Lefkoşa 23°USD49,02 ₺▲EUR55,71 ₺▲GBP65,16 ₺▲GRAM ALTIN6.584,32 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Bir kuyudan göğe bakmak

Türkiye’de bir süredir “stadyum” furyası var.Eskiler yıkılıyor.Yenileri yapılıyor.Devasa yapılar...Milyarlar...Yatırım mı?Elbette!Ama...

2 dakika okumaHaber: Cenk Mutluyakalı
Paylaş
Bir kuyudan göğe bakmak

Eskiler yıkılıyor.
Yenileri yapılıyor.
Devasa yapılar...
Milyarlar...

Yatırım mı?
Elbette!

Ama “tesadüf” bu ya, o milyarlık işlerin çevresinde hep tanıdık ilişkiler, tanıdık isimler...

Geçen yıl Kahramanmaraş’ın 1 milyar 633 milyon liralık stadyum ihalesini, TOKİ eski Başkan Yardımcısı ve AKP’li belediye başkanının damadının şirketi aldı.

Dün bir yenisini okudum.
İnegöl’e yeni stadyum yapılıyor.

İhale bedeli 1 milyar 258 milyon lira.

İhale, özel pazarlık usulüyle AKP’den milletvekili aday adayı olmuş bir isme veriliyor.

Daha çarpıcısı var.

İlgili şirket, 6 Şubat depremlerinde Hatay’da dört insanın yaşamını yitirdiği Asel Apartmanı davasının sanıkları arasında.

***
Bu “ihale düzeni”nin Kıbrıs’a yansımalarını da biliyoruz.

İşin ucunda “yavruvatan” var ya...
“Etle tırnak” var...
“Anavatanın yatırımları” var...

Sorular çoğu zaman geride kalıyor.

Kim yapıyor?
Nasıl seçiliyor?
Yerel ekonomi bundan ne kadar pay alıyor?
Kıbrıslı Türk müteahhit neden çoğu zaman taşeronluğa razı oluyor?

Türkiye’de ise Kıbrıs zaten ana akım medyanın gündeminde neredeyse yok.

Olsa da çoğunlukla hamaset var.

***
Bir başka Türkiye fotoğrafı...
Komedyen Deniz Göktaş.

Sahnede söyledikleri nedeniyle tutuklandı.

Tam 88 gün...
Kamuoyunda “kuyu tipi” denilen yüksek güvenlikli cezaevinde kaldı.

İlk kez hâkim karşısına çıktığında şöyle anlattı:
20–35 yaş arasındaki insanları üçe ayırıyordu.

Yurt dışına taşınanlar...
Taşınmaya çalışanlar...
Bir de Türkiye’de yalnız kalmamak için onları vazgeçirmeye çalışanlar...

Kendisini üçüncü gruba koydu.
“Bütün yakın arkadaşlarım Türkiye’de bir gelecek görmedikleri için göçtüler” dedi.

88 gün sonra tahliye edildi.
Düşünsenize...
Komedi yapıyorsunuz.
Sonra bir kuyudan bakıyorsunuz göğe...

***
Türkiye’den Kıbrıs’a yerleşen insanlardan çok duydum:
“Biz oradan kaçtık, burayı da kaçtığımız yere çevirmek istiyorlar.”


Hiç abartmıyorum.
Bu yakarmayı defalarca duydum.
Çünkü mesele Türkiye değil aslında.

Türkiye’nin insanları hiç değil.
Mesele bir yönetim anlayışı...

Kamu kaynaklarının nasıl dağıtıldığı...
İhalenin kime verildiği...
Eleştiriye ne kadar tahammül edildiği...
Mizahın ne kadar özgür olduğu...
İnsanın geleceğine ne kadar güvenebildiği...
Yaşam değerleri…

***
Henüz şaka yapmak yasak değil burada.

Henüz bir komedyen sahneden alınıp “kuyu tipi” hücreye konulmuyor.

Öyle olmasın da zaten.

Belki tam da bu nedenle Türkiye kökenli pek çok insanın da buradaki siyasetle, demokrasiyle, hukukla, kurumlarla ilgili kaygıları var.

Çünkü “Türkiye” diyerek yapılan her şey Türkiye değil.
“Anavatan” diyerek savunulan her düzen Türkiye’nin insanlarının çıkarına da değil.

Bazen o büyük sözlerin arkasında küçücük bir çevrenin çıkarı vardır.

Milyarlık bir ihale vardır.
Bir damat vardır.
Bir müteahhit vardır.
Bir taşeron vardır.
Bir de...

Bir kuyunun dibinden gökyüzüne bakan gençler…

Bu yazı toplam 29 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler