UBP TABANI SEÇİM SANDIKLARI KURULDUĞUNDA KENDİ İÇİNDE DOĞRU BİR KARAR VEREREK BU GÜNLERİ YAŞATANLARA CEZA KESECEKTİR…
BAZI VEKİLLERİN BU TABLODA ADAYLIKTAN ÇEKİLMESİ GÜNDEMDE… BUGÜN DE UBP GENEL MERKEZİNE HUZUR YOK… SENELERCE HER HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSANLAR ADAY SIRALAMASINDA BİR AYDINLANMA YAŞADI; İYİ Mİ?
Ortada bir sorun, güvensizlik, protesto ya da belirsizlik varsa bunun sorumlusu elbette Ulusal Birlik Partisi’dir. Tarihinde ilk kez çağdaş bir seçim yaşayan iktidar partisi, son iki günde yaşadıklarıyla onlarca yıl unutulmayacak, izi silinmeyecek bir süreç geçirdi.
Her şeyden önce, oluşturduğunuz divan herkese güven vermeli. Divan başkanı da yardımcıları da söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmayan bir tutum sergiledi. İtirazların başladığı andan itibaren kontrolü kaybetti. Sandıklardaki oyların sayılacağını söylediler… Yapamadılar.
Mesela, oy kullanan vatandaşlardan imza alınmaması başlı başına bir skandal ve yanlış. Şu anda tartışılan birçok şaibenin ana nedeni de bu. Oy kullanmanın hemen ardından sistemin verdiği çıktıların sandıklara atılmadığını bilmelerine rağmen tedbir almamaları affedilir gibi değil.
KKTC’deki tüm seçimlerde basit bir kural var… Gizli oy… Açık sayım… Gizli oy ihlali, sistemin verdiği çıktılar sandığı atılmayarak ihlal edildi. Herkes oyunu yanına alarak dışarıya çıktı… Bu bile ciddi bir sorun. Açık sayıma hiç girmiyorum, sayacak bir şey kalmamıştı…
Dahası, sayım diye itiraz edenler de, kullanılan oyla sandıkta kalan çıktı sayısının birbirini tutmadığını herkesten iyi biliyor. Zira bir çoğu da dışarıda o çıktılar sayesinde operasyon yaptılar, hatta ödeme yapıldığı iddiaları dilden dile. Bir değil, iki çakallık..
Dijital seçimin sonuçları dijital sayılır. Bir güven ortamında herkes birbirini tebrik eder ve oradan ayrılır. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin aday belirleme kurultayında sonuçların açıklanmasıyla salonun boşalması arasında 15 dakikalık bir süre vardı. UBP’de salon 48 saatte boşalmadı…
Parti genel merkezi, geçtiğimiz başkanlık kurultayında yaşananların tekrarlanmaması adına daha güvenilir bir sistem olarak dijital oylamayı karara bağladı. Bir önceki başkanlık seçim kurultayında iddialar, deste deste pusulanın sandıklara atıldığı yönündeydi…
Dijital sistem son derece çağdaş. Tek bir oy bile yanmıyor. Sayımı kolay, sağlaması basit. Ancak bunun için bir güven ortamı gerekiyor. Yukarıda da dediğim gibi hem imza alınmamış hem de çıktıların dışarıya çıkarılmasına izin verilmiş. En büyük hata burada yapılmış.
İtiraz edenler oyların sayılmasını isteyince kızılca kıyamet koptu. Divan o noktada, “Kurultayımız bitmiştir. Sistemde herhangi bir sorun yoktur. İsteyenler yargıya başvurabilir.” deseydi, başka türlü tartışırdık. Ama Paşa da Ekşici de “Sayılacak.” dedi ve krize ara verdi.
Dün akşam ise yazılı bir açıklamayla kesin sonuçlar aynen açıklandı ve kurultaya nokta kondu. Neden? Çünkü organizasyon, sandıklardaki çıktı sayısıyla kullanılan dijital oy sayısının birbirini tutmayacağını biliyordu. Dahası, yönetmelik gereği sandık kâğıtlarının bir önemi yoktu.
Yaşanan bu tartışmaların ardından belli ki itirazı olan az sayıda isim süreci mahkemeye taşıyacak. Bugün adayların belirlenmesinin son günü. 30 Ekim'de listeler YSK'ya verilecek; 8 Kasım'da ise kesinleşen adaylar açıklanacak
Ulusal Birlik Partisi’nin tek sorunu itirazlar değil. Sıraları nedeniyle adaylıktan çekilmek isteyen milletvekilleri var. Divana güvensizlik şikâyeti yapmadılar ancak sıraları nedeniyle aday olmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorlar. Resmiye Canaltay ve Alişan Şan bu durumda.
Ne karar verirler bilmem ancak öyle görünüyor ki bugün de Ulusal Birlik Partisi adına oldukça uzun olacak. Açıklanan resmî listeyle Yüksek Seçim Kuruluna verilecek liste arasında farklar görebiliriz. Parti adına gerçekten son derece üzücü, problemli ve kötü izler taşıyan bir süreç…
Ancak yıllardır yaşananlara ses çıkarmayan, kabineye girip çıkan, bürokrat olmak için birbirini ezen, partinin gücünü kullanarak çıkar sağlamaya çalışan aynı çevreler, aday sıralaması üzerinden kavga ettiler, iyi mi? Kavga etmek için buldukları gerekçe, yaşadığımız sürecin de aynısı…
Herkesin başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gerekiyor. Bu hâle nasıl gelindi? Güvensizlik, adam kayırma, nepotizm, bencillik… En iyi öğretmen halktır. UBP tabanı da seçim sandıkları kurulduğunda kendi içinde doğru bir karar vererek bu günleri yaşatanlara ceza kesecektir.
DİĞER YAZILARI
- UBP'de yaşananlara şaşırmıyorum
- Kıbrıslı Türklerin eşitliği gözetilmeli; iki toplumun ortak çıkarları büyütülmeli...
- KKTC makanları tüp bebek merkezlerini uzaktan seyretmemeli
- Kıbrıslı Türklerin dünyayala kurmak istediği her bağ pazarlık konusu yapılıyor
- Partiler, başarılı insanları yalnızca seçim zamanı vitrine koyacak isimler gibi görmemeli
- Biz maaş ödemeyi başarı sayarken, gençlerimizi kaybediyoruz
- Siyaseti yine maaş ödemeye indirgedik
- Siyaset yapacak diye hem Türkiye Hem KKTC halkını incitti
- KKTC suçluların saklanacağı bir arka bahçe olamaz
- 67 aydır her ay enflasyon artıyor bu ülkede…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız