ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Başkan Donald Trump’ın Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 2026 Küresel Güvenlik Forumu’nda Ortadoğu’daki savaşlar, Türkiye-İsrail ilişkileri, Suriye, İran ve Yemen konusunda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Barrack’ın konuşmasının temel mesajlarından biri, ABD’nin Ortadoğu’daki geleneksel rolünü değiştirmekte olduğu oldu. Washington’ın artık bölgeyi “kontrol etmek” istemediğini söyleyen Barrack, bunun ABD’nin Ortadoğu’dan çekildiği anlamına gelmediğini belirtti.
Barrack, ABD’nin yaklaşık 80 yıldır küresel güvenliğin garantörü gibi hareket ettiğini ancak mevcut yönetimin bölge ülkelerine kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk yükleyen yeni bir yaklaşım benimsediğini söyledi. Bu değişimi “terk etmek değil, yeniden hizalanma” olarak tanımladı.
Barrack’a göre bölge ülkeleri de artık ABD’nin bütün sorunlarını çözemeyeceğini görmeye başladı. ABD’li diplomat, Ortadoğu ülkelerinin Washington’ın doğrudan müdahalesini beklemek yerine kendi aralarında yeni ittifaklar ve güvenlik mekanizmaları geliştirmesi gerektiğini savundu.
“İSRAİL TÜRKİYE İLE GERÇEK BİR SAVAŞA GİRMEYECEK KADAR AKILLI”
Konuşmanın Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü Türkiye ile İsrail arasında giderek sertleşen gerilim oldu.
Barrack, iki ülke arasında bilinçli şekilde başlatılacak bir savaşı olası görmediğini belirterek İsrail’in Türkiye ile gerçek bir çatışmaya girmek istemeyeceğini, Türkiye’nin de tehdit söylemlerine kapılmayacak kadar deneyimli olduğunu söyledi.
Türkiye ile İsrail’in 2000’li yılların başında yakın ilişkiler yürüttüğünü, ticaretin güçlü olduğunu ve iki ülkenin birbirleriyle önemli sorunlar yaşamadan çalışabildiğini hatırlatan Barrack, mevcut gerilimi büyük ölçüde siyasi atmosferle ilişkilendirdi.
Ancak Barrack’a göre asıl tehlike iki ülkenin bilinçli biçimde savaş kararı alması değil, askeri faaliyetler sırasında meydana gelebilecek “istenmeyen bir kaza.”
Barrack, İsrail’in Türkiye sınırına yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki bir hava üssüne yönelik operasyonunu buna örnek gösterdi. Operasyondan önce Ankara’nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, Türkiye’nin savaş uçaklarını hızla havalandırması halinde olayın çok farklı bir krize dönüşebileceğine dikkat çekti.
Bu ihtimali geçmişte Türkiye ile Rusya arasında yaşanan savaş uçağı krizine benzeten Barrack’ın mesajı, Suriye hava sahasındaki kontrolsüz askeri hareketliliğin Türkiye ve İsrail’i istemedikleri halde doğrudan karşı karşıya getirebileceği yönünde oldu.
İSRAİL’E SURIYE MESAJI: “ARTIK DURMA ZAMANI”
Barrack İsrail’in Suriye’de yürüttüğü askeri operasyonlara da açık biçimde karşı çıktı.
İsrail’in Suriye’deki faaliyetleri konusunda “Artık bunu durdurmanın zamanı geldi” diyen Barrack, bunun durdurulması için doğrudan ABD müdahalesinin gerekip gerekmediği konusunda ise kesin konuşmadı.
Barrack aynı zamanda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın İsrail ile anlaşmaya hazır olduğunu söyledi.
ABD’li temsilciye göre Şara yönetimi, İsrail ile ilişkilerde saldırmazlık anlaşmasını da içeren bir mutabakata varabilecek durumda. Barrack, böyle bir anlaşmanın mümkün olduğuna ilişkin iyimser olduğunu belirtti.
Şam yönetimi ise daha önce olası bir güvenlik anlaşmasının İsrail güçlerinin Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden sonra girdikleri bölgelerden çekilmesini ve 1974 ateşkes hatlarına dönmesini gerektirdiğini açıklamıştı.
Barrack, Şara yönetiminin ülkedeki geçiş sürecini ve Kürtlerin öncülüğündeki güçlerin devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik çabalarını da olumlu değerlendirdi. Bölgede silahlı aktörleri siyasi düzene dahil etmenin, onları tamamen ortadan kaldırmaya çalışmaktan daha sonuç alıcı olduğunu savundu.
“ABD 23 KEZ REJİM DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞTI”
Barrack’ın konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri de ABD’nin geçmiş Ortadoğu politikalarına yönelik eleştirisiydi.
ABD’nin geniş Ortadoğu coğrafyasında 23 rejim değiştirme girişiminde bulunduğunu söyleyen Barrack, askeri müdahalelerle hükümetleri veya liderleri değiştirme politikasının tekrar tekrar başarısız olduğunu kabul etti.
“Her müdahale edip kişiyi veya rejimi değiştirmeye çalıştığımızda bunun bir hata olduğu ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulunan Barrack, Afganistan, Irak ve Suriye gibi ülkelerdeki deneyimlerin Washington’a ders vermesi gerektiğini savundu.






