Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndaki (KIB-TEK) krizin, doğru bir stratejiyle fırsata çevrilebileceğini savundu. Avcıoğlu, Teknecik’te hasar gören ünitelerin yalnızca fuel-oil ile eski haline getirilmesinin kaynak israfı olacağını belirterek, yaklaşan doğalgaz hattına uyum için bu makinelerin çift yakıtlı (dual-fuel) sisteme dönüştürülmesi gerektiğini öne sürdü.
Açıklamasında, kurumun makine kırılması sigortasının yeni poliçede kaldırıldığını, mali denetim raporlarının beş yıldır yayımlanmadığını ve üretimin pahalı ithal enerji ile overdraft borçlanması üzerinden sürdürüldüğünü iddia eden Avcıoğlu, yönetsel ihmallerin kurumu korumasız bıraktığını söyledi. Sorumluların hukuki hesap vermesi çağrısında bulundu. Avcıoğlunun açıklaması şöyle:
KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK VE KIB-TEK’İ GELECEĞE TAŞIMAK İÇİN ÇİFT YAKITLI (DUAL-FUEL) DÖNÜŞÜM ŞARTTIR!
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) bünyesinde yaşanan mevcut kriz, doğru bir stratejik vizyonla ele alınırsa adanın kaderini değiştirecek bir dönüşüm fırsatına çevrilebilir. Nitekim Oruç Reis gemisinin Girne açıklarında görüntülenmesi, Türkiye ile adayı birbirine bağlayacak olan doğalgaz boru hattı projesinin fiilen ilerlemeye devam ettiğini açıkça teyit etmektedir.
Teknecik’te kırılan makinelerin hesabını yasal düzeyde sorma hakkımızı saklı tutarak, bu hasar tablosunu avantaja dönüştürmek elimizdedir. Bahse konu ünitelerin yeniden yalnızca fuel-oil ile çalışacak şekilde eski halleriyle tamir edilmesi büyük bir kaynak israfı olacaktır. Bunun yerine, yaklaşmakta olan doğalgaz projesine tam uyum sağlayacak şekilde, bu makinelerin hem doğalgaz hem de fuel-oil ile çalışabilecek çift yakıtlı (dual-fuel) sisteme dönüştürülerek yenilenmesi tarihsel bir zorunluluktur.
Böyle bir modernizasyon hamlesi, KIB-TEK’in üretim maliyetlerini kalıcı olarak düşürecek, çevre kirliliğini minimuma indirecek ve kurumu geleceğin enerji ekosistemine entegre edecektir.
Sigorta Oyunuyla Kurumun Geleceği İpotek Altına Alınmaktadır!
Bu vizyoner dönüşüm ihtiyacının tam karşısında duran mevcut idari anlayış ise rasyonel risk yönetiminden uzak hamlelerle kurumun geleceğini fiilen ipotek altına almaktadır. Ortaya çıkan resmi sigorta poliçeleri, Teknecik’teki milyonlarca dolarlık üretim ünitelerimizin karşı karşıya kaldığı finansal felaketi doğrulamaktadır. Yeni poliçe incelendiğinde, geçmişte 181 milyon doların üzerinde koruma sağlayan "Makine Kırılması Sigortası" satırının tamamen iptal edildiği görülmektedir.
Stratejik varlıklarımızın sigorta güvencesinden mahrum bırakılarak ucu açık şartlar ve ağır muafiyetler arasına sıkıştırılması, olası büyük arızalarda hasar maliyetinin çok büyük bir kısmını KIB-TEK’in, yani doğrudan halkın cebinden ödemesi riskini doğurmaktadır. Bu durum, kamu eliyle üretim modelini açıkça tehlikeye atmakta ve kurumun yarınlarını karanlığa gömmektedir.
Yönetsel Hatalar ve Şeffaflık Eksikliği Teminat Sunulmasını Engelledi
Ortaya çıkan bu ağır tablo, yöneten kadroların sektörel gerçeklerden ve mühendislik bilgisinden uzak bir anlayışla hareket ettiğini göstermektedir. Teknecik’teki teknik raporlara yansıyan yakıt kalitesi sorunları, kronikleşen bakım ihmalleri ve ünitelerin zorlanması, hasar frekansını tavan yaptırmıştır. Sigorta şirketlerinin bu yönetsel risk birikimi karşısında teminat sunmaktan kaçınması veya ağır şartlar dayatması kaçınılmaz bir sonuçtur.
İdari mekanizma ise altyapıyı iyileştirmek yerine, ana makine kırılması güvencesini poliçeden fiilen kaldırarak kurumu hasarlarda korumasız bırakmıştır. Ayrıca, hasarların gerçek nedenlerini ve yakıt standartlarını kayıt altına alan bağımsız ekspertiz denetimlerinin zayıflatılması, kurumdaki şeffaflık ilkelerinden tamamen uzaklaşıldığının kanıtıdır.
Mali Denetimsizlik, Pahalı İthal Enerji ve Overdraft Kamburu
KIB-TEK’in mali denetim raporlarının tam 5 yıldır kamuoyu ile paylaşılmaması, gerçeklerin yapısal bir şekilde gizlendiğini göstermektedir. Denetim raporlarının yayınlanmadığı bu süreçte, bankalardaki overdraft limitlerinin fahiş şekilde artırılması gerçeği, üretimdeki yapısal çöküşle birlikte okunmalıdır.
Teknik açıdan ucuza üretim yapabilecek en ekonomik dizel jeneratörler ve buhar türbinleri idari ihmaller nedeniyle birer birer devre dışı kalırken, eksilen enerji yüksek maliyetli gaz türbinleri, AKSA ve Güney Kıbrıs'tan fahiş bedellerle ithal edilmektedir. Dışarıya ödenen bu astronomik bedeller, kurumu günübirlik ve yüksek faizli borçlanmalarla döndürülen devasa bir overdraft batağına saplamıştır. Sürekli borç limitlerini artırarak pahalı dış enerji sarmalını finanse etmeye çalışan bir kurumun, koruyucu sigorta şemsiyesini de daraltması finansal açıdan sürdürülemez bir tablodur.
Yönetsel Sorumluluk Hukuk Önünde Sorgulanmalıdır
Mali denetimden kaçan, kurumun bütçesini sınavsız istihdamlar ve usulsüz terfilerle şişiren, yüksek faizli borçlarla günü kurtarmaya çalışan bu yönetsel anlayış yüzünden KIB-TEK, enerji arz güvenliğini tamamen yitirme yolunda ilerlemektedir. Bunun faturası ise doğrudan Kıbrıs Türk halkının sırtına yüklenen fahiş zamlar ve uzun süreli elektrik kesintileri olacaktır. Milyonlarca dolarlık milli serveti güvencesiz bırakırken kurumu liyakatsiz kadrolaşma alanına çevirmek, basit bir yönetim hatası olarak geçiştirilemeyecek kadar büyük bir kamusal zarar doğurmaktadır.
Kamu kaynaklarını verimsiz kullanan, sınavsız istihdamlar sarmalıyla kurumu yıpratan, toplumun en hayati özvarlığını büyük bir mali ve operasyonel risk sarmalına sürükleyen tüm sorumlular, bu kararların ve kuruma verdikleri zararların hesabını hukuk önünde vermelidir!