Bu raporlarda rakamları, belgeleri, eksikleri ve tespitleri, kısacası devlet yönetiminin resmini de görürsünüz.
Bugün önümüzde duran Hız Tespit Kamera Sisteminin Değişimine İlişkin Sayıştay Raporu da bana tam olarak bunu düşündürüyor.
***
Mesele yalnızca kameralar değil.
Mesele milyonlarca Euro'luk bir sistemin nasıl planlandığı, eski sistemin neden değiştirildiği, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, kayıtların ve envanterin nasıl tutulduğu, yeni sistemin neden bütün unsurlarıyla hazır olmadan devreye sokulduğu ve ortaya çıkan sorunların neden zamanında giderilmediğidir.
***
Raporda farklı dönemler için yüz milyonlarca TL'ye ulaşan tutarlardan ve kamu zararı oluşturabilecek bulgulardan söz ediliyor.
Bu rapor, ülkenin kaynaklarının nasıl yönetildiğinin sadece bir örneği...
Şunu da belirtmem gerekiyor, bir Sayıştay raporunda bulgu bulunması, herhangi bir kişinin otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez.
Hukuk devletinde bunun yolu bellidir.
İddialar araştırılır.
Belgeler incelenir.
Sorumluluklar ortaya konur.
İhmal, gecikme veya kusur varsa bunun hukuki karşılığı değerlendirilir.
Gerekirse soruşturma yapılır.
Ve nihai kararı mahkeme verir.
***
Yalnızca Sayıştay raporuna dayanarak herhangi bir kişi hakkında “suç işlemiştir” denilemez.






