Uluslararası sivil toplum kuruluşu Çevresel Araştırma Ajansı’nın (EIA) The Guardian için analiz ettiği verilere göre, 13 Britanya şirketi Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 arasında Adana’daki Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesine toplam 52 bin ton evsel ve süpermarket kaynaklı plastik atık gönderdi. Bölgede yapılan yeni bir araştırma ise su kaynaklarında yüksek düzeyde mikroplastik ve plastik atık bulunduğunu ortaya koydu.
EIA’nın verilerine göre, söz konusu dönemde Adana’ya plastik atık taşıyan 545 sevkiyat gerçekleştirildi. The Guardian’la paylaşılan araştırmada, Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesinin bitişiğindeki su yolu da dâhil olmak üzere kentteki çeşitli su kaynaklarında yüksek miktarda plastik kirliliği tespit edildi.
Bölge sakinleri, geri dönüştürülemeyen plastiklerin bırakıldığı alanlarda çıkan yangınların mahallelerin ve tarım arazilerinin üzerine zehirli duman yaydığını anlattı.
The Guardian’a konuşan Ayhan isimli bir çiftçi, seralarda kullanılan brandaların, tesislerden yükselen duman nedeniyle siyah bir tabakayla kaplandığını söyledi. Ayhan, “Her yıl seraların brandalarını kuruyoruz. Söktüğümüzde ise bu tesislerden çıkan dumanların oluşturduğu siyah tabaka nedeniyle yüzeylerini temizlemek zorunda kalıyoruz” dedi.
Ocak ayında şiddetli yağışın ardından kanal suyunun tarlasına taştığını belirten Ayhan, 7 hektarlık ekili alanının zarar gördüğünü söyledi.
Ayhan, “Yeniden ekim yapmak zorunda kaldık. Ama ne yapabiliriz? Hiçbir şey. Şikâyette bulunabileceğimiz bir yer yok, kimsenin umurunda değil” ifadelerini kullandı.
ÇİN’İN YASAK KARARININ ARDINDAN TÜRKİYE ÖNE ÇIKTI
Çin’in 2018’de plastik atık ithalatını yasaklamasının ardından Türkiye, Avrupa Birliği ve Britanya’dan gönderilen plastik atıkların başlıca varış noktalarından biri hâline geldi.
Türkiye’nin plastik atık ithalatının yaklaşık yüzde 60’ını alan Adana’da yoğunluğun yerel işleme altyapısının kapasitesini aştığı belirtiliyor. Çevre örgütleri ile gazetecilerin araştırmalarına göre bu durum, atıkların yasa dışı biçimde doğaya bırakılması ve yakılması gibi uygulamaların yaygınlaşmasına yol açtı.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nde görev yapan ve bölgedeki kirliliği izleyen deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu, geri dönüşüm tesislerinin büyük bölümünün atık sularını tarımsal sulamada kullanılan kanal ve kanaletlere doğrudan boşalttığını söyledi.




