planlanmasıyla özel sağlık kuruluşlarına yapılan sevklerin de azaltılabileceğini belirten Çeler, “Devlette para var. Yeter ki öncelikler doğru belirlensin, yeter ki niyet olsun” mesajı verdi.
Ekonomideki belirsizliğin yatırımcıları karar almaktan ve yatırım yapmaktan uzaklaştırdığını kaydeden Çeler, özellikle yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin kuralların açık, anlaşılır ve öngörülebilir olması gerektiğini ifade etti. Mevcut düzenlemelerin insanların ne alıp alamayacağı konusunda belirsizlik yarattığını belirten Çeler, yatırım yapılacaksa kuralların önceden netleştirilmesi ve yasal düzenlemelerin tutarlı biçimde uygulanması gerektiğini söyledi.
Hayat pahalılığını azaltmak için üretimin güçlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Çeler, hayvancılıkta yem ve elektriğin önemli girdi maliyetleri olduğunu belirtti. Ülkenin soya fasulyesi ithalatına her yıl yaklaşık 23 milyon dolar harcadığını söyleyen Çeler, yerel soya üretiminin mümkün olup olmadığının araştırıldığını ve Ziraat Mühendisleri Odası’nın da bu konuda üretim yapılabileceğine ilişkin değerlendirmeleri bulunduğunu aktardı. Yerel üretimin desteklenmesiyle ithalat giderlerinin ve hayvancılığın maliyetlerinin düşürülebileceğini ifade eden Çeler, bu tür projelerin siyasi hesaplarla bir kenara bırakılmaması, kısa, orta ve uzun vadeli planlarla hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Çeler, geçmişte geliştirilen projelerin siyasi partizanlık nedeniyle uygulanmamasını da eleştirerek, ülkenin sağlıkta, eğitimde ve ekonomide ilerlemesinin siyasi aidiyetlerden bağımsız, toplumsal yararı esas alan bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını vurguladı.
Karahan: Eğitimde öğrenme kayıpları veriye dayalı politikalarla giderilmeli






