Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kıbrıs’ın kuzeyinde son dönemde artan güvenlik tartışmalarının yalnızca polis sayısı veya fiziki sınır denetimi üzerinden ele alınamayacağını belirtti. Devlet kurumları arasındaki veri kopukluğuna dikkat çeken Avcıoğlu, sınır güvenliğinden nüfus tespitine kadar birçok alanda biyometrik kayıt, dijital kimlik, veri entegrasyonu ve yapay zeka destekli sistemler önerdi.
Avcıoğlu, “Ülkemizin bugünkü asayiş sorunu, sadece fiziki sınırların yetersizliği değildir; asıl sorun, devlet yönetiminin dijital çağın çok gerisinde kalmış olmasıdır” diyerek, polisiye yöntemlerin tek başına yeterli olmayacağını savundu.
“Eski usul yöntemlerle, ev ev gezip sokağa çıkma yasağı ilan ederek ya da sokakta rastgele kimlik kontrolü yaparak 21. yüzyılın organize suçlarını ve kontrolsüz göçü engelleyemeyiz. Devletin hemen bugün uygulayabileceği, insan hatasını ve iltiması sıfırlayan, bilime dayalı somut teknoloji çözümleri mümkündür.”
“GÜVENLİK, KİŞİ ADAYA GELMEDEN BAŞLAMALI”
Avcıoğlu’nun ilk önerisi, hava ve deniz yoluyla gelen yolcuların bilgilerinin ülkeye ulaşmadan önce analiz edilmesi oldu.
Hava ve deniz yolu şirketlerinden alınacak yolcu ön bildirim verilerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak dijital sistemle değerlendirilmesini öneren Avcıoğlu, gemi manifestolarının da sisteme entegre edilmesini istedi.
“Güvenlik, suçlu adaya adım attıktan sonra değil, henüz uçağa veya gemiye binmeden önce başlamalıdır” diyen Avcıoğlu, sınır kapılarında sahte belge ve usulsüz vizeleri tespit edebilecek akıllı pasaport okuyucularının kullanılmasını önerdi.
Kıbrıs’ın kuzeyinin uluslararası veri sistemlerine doğrudan erişimindeki sorunların Türkiye üzerinden kurulacak bir veri bağlantısıyla aşılabileceğini savunan Avcıoğlu, uluslararası düzeyde aranan kişilerin sınır kapısında tespit edilmesi gerektiğini belirtti.
KAÇAK YAŞAMA KARŞI BİYOMETRİK DİJİTAL KİMLİK ÖNERİSİ
Avcıoğlu, ülkede yasal kalış süresini aşan kişilerin tespitinde sürekli polisiye operasyonlar yerine dijital bir sistem kurulmasını önerdi.
Eğitim, çalışma veya turist izniyle gelen yabancıların parmak izi ve yüz biyometrisinin giriş sırasında kaydedilmesini isteyen Avcıoğlu, bu kayıtların yasal kalış süresiyle bağlantılı çalışmasını savundu.
Avcıoğlu, dijital kimliğin ev kiralama, banka hesabı açma, GSM hattı alma, elektrik ve su aboneliği, araç kiralama ve işe giriş gibi işlemlerde doğrulanmasını önerdi.
“Yasal kalış süresi dolan bir kişinin dijital kimliği sistem tarafından otomatik olarak kilitlenmelidir. Böylece kaçak birinin adada ev kiralaması, hat veya abonelik alması veya çalışması engellenerek yasