Lefkoşa 22°USD49,58 ₺▲EUR55,82 ₺▲GBP66,48 ₺▲GRAM ALTIN6.615,34 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Barrack’tan kritik uyarı: “Türkiye ile İsrail savaş istemiyor ama bir kaza her şeyi değiştirebilir”

Bugün Kıbrıs ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Başkan Donald Trump’ın Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 2026 Küresel Güvenlik Forumu’nda Ortadoğu’daki savaşlar,…

5 dakika okumaHaber: Ayşemden Akın
Paylaş
Barrack’tan kritik uyarı: “Türkiye ile İsrail savaş istemiyor ama bir kaza her şeyi değiştirebilir”

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Başkan Donald Trump’ın Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 2026 Küresel Güvenlik Forumu’nda Ortadoğu’daki savaşlar, Türkiye-İsrail ilişkileri, Suriye, İran ve Yemen konusunda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Barrack’ın konuşmasının temel mesajlarından biri, ABD’nin Ortadoğu’daki geleneksel rolünü değiştirmekte olduğu oldu. Washington’ın artık bölgeyi “kontrol etmek” istemediğini söyleyen Barrack, bunun ABD’nin Ortadoğu’dan çekildiği anlamına gelmediğini belirtti.

Barrack, ABD’nin yaklaşık 80 yıldır küresel güvenliğin garantörü gibi hareket ettiğini ancak mevcut yönetimin bölge ülkelerine kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk yükleyen yeni bir yaklaşım benimsediğini söyledi. Bu değişimi “terk etmek değil, yeniden hizalanma” olarak tanımladı.

Barrack’a göre bölge ülkeleri de artık ABD’nin bütün sorunlarını çözemeyeceğini görmeye başladı. ABD’li diplomat, Ortadoğu ülkelerinin Washington’ın doğrudan müdahalesini beklemek yerine kendi aralarında yeni ittifaklar ve güvenlik mekanizmaları geliştirmesi gerektiğini savundu.

“İSRAİL TÜRKİYE İLE GERÇEK BİR SAVAŞA GİRMEYECEK KADAR AKILLI”
Konuşmanın Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü Türkiye ile İsrail arasında giderek sertleşen gerilim oldu.

Barrack, iki ülke arasında bilinçli şekilde başlatılacak bir savaşı olası görmediğini belirterek İsrail’in Türkiye ile gerçek bir çatışmaya girmek istemeyeceğini, Türkiye’nin de tehdit söylemlerine kapılmayacak kadar deneyimli olduğunu söyledi.

Türkiye ile İsrail’in 2000’li yılların başında yakın ilişkiler yürüttüğünü, ticaretin güçlü olduğunu ve iki ülkenin birbirleriyle önemli sorunlar yaşamadan çalışabildiğini hatırlatan Barrack, mevcut gerilimi büyük ölçüde siyasi atmosferle ilişkilendirdi.

Ancak Barrack’a göre asıl tehlike iki ülkenin bilinçli biçimde savaş kararı alması değil, askeri faaliyetler sırasında meydana gelebilecek “istenmeyen bir kaza.”

Barrack, İsrail’in Türkiye sınırına yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki bir hava üssüne yönelik operasyonunu buna örnek gösterdi. Operasyondan önce Ankara’nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, Türkiye’nin savaş uçaklarını hızla havalandırması halinde olayın çok farklı bir krize dönüşebileceğine dikkat çekti.

Bu ihtimali geçmişte Türkiye ile Rusya arasında yaşanan savaş uçağı krizine benzeten Barrack’ın mesajı, Suriye hava sahasındaki kontrolsüz askeri hareketliliğin Türkiye ve İsrail’i istemedikleri halde doğrudan karşı karşıya getirebileceği yönünde oldu.

İSRAİL’E SURIYE MESAJI: “ARTIK DURMA ZAMANI”
Barrack İsrail’in Suriye’de yürüttüğü askeri operasyonlara da açık biçimde karşı çıktı.

İsrail’in Suriye’deki faaliyetleri konusunda “Artık bunu durdurmanın zamanı geldi” diyen Barrack, bunun durdurulması için doğrudan ABD müdahalesinin gerekip gerekmediği konusunda ise kesin konuşmadı.

Barrack aynı zamanda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın İsrail ile anlaşmaya hazır olduğunu söyledi.

ABD’li temsilciye göre Şara yönetimi, İsrail ile ilişkilerde saldırmazlık anlaşmasını da içeren bir mutabakata varabilecek durumda. Barrack, böyle bir anlaşmanın mümkün olduğuna ilişkin iyimser olduğunu belirtti.

Şam yönetimi ise daha önce olası bir güvenlik anlaşmasının İsrail güçlerinin Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden sonra girdikleri bölgelerden çekilmesini ve 1974 ateşkes hatlarına dönmesini gerektirdiğini açıklamıştı.

Barrack, Şara yönetiminin ülkedeki geçiş sürecini ve Kürtlerin öncülüğündeki güçlerin devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik çabalarını da olumlu değerlendirdi. Bölgede silahlı aktörleri siyasi düzene dahil etmenin, onları tamamen ortadan kaldırmaya çalışmaktan daha sonuç alıcı olduğunu savundu.

“ABD 23 KEZ REJİM DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞTI”
Barrack’ın konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri de ABD’nin geçmiş Ortadoğu politikalarına yönelik eleştirisiydi.

