KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, son dönemde KKTC’de düzenlenmesi planlanan uluslararası etkinliklere yönelik girişimlere tepki göstererek, Kıbrıslı Türkleri dünyadan tecrit etmeye yönelik siyasetin çözüm üretmeyeceğini savundu.
Maviş, Girne’de düzenlenmesi planlanan NEXUS Müzik Festivali ile çocuklara yönelik Barcelona futbol kampının iptal edildiğini belirterek, Zamna Festivali, halk dansları etkinlikleri, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki yeri ve yabancı siyasetçilerin Kıbrıslı Türklerle temaslarının da hedef alındığını kaydetti.
“MESELE YALNIZCA ELAM’IN AÇIKLAMALARINDAN İBARET DEĞİL”
ELAM’ın söz konusu yaklaşımı “Hoşgörü bitti” sözleriyle ortaya koyduğunu ve iptalleri “zafer” olarak sunduğunu belirten Maviş, meselenin yalnızca ELAM’ın tutumuyla sınırlı olmadığını savundu.
Maviş, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diplomatik olanakları, Kıbrıs Futbol Federasyonu, Avrupa Parlamentosu’ndaki bazı temsilciler ve farklı siyasi çevrelerin de bu girişimlerde rol aldığını ileri sürerek, aşırı sağın tecrit siyasetinin ana akım siyaset ve devlet kurumlarının uygulamasına dönüştüğünü iddia etti.
“MÜZİĞİN, SANATIN VE SPORUN ENGELLENMESİNDEN ZAFER ÇIKMAZ”
Uluslararası etkinliklerin KKTC’nin tanınmasıyla eş tutulamayacağını ifade eden Maviş, yabancı bir sanatçının Girne’de konser vermesinin, bir futbol akademisinin Kıbrıslı Türk çocuklarla buluşmasının veya bir üniversitenin dünya sıralamalarında yer almasının diplomatik tanıma anlamına gelmediğini kaydetti.
Maviş, “Müziğin, sanatın, kültürün ve çocukların spor yapmasının engellenmesinden bir zafer çıkmaz. Buradan çıkacak tek sonuç, toplumlar arasındaki güvensizliğin büyümesi ve Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün daha da derinleşmesidir” dedi.
“EŞİT ORTAKLIK DİĞER TOPLUMU GÖRÜNMEZ KILARAK KURULMAZ”
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki toplumun anayasal ortaklığı temelinde kurulduğunu belirten Maviş, Kıbrıslı Türklerin azınlık değil, devletin kurucu ortaklarından biri olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Rum siyasi liderliğini eleştiren Maviş, uluslararası gücün Kıbrıslı Türkleri dünyadan koparmak amacıyla kullanıldığını savundu.






