Kanal T'de Aytuğ Türkkan'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk olan Akademisyen İlhan Bora, KKTC ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kamu maliyesindeki borçlanmadan inşaat sektöründeki daralmaya, yabancı yatırımcıların ülkeden uzaklaşmasından siyasi partilerin ekonomi politikalarına kadar birçok başlığa değinen Bora, mevcut ekonomik anlayışın değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
KKTC'nin ciddi bir ekonomik darboğazdan geçtiğini savunan Bora, özellikle son dönemde uygulanan politikaların ekonomik faaliyetleri yavaşlattığını ve devletin gelir kaynaklarını olumsuz etkilediğini belirtti.
"Türkiye'ye bağlı ve bağımlı bir ekonomi yürüttük"
KKTC'nin bugüne kadar belirli bir ekonomik vizyon çerçevesinde yönetilmediğini ileri süren Bora, ülke ekonomisinin büyük ölçüde Türkiye'ye endeksli bir yapıda şekillendiğini ifade etti.
Bora, mevcut ekonomik anlayışı şu sözlerle eleştirdi:
"Bu devletin hiçbir zaman belli bir ekonomik modeli, belli bir vizyona oturtulmuş bir modeli olmadı. Hep genelde biz Türkiye'ye bağlı, bağımlı, endeksli bir ekonomi yürüttük."
Kamu maliyesinin borçlanma ihtiyacını ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlamanın önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiren Bora, gelirlerde yaşanan düşüşün arkasında inşaat, ticaret ve muhaceret alanlarında alınan kararların da bulunduğunu savundu.
İnşaat sektöründeki daralmaya sert eleştiri
İnşaat sektöründe yaşanan sorunlara ayrı bir parantez açan Bora, daralmanın yalnızca dış kaynaklı gelişmelerle açıklanamayacağını söyledi.
Yabancıların taşınmaz mal edinmesine yönelik düzenlemeler ve muhaceret politikalarının yatırım ortamını olumsuz etkilediğini ileri süren Bora, Güney Kıbrıs kaynaklı hukuki girişimlerin de sektördeki sorunları derinleştirdiğini belirtti.
Yabancı yatırımcıların uzaklaşmasının yalnızca inşaat şirketlerini değil, tapu harçları ve gayrimenkul işlemleri üzerinden gelir elde eden kamu maliyesini de etkilediğini ifade eden Bora, hükümetin politikalarını şu sözlerle eleştirdi:
"Bizim devletin, iktidarın yanlış politikaları... Kendi ayağımıza kurşun sıktık orada."
KKTC için serbest bölge modeli önerisi
Ekonomik darboğazdan çıkış için yapısal değişimin zorunlu olduğunu savunan Bora, KKTC'nin serbest bölge veya özel ekonomik bölge modeline yönelmesi gerektiğini söyledi.
Bu önerinin geçmişinin 1980'li yıllara uzandığını hatırlatan Bora, Mağusa Serbest Bölgesi'nin kuruluş döneminde önemli bir ekonomik cazibe merkezi olduğunu ancak zaman içerisinde rekabet avantajını kaybettiğini anlattı.
Dubai, Katar ve Türkiye gibi ülkelerin yatırımcılara sunduğu alternatiflere dikkat çeken Bora, KKTC'nin mevcut koşullarla uluslararası yatırım rekabetinde geride kaldığını savundu.
Serbest bölge modelinin ürün fiyatlarını düşürebileceğini, alışveriş turizmini canlandırabileceğini ve ekonomik hareketlilik yaratabileceğini belirten Bora, vergi indirimlerinin mutlaka kamu gelirlerinde azalmaya neden olacağı görüşüne de karşı çıktı.
Modelin aşamalı şekilde uygulanmasını öneren Bora, "Bir anda her şeyi radikal bir şekilde sıfırlamıyorsunuz. Bunu adım adım politikalarla, tarifeleri ve vergileri düşürerek, gelir artışını görerek yapmak mümkündür" dedi.
Erhürman'a çağrı: Daha proaktif olmalı
Güney Kıbrıs'ın KKTC'deki taşınmaz mallarla bağlantılı hukuki girişimlerini de değerlendiren Bora, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın bu konuda daha etkin bir diplomatik tutum sergilemesi gerektiğini savundu.
Taşınmaz mallara ilişkin hukuki süreçlerin yabancı yatırımcı üzerinde baskı yarattığını ileri süren Bora, konunun liderler arasındaki görüşmelerde öncelikli gündem maddelerinden biri olması gerektiğini belirtti.






