Girne Üniversitesine bağlı 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü ve öğrencileri KIBRIS’a konuşarak ileri yaşta öğrenmeye devam etme, sosyalleşme, üretken ve aktif bir yaşam sürme motivasyonlarını anlattı
“60 yaş üstü herkese kapımız açık”… 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesinde 2018 yılında 4 öğrenci varken, bugün bu sayı 140’a ulaştı. Girne Üniversitesi 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü ve Yürütücüsü Doç. Dr. Emete Toros, program içerisinde her şeyin gönüllülük esasına dayalı olduğunu kaydederek, “60 yaş üstü herkese kapımız açık.” mesajını verdi.
Candan MERT
Girne Üniversitesi 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesinde eğitim veren eğitmenler ve 60 yaş üstü öğrenciler, üniversitenin kendileri için taşıdığı anlamı KIBRIS’a anlattı.
Farklı yaş ve deneyimlerden bireyleri bir araya getiren üniversitede öğrenciler yeni bilgiler edinmenin, sosyalleşmenin ve üretmenin mutluluğunu yaşarken, eğitmenler ise ileri yaşta öğrenmenin ve aktif yaşamın önemine dikkat çekti.
Öğrenciler, emeklilik sonrası sosyal hayata yeniden dahil olduklarını, yeni dostluklar kurduklarını ve kendilerini geliştirmeye devam ettiklerini belirterek “Burada yeniden hayat bulduk.” dedi.
Toros: 140 öğrencimiz var
Girne Üniversitesi 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü ve Yürütücüsü Doç. Dr. Emete Toros, proje hakkında KIBRIS’a yaptığı açıklamasında üniversitenin insanların aktif bir yaşama ulaşması ve bu yaşamdan keyif alması için oluşan bir program olarak ortaya çıktığını söyledi.
Projenin 2016 yılında Akdeniz Üniversitesi bünyesinde başlatıldığını ve 2018 yılında Girne Üniversitesi çatısı altında sürdürüldüğünü kaydeden Toros, “Bunu başlattığımızda bir hayal gibiydi. İlk yıl bizim sadece 4 öğrencimiz vardı. Toplum içerisinde ‘60 yaş üzeri üniversite mi olur’ gibi önyargılar vardı ama ne mutlu bize ki o kalıplar yavaş yavaş kırıldı. Bu dönem 30 yeni aile bireyi aramıza katıldı ve güncel olarak toplamda 140 öğrencimiz var. Bu projenin bir parçası olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü insanların hayatlarının ne şekilde dönüştüğünü görebiliyorum.” ifadelerini kullandı.
“Her şey gönüllülük esasına dayalı”
Program içerisinde her şeyin gönüllülük esasına bağlı olduğunu söyleyen Toros, “Büyüyen bir aile olduğumuz için ön kayıtlarla aile bireylerimizin kaydını alıyoruz. Bu aileye uyumda bir sıkıntı çekmeyeceğinden emin olduğumuz aile bireyleriyle yolumuza devam ediyoruz.” dedi. Derslerin işleyişini de anlatan Doç. Dr. Toros, “Zorunlu derslerimiz var, bu derslerimiz pazartesi, salı ve çarşamba olmak üzere haftanın üç günü oluyor. Farklı branşlarda yaklaşık 20 tane seçmeli dersimiz var. Aynı zamanda programımızın hayatlara dokunduğuna inanan çok kıymetli hocalarımız da var ve hocalarımız sadece Girne Üniversitesi’nden değil, diğer üniversitelerden de bize destek olmak için gelen hocalardır. Arkeoloji, resim, mandala, felsefe derslerinin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Rumca gibi yabancı dil derslerimiz de var. Tüm bunlarla beraber bütünsel sağlık derslerimiz var.” ifadeleriyle program içerisindeki ders işleyişlerine değindi. Toros, bu derslerin 4 yıllık program içerisinde bulunduğunu kaydetti.
“Doktora programını da faaliyete geçireceğiz”
Doç. Dr. Emete Toros, lisans programının yanı sıra yüksek lisans programı olan ileri öğrenme ve araştırma programının da bulunduğunu belirterek “Akdeniz Üniversitesinde doktora programı da var, biz de bu programı faaliyete geçireceğiz ve güzel kalpleriyle bize destek olan herkesle bu yolu olabildiğince uzun bir şekilde yürümeye çalışacağız.” dedi.
Üniversite öğrencilerinin aile bireylerinin kendilerinde yaşanan olumlu değişimi fark ettiklerini kaydeden Toros, “İnsanlar burada iyi şeylerin yapıldığını görüyor. Edebiyat dergimizin üçüncü yılındayız, resim sergilerimizin yanında mandala sergisini de ekledik. Çevre, geri dönüşüm, tiyatro, koro gibi birçok alanda aktif rol alıyoruz” ifadelerini kullandı. Toros, üniversite bünyesinde aynı zamanda Tiyatro Kulübü, Edebiyat Kulübü, Çevre Kulübü, Spor Kulübü ve Gezi Kulübü olmak üzere beş kulübün olduğunu dile getirdi.
Toros, sözlerini, “Siz hayal edin, biz de o hayallere sizlerle birlikte ulaşmaya çalışalım. İnsanlar buraya alışıncaya kadar bir bakıyor ki aslında bir hayalleri ve burada bu hayallerin gerçekleşebileceği ortam varmış. Bunun için hayallerini gerçekleştirmek için üniversitemize gelsinler.” ifadeleriyle tamamladı.
Gökhan: Benim için güzel bir deneyim
Üniversite eğitmenlerinden Türk Müziği Sanatçısı ve Koro Şefi Bahar Gökhan, 60+ Tazelenme Üniversitesi bünyesinde koro çalışmalarına katıldığını ve koronun eğitmenliğini yaptığını aktardı.
Bu programda eğitim vermenin kendisi için güzel bir deneyim olduğunu kaydeden Gökhan, “Halihazırda şu an yönettiğim koroların dışında buradaki öğrencilerimin yaş olarak belki de en genç hissiyatını verdiklerini söyleyebilirim. Ruhlarıyla, görüntüleriyle, sevgileriyle o kadar engin ve güzel bir sıcaklıkla kucakladılar ki… Kepez’deki festival için çalışmalara hızlı bir giriş yapmak zorunda kaldık. Ancak buna rağmen neticelerini çok güzel alıyoruz. Onlarla çalışma yapmak büyük bir keyif çünkü her şeyden önce çok meraklılar… Oldukça mutluyum ve inşallah çok daha güzel şeyler yapacağız.” ifadeleriyle programa ilişkin düşüncelerini KIBRIS ile paylaştı.

