Çakıcı, “Siyaset yalnızca vaat açıklamak değildir. Siyaset bir karakter, güven ve sözünün arkasında durma meselesidir. Halkımız artık kimin ne söylediğine değil, geçmişte ne yaptığına ve zor koşullarda nerede durduğuna bakmalıdır” dedi.
“DÜRÜSTLÜK SÖYLEMLE DEĞİL, YAŞAM BOYU SERGİLENEN DURUŞLA ÖLÇÜLÜR”
Siyasette dürüstlük ve samimiyetin seçim dönemlerinde kullanılan sözcüklerden ibaret olmaması gerektiğini vurgulayan Çakıcı, şöyle konuştu:
“Dürüstlük yalnızca ‘Ben dürüstüm’ demek değildir. Yetki elinizdeyken ne yaptığınız, baskı altındayken nasıl davrandığınız ve kişisel çıkarınızla toplumun çıkarı karşı karşıya geldiğinde hangisini seçtiğinizdir. Samimiyet de sözlerle değil, yıllar boyunca sürdürülen davranışlarla anlaşılır.”
Siyasi yaşamlarında yanlışlarının ve eksiklerinin olabileceğini ancak halka bilerek yalan söylemeyi, yapamayacakları vaatlerde bulunmayı ve siyaseti kişisel çıkar aracı hâline getirmeyi hiçbir zaman yöntem olarak benimsemediklerini ifade eden Çakıcı, “Biz kusursuz olduğumuzu söylemiyoruz; ancak sözümüzün arkasında durduğumuzu ve halkımıza karşı dürüst olduğumuzu söylüyoruz” dedi.
“SÖZ DEĞİL, SİYASİ SİCİL GÜVEN VERİR”
Çakıcı, seçim dönemlerinde verilen sözlerin iktidara gelindiğinde unutulmasının siyasete duyulan güveni zedelediğini belirterek, toplumun artık söylemlere değil, siyasi geçmişe ve tutarlı duruşa bakması gerektiğini söyledi.
“Bugün hemen her parti dürüstlükten, adaletten ve değişimden söz ediyor. Ancak toplumun artık yalnızca söze değil, siyasi sicile bakması gerekir. Muhalefette başka, iktidarda başka konuşan; seçimden önce halkı, seçimden sonra kendi çevresini hatırlayan bir siyaset anlayışı bu ülkeye güven veremez” diyen Çakıcı, partizanlığın, liyakatsiz atamaların ve hesap vermeyen yönetim anlayışının devlet kurumlarını zayıflattığını ifade etti.
Çakıcı, şöyle devam etti:
“Yıllardır aynı düzenin parçası olanların, seçim yaklaşınca kendilerini değişimin temsilcisi gibi sunmaları inandırıcı değildir. Değişim yeni sloganlarla değil, geçmişte sergilenen tutarlı duruşla başlar. Biz isimleri hedef almıyoruz; yapanın yanına kâr kaldığı ve parti çıkarının toplum çıkarının önüne geçirildiği düzeni hedef alıyoruz.”
Çakıcı, “Bizim diğerlerinden farkımız, bugün söylediklerimizin geçmişte yaptıklarımızla çelişmemesidir. Halktan güven isteyen herkes, önce kendi siyasi geçmişinin hesabını vermeye hazır olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“TKP’DEN TDP’YE AYNI DEĞERLERİ SAVUNDUK”
TKP’den TDP’ye uzanan toplumcu siyasal geleneğin günübirlik çıkarlar üzerine değil; demokrasi, sosyal adalet, barış ve Kıbrıs Türk toplumunun kendi iradesine sahip çıkması üzerine kurulduğunu belirten Çakıcı, şunları söyledi:
“Bu siyasi gelenek yaklaşık yarım asırdır emeği, sosyal adaleti, demokrasiyi ve toplumun kendi kendini yönetme hakkını savunuyor. Zaman zaman Meclis dışında kaldık, zaman zaman ağır bedeller ödedik; fakat güç kimdeyse ona göre yön değiştirmedik. İnandığımız değerleri seçimden seçime değil, her dönemde savunduk.”






