Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik ve sosyal hayatını, kurumlarını ve egemenlik haklarını hedef alan sistematik baskı ve engelleme girişimlerini şiddetle kınıyoruz.
Girne’de düzenlenmesi planlanan uluslararası müzik etkinliğine yönelik baskılar, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Sayın Mehmet Dana’nın yabancı diplomatik temsilcilerle gerçekleştireceği temasları engelleme girişimleri, Maraş, Mağusa ve Girne başta olmak üzere ülkemiz topraklarına yönelik talep ve tehditler ve son olarak Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden yürütülen siyasi baskılar, Rum Yönetimi’nin zihniyetinin değişmediğinin somut göstergeleridir.
Bunların bizleri haklarımızdan, egemenliğimizden ve devletimizden vazgeçireceğini düşünenler büyük bir gaflet içerisindedir.
Bu asla olmayacaktır.
BİR TARAFTAN DİYALOG, DİĞER TARAFTAN BASKI
Rum Yönetimi bir taraftan federasyondan, yeniden birleşmeden ve güven yaratmaktan söz ederken, diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının dünyayla temaslarını ve uluslararası etkinliklerini engellemeye, kurumlarımız üzerinde baskı kurmaya çalışmaktadır.
Dünyanın artık bu iki yüzlü tutumu görmesi gerekmektedir.
Uluslararası bir kültür ve müzik etkinliğini siyasi baskıyla engellemeye çalışmak, yabancı diplomatlarla temaslarımızın önüne geçmek ve Maraş, Mağusa ve Girne üzerinden tehditler savurmak güven yaratmaz, güveni yok eder.
Siz tüm bunları yapacaksınız, sonra da “güven, barış ve çözüm istiyoruz” diyeceksiniz.
Hadi oradan.
Kıbrıs Türk halkı bu samimiyetsizliği görebilecek kadar kendindedir.
KIBRIS TÜRK HALKININ DÜNYA İLE TEMASINI ENGELLEYEMEZSİNİZ
Hiç kimse Kıbrıs Türk halkına kiminle görüşeceğini, hangi ülkenin temsilcisiyle temas kuracağını veya kendi ülkesinde hangi uluslararası etkinliği düzenleyeceğini dikte ettiremez.
Bizim de tüm dünya halkları gibi dünyayla ilişki kurma ve kendimizi anlatma hakkımız vardır.
Kıbrıs Türk halkı tecridi, izolasyonları ve insanlık dışı uygulamaları kabul etmeyecek, devletine, haklarına ve egemenliğine sonuna kadar sahip çıkacaktır.
KKTC’NİN KURUMLARINA MÜDAHALE EDEMEZSİNİZ
Taşınmaz Mal Komisyonu konusunda yaşananlar da aynı anlayışın başka bir yansımasıdır.
TMK, Kıbrıs Türk tarafının uluslararası onayla oluşturduğu ve kendi kurumlarıyla işlettiği bir mekanizmadır. Bugün Güney Kıbrıs basınında dahi TMK’nın önemli bir başvuru mekanizması olduğunun tartışılması bunun açık göstergesidir.
Buna rağmen Rum Yönetimi’nin TMK’yı siyasi baskıyla etkisizleştirmeye çalışması kabul edilemez.