Uzun: Öğrenciler çok iyi dinliyor
Üniversite eğitmenlerinden Uzman Sağlık Eğitmeni Filiz Uzun ise, uzun yıllardır üniversitelerde sağlık eğitimleri verdiğini aktararak 60+ Tazelenme Üniversitesinde eğitim vermenin kendisi için keyifli ve güzel bir deneyim olduğunu kaydetti.
İlk yardım dersleri üzerine eğitim verdiğini dile getiren Uzun, “Benim için bir yandan da ilginç çünkü hiç bu kadar büyük bir yaş grubuna eğitim vermemiştim. Çok iyi dinliyorlar, çok iyi sorular soruyorlar. Çok keyifli geçiyor benim için.” dedi.

Ergün: Bizim aradığımız ‘değerli hissetmek’
Üniversite öğrencilerinden 85 yaşındaki Mahide Ergün, 4 senedir üniversitenin öğrencisi olduğunu ve üniversitenin Tiyatro Kulübü Başkanı olarak görev yaptığını söyledi.
Eski dönemlerde 60 yaşın ‘yaşlı’ kategorisinde sınıflandırıldığını ancak günümüzde bu yaşın ‘orta yaş’ olduğunu dile getiren Ergün, “Emekli olduktan sonra bizler bomboş kalıyoruz. Ya çocukların işlerini hallediyor ya torun bakıyoruz. Ama kendimize özel bir hayatımız olmuyor. Kimse saygıda kusur etmiyor ama emekli olduktan sonra bizim aradığımız şey değer verilmektir. Ben bu yüzden buradayım.” dedi.
İnsanın düşüncelerine, davranışlarına, isteklerine değer verilmesinin özellikle belirli bir yaştan sonra çok önemli olduğunu vurgulayan Ergün, “Gençlik hayatımızda bir sürü yapmak isteyip de yapamadığımız şeyler var. Çocuklardan ve iş hayatından sıyrılıp kendi isteklerimize yönelemediğimiz bir gençlik yaşadık. 60 yaşından sonra aslında bir özgürlük yaşamak istiyoruz. Yaş 60’a gelince, ‘işi bitmiş, bir kenarda otursun’ diye bakıyorlar. Benim hayatım çok hareketli olduğu için emekli olup evde oturmak beni son derece rahatsız ediyordu. 60 yılın birikimini hiç kimseye aktaramıyordum.” ifadelerini kullandı.

“Vücudum da beynim de işlevsellik kazandı”
Üniversiteye geliş zamanını da anlatan Mahide Ergün, “Sonra bir şekilde arkadaşım aracılığıyla Emete Hocaya ulaştım. Üst yaş sınırının olmadığını öğrendiğimde geldim ve kaydoldum. Burada hakikaten değer gördüm. Kendi branşımızda, kendi ilgi alanlarımızda burada performans sergiliyoruz. Emete hocamız sağ olsun ‘Aman yaşlılar, yorulmasınlar’ demiyor, enerjimizi ve bilgimizi sonuna kadar zorluyor. Belki de üniversitenin en sevdiğim taraflarından biri bu çünkü biz bunu yapmak istiyoruz. Ben 85 yaşındayım ve tam çökme anıma yaklaştığım sırada bu okulu keşfettim ve yeniden gençleştim. Buraya dört sene önce ilk geldiğimde merdivenleri zor çıkıyordum, şimdi koşa koşa çıkıyorum. Bu üniversite ile hem vücudum hem beynim işlevsellik kazandı.” ifadelerini kullandı.
Yaşlıları değerli hissettirmenin önemine de vurgu yapan Ergün, “Yalnızca hürmet etmek yetmiyor. Eskiden ‘aman otursun, biz ona çayını, yemeğini getirelim’ denirdi ama aslında tam tersinin olması gerekiyor. 60 yaş üstündekiler yemeğini de yapacak, çayını da yapacak. Hareketsiz bir şekilde saatlerce oturmayacak. Bu arada bir şekilde beynini de kullanacak. Bu okul bize bunları kazandırdı” ifadeleriyle 60+ Tazelenme Üniversitesinin kendi bedenlerine de beyinlerine de iyi geldiğini kaydetti.
Özgeçen: Bayrağı eşimden devraldım















