A+
A-
İki Toplumlu Müzik ve Folklor Derneği dansçısı Oben Kaya, Pile Barış Festivali’nde iki toplumlu halk dansları gösterisinin ardından yaşananları değerlendirdi. Gösterinin finalinde Kıbrıslı Türk ve Rum liderler ile davetlilerin el ele tutuşarak dillirga dansına katılmasının kendisini derinden etkilediğini belirten Kaya, “O 2-3 dakika boyunca herkes sadece Kıbrıslıydı” dedi.
Oben Kaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 17 Ekim’de düzenlenen Pile Barış Festivali’nde derneklerinin gerçekleştirdiği performansın, iki toplumun ortak geleceği açısından kültür ve sanatın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Beş yıldır iki toplumlu bir müzik ve folklor derneğinde halk dansları yaptığını belirten Kaya, derneğin 16 yıldır büyük özverilerle faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti. Derneğin folklor ve kültür sanatın ötesinde bir misyon üstlendiğini vurgulayan Kaya, festivaldeki gösterinin bu misyonun hayati önemini hem Kıbrıslılara hem de toplumların yönetimlerine gösterdiğini belirtti.
“Havadaki enerji bir anda değişti”
Gösteri öncesinde festival alanında mesafeli, resmî ve siyasi bir atmosferin hâkim olduğunu gözlemlediğini aktaran Kaya, iki toplumlu halk dansları ekibinin sahneye çıkmasıyla birlikte havanın değiştiğini ifade etti.
Kaya, gösteri sırasında yüzlerdeki gülümsemelerin ve alkışlardaki samimiyetin giderek arttığını belirterek, gecenin finalinde yaşananların uzun süre hafızalardan silinmeyeceğini kaydetti.
Ekibin her performansın sonunda geleneksel olarak halkı dansa davet ederek oynadığı dillirga dansının bu kez farklı bir şekilde gerçekleştiğini anlatan Kaya, karşılarında iki cumhurbaşkanı, milletvekilleri, muhalefet parti başkanları, Birleşmiş Milletler Barış Gücü yöneticileri ve ulusal ve uluslararası basın mensuplarının bulunduğunu belirtti.
Dillirga müziğinin çalmaya başlamasıyla dansçıların ellerini bu kez protokoldeki isimlere uzattığını ifade eden Kaya, hiçbir liderin bu daveti geri çevirmediğini ve Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların el ele tutuşarak dans ettiğini kaydetti.
Kaya, o anları şu sözlerle anlattı:
“Hiçbir lider bizi geri çevirmedi. Kıbrıslı Türk'ü, Rum'u el ele tutuştu ve tek bir yürek oldu. Belki de Kıbrıs adasının hellimden sonra en büyük ortak kültür öğesi olan dillirga müziği eşliğinde dans ettik.”






