Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 17’nci Boğaziçi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Güney Kıbrıs’ın son dönemde geliştirdiği askeri işbirliklerini gündeme taşıdı.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail, ABD ve Fransa ile askeri anlaşmalar imzaladığını belirten Erhürman, bu anlaşmaların yalnızca Güney’i değil bütün Kıbrıs adasını ilgilendirecek sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Erhürman, Kıbrıslı Türklerin adanın iki eşit kurucu ortağından biri olduğunu vurgulayarak, Kıbrıslı Türklerin iradesi olmadan bütün ada adına askeri anlaşmalar yapılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“KIBRISLI TÜRKLERİN İRADESİ YOK”
Erhürman, Güney Kıbrıs yönetiminin yaptığı askeri anlaşmaları eleştirirken şu ifadeleri kullandı:
“Güney Kıbrıs Rum yönetimi aslında bizi de temsil eder, tırnak içinde bir biçimde, çeşitli askeri anlaşmalar imzalıyor. İsrail’le askeri anlaşma imzalıyor, Amerika Birleşik Devletleri’yle imzalıyor, Fransa’yla imzalıyor ve bütün Kıbrıs adasını esas alacak şekilde imzalıyor. Ama Kıbrıs Adası’nın iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıslı Türklerin iradesi olmaksızın bunu yapıyor.”
Erhürman, bu durumun yalnızca siyasi ve hukuki bir sorun yaratmadığını, Kıbrıslı Türkleri doğrudan güvenlik riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
“FÜZE YEŞİL HATTA DURMAZ”
İran-İsrail gerilimini örnek gösteren Erhürman, Kıbrıs’ın bölgesel çatışmaların içine çekilmesi halinde ortaya çıkabilecek tehlikeye dikkat çekti.
Erhürman, Kıbrıs’a füze düşmesi ihtimalini hatırlatarak, adanın güvenliğinin kuzey-güney şeklinde ayrılamayacağını vurguladı.
“Bir füze Kıbrıs’a düşerken Yeşil Hat’ın üzerine geldiğinde, bu taraf Türk tarafıymış, ben Güney Rum tarafına düşeyim demeyecekti elbette.”
Erhürman, Güney’in yaptığı askeri anlaşmaların Kıbrıs Türk tarafının hiçbir iradesi olmamasına rağmen Kıbrıslı Türkleri de risk altına soktuğunu söyledi.
“BÜYÜK ABİLERİ ARKANIZA ALARAK DENGE KURAMAZSINIZ”
Erhürman, Güney Kıbrıs’ın askeri işbirliklerinin arkasında Türkiye’ye karşı bir denge oluşturma arayışı bulunduğunu savundu.
Kıbrıslı Rumlara seslenen Erhürman şöyle konuştu:
“Siz bu anlaşmaları Türkiye Cumhuriyeti’yle askeri denge oluşturmak amacıyla imzalıyorsunuz. Tabiri caizse, büyük abileri arkanıza aldığınız zaman ancak bu dengeyi kurabileceğinizi düşünüyorsunuz.”
Erhürman ardından konuşmasının en dikkat çekici mesajlarından birini verdi:
“Büyük abiler oraya gelse de bu çaba nafile bir çabadır. Türkiye Cumhuriyeti ile askeri güç dengesi kuramazsınız, kuramayacaksınız.”
“BÜYÜK GÜÇLER ARKANIZDA DURMAZ, ÖNÜNÜZE GEÇER”
Erhürman, büyük devletlerle kurulan askeri ilişkilerin Güney Kıbrıs açısından da risk taşıdığı görüşünü dile getirdi.
“Unutmayın ki bu büyük abiler bir coğrafyaya geldiler mi, arkada duracaklarını zannedersiniz ama hiç de arkada durmazlar, önünüze geçerler. Siz arkaya düşersiniz.”
Erhürman, bu nedenle Güney’in izlediği politikanın hem hukuka hem de kendi amaçlarına aykırı olduğunu savundu.
“Boşu boşuna bu güç ilişkilerinin içerisinde adayı güvenlik açısından tekrar riske atan adımlar bunlar” dedi.
BM VE AB’YE DE ELEŞTİRİ
Erhürman, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin bir yandan Kıbrıs sorununda çözüm çağrısı yaparken diğer yandan adadaki askeri gerilimi artırabilecek gelişmeler karşısında yeterince ses çıkarmadığını söyledi.
Erhürman, “Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği hadi bir an önce çözüm diyor da bu yapılan davranışların hepsinin bizi çözüme yaklaştırmak yerine çözümden uzaklaştıran davranışlar olduğu konusunda maalesef çok da sesini çıkardığını duymuyoruz” ifadelerini kullandı.
AB’YE GREAT SEA INTERCONNECTOR ELEŞTİRİSİ
Erhürman konuşmasında Avrupa Birliği’nin enerji politikalarını da aynı “söylem-eylem çelişkisi” üzerinden eleştirdi.
İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan’ı deniz altından elektrik hattıyla birbirine bağlamayı öngören Great Sea Interconnector projesinin Avrupa Birliği tarafından mali olarak desteklendiğini hatırlatan Erhürman, buna karşılık Kıbrıs-Türkiye bağlantısının hem coğrafi hem ekonomik açıdan daha uygulanabilir olduğunu savundu.
Kıbrıs-Türkiye-Yunanistan arasında kurulacak enerji bağlantısının karşılıklı bağımlılık yaratabileceğini ve bunun Kıbrıs sorununda işbirliğini de teşvik edebileceğini belirten Erhürman, AB’nin mevcut tutumunda “tutarlılık görmenin mümkün olmadığını” söyledi.
“EŞİTLİK VE GÜVENLİK HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYİZ”
Erhürman konuşmasının sonunda, Kıbrıslı Türklerin güç ilişkilerinin belirlediği bir uluslararası düzeni kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Kıbrıs Türk halkının adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğunu belirten Erhürman, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Kıbrıslı Türkler ne eşitlik haklarından vazgeçerler, ne güvenlik haklarından vazgeçerler, ne de adanın tamamı üzerindeki eşit haklarından vazgeçerler. Kimsenin böyle bir beklentisi olmasın.”
Erhürman, “Dünyada ne dönüşürse dönüşsün, dünya döndükçe Kıbrıslı Türkler geçmişte vardılar, bugün de vardırlar, bundan sonra da hep var olacaklar” dedi.
Boğaziçi Zirvesi I Erhürman’dan Güney’e mesaj: “Türkiye ile askeri güç dengesi kuramazsınız”