ABD’nin geniş Ortadoğu coğrafyasında 23 rejim değiştirme girişiminde bulunduğunu söyleyen Barrack, askeri müdahalelerle hükümetleri veya liderleri değiştirme politikasının tekrar tekrar başarısız olduğunu kabul etti.

“Her müdahale edip kişiyi veya rejimi değiştirmeye çalıştığımızda bunun bir hata olduğu ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulunan Barrack, Afganistan, Irak ve Suriye gibi ülkelerdeki deneyimlerin Washington’a ders vermesi gerektiğini savundu.

Barrack’ın yaklaşımına göre ABD’nin yeni rolü bölgedeki ülkelerin yerine karar vermek veya rejim belirlemek değil; tarafları aynı masaya getirerek çözüm üretmelerine yardımcı olmak.

Bu yaklaşımı, tarafların silahlarını bir kenara bırakıp aynı masada konuşması gerektiği sözleriyle tarif eden Barrack, bölgesel sorunların çözümünün tek bir diplomatik toplantıyla mümkün olmadığını; sabır, sürekli temas ve diyaloğa ihtiyaç olduğunu söyledi.

İRAN SAVAŞI: “HATA MIYDI BİLMİYORUM”
Barrack, ABD ve İsrail’in İran’la yaşadığı savaşı da değerlendirdi.

ABD’nin savaşa girmesinin hata olup olmadığı sorusuna doğrudan “evet” veya “hayır” yanıtı vermeyen Barrack, “Hata olup olmadığını bilmiyorum” dedi ve ortaya çıkan durumu ağır olarak nitelendirdi.

Barrack, Trump’ı “sonsuz savaşlar istemeyen bir başkan” olarak tanımlarken Washington’ın İran’la barışçı bir anlaşmaya ulaşmayı istediğini söyledi.

ABD ile İran arasındaki temel sorunun ise karşılıklı güvensizlik olduğunu belirten Barrack, Katar, Umman ve Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabalarına dikkat çekti.

Olası bir anlaşmanın taraflardan birinin zaferi, diğerinin teslimiyeti gibi sunulmaması gerektiğini belirten Barrack, ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli şekilde açılması ve İran halkının üzerindeki ekonomik yükün azaltılması gibi adımların çözümün parçası olabileceğini savundu.

Barrack ayrıca İran’ın geleceğinin dışarıdan gerçekleştirilecek bir rejim değişikliğiyle değil, İran halkı tarafından belirlenmesi gerektiği mesajını verdi.

YEMEN: “ABD KARA HAREKATI ANLAMSIZ”
Barrack’ın gündemindeki bir diğer sıcak başlık Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasında yeniden tırmanan çatışmalar oldu.

Suudi Arabistan’ın “çok zor bir durumda” olduğunu söyleyen Barrack, Washington’ın Riyad’a lojistik destek sağladığını ancak ABD kara birliklerinin Yemen’e gönderilmesinin çözüm olmayacağını belirtti.

Barrack, geçmişteki askeri karşılıkların Husileri ortadan kaldırmayı başaramadığını belirterek ABD açısından yeni bir kara harekâtının “anlamsız göründüğünü” söyledi.

Bu noktada Barrack Türkiye’yi de doğrudan gündeme getirdi.

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında gelişen yeni savunma yapılanmalarının pratikte ne anlama geleceğini sorgulayan Barrack; böyle bir ittifakın Husilerle çatışma halinde Türkiye’nin Suudi Arabistan’la birlikte kara birlikleri göndermesi veya TB2 insansız hava araçları sağlaması anlamına gelip gelmeyeceğinin açıklığa kavuşması gerektiğini söyledi.

Barrack’a göre bölgedeki yeni güvenlik mimarisinin asıl sınavı da burada başlayacak: Ülkelerin imzaladığı savunma anlaşmalarının savaş durumunda ne ölçüde gerçek askeri yükümlülüğe dönüşeceği.

BARRACK’IN ANA MESAJI: ABD BÖLGEDEN ÇIKMIYOR AMA ESKİ ROLÜNÜ BIRAKIYOR
Barrack’ın Doha konuşmasının bütününe yayılan mesaj, Washington’ın Ortadoğu’dan tamamen çekilmek yerine doğrudan askeri müdahale ve rejim değiştirme siyasetinden uzaklaşmaya çalıştığı yönünde oldu.

ABD’nin artık her bölgesel sorunun çözümünü üstlenmeyeceğini belirten Barrack, Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır ve Körfez ülkeleri dahil bölgesel aktörlerin yeni güvenlik ortaklıkları kurmasının kaçınılmaz hale geldiğini savundu.

Türkiye ile İsrail arasında ise Barrack’ın verdiği mesaj iki parçalıydı: İki taraf da doğrudan savaş istemiyor; ancak Suriye’deki askeri hareketlilik ve koordinasyonsuz operasyonlar, hiç kimsenin planlamadığı bir çatışmayı tetikleyebilir.

Barrack’ın ifadesiyle bölge için asıl tehlike, planlanmış bir Türkiye-İsrail savaşından çok, “istenmeyen bir kazanın” kontrolden çıkması.

Barrack’tan kritik uyarı: “Türkiye ile İsrail savaş istemiyor ama bir kaza her şeyi değiştirebilir”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler