Azgın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın geçmişte kullandığı “Rumlar nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek istiyorlar” sözünü hatırlatarak, bu ifadenin Kıbrıs Türk toplumunda farklı şekillerde değerlendirildiğini belirtti.
Talat’ın sözünü yaklaşık 2005 yılında söylediğini ifade eden Azgın, söz konusu ifadeye yönelik üç farklı yaklaşım bulunduğunu kaydetti.
Azgın, iki devletçi kesimin Talat’ın sözlerini, “Talat hem böyle diyor hem de Rumlarla federasyon için dövünüyor; bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” şeklinde eleştirdiğini belirtti.
Merkeze yakın kesimlerin ise Talat’ın yaşananları ifade ettiğini ve federasyon tezi üzerinden Kıbrıs Türk toplumuna açılım yapmaya çalıştığını düşündüğünü aktaran Azgın, merkez solu reddeden kesimin de Talat’ı “koltuğa oturunca Denktaşlaştı” ve “barış politikası yapacağına Rumları düşmanlaştırıyor” şeklinde eleştirdiğini ifade etti.
Bu üç farklı değerlendirmenin de kendi içinde bir mantığı bulunduğunu belirten Azgın, ancak tarihsel olguların net olduğunu savundu.
"KIBRISLI TÜRKLER GETTOLARA KAPANDI"
Azgın, ENOSİS-Taksim çatışmasının, anavatanların karşı karşıya gelmemesi amacıyla 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sonuçlandığını belirtti.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni en başından itibaren bir basamak olarak gören Başpiskopos Makarios’un, 1963 yılında Kıbrıslı Türkleri yasalara aykırı şekilde azınlık konumuna itmeye çalıştığını ileri süren Azgın, “Burada Türk tarafı (Türkiye ve Kıbrıslı Türkler) resmen ‘bile bile lades’ oldu!” ifadelerini kullandı.
Azınlık olmayı reddeden Kıbrıslı Türklerin gettolara kapandığını belirten Azgın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “etkin kontrolü altında olmayan” bölgelerde yaşayan Kıbrıslı Türklere 1964-1968 yılları arasında ağır ekonomik ambargo ve abluka uygulandığını, bununla Kıbrıslı Türklerin direncinin kırılmaya çalışıldığını savundu.
Azgın, bu dönemin de Rum siyasi liderliğinin Kıbrıslı Türklere yönelik “nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek istiyorlar” şeklindeki yaklaşımının bir örneği olduğunu ileri sürdü.
Makarios’un, Türkiye’nin 1967 müdahalesinin ardından 1968 yılına kadar uygulanan ekonomik ablukayı hafiflettiğini belirten Azgın, bunun ablukayı kaldırma isteğinden değil, Türkiye’nin müdahalesinin yakın olduğunun ABD tarafından Rum tarafına aktarılmasından kaynaklandığını savundu.
"1974 SONRASINDA DA İZOLASYON POLİTİKASI UYGULANDI"
Azgın, 1974 yılına kadar Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “etkin kontrolü altında olan bölgelerin” adanın yüzde 97’sini oluşturduğunu belirtti.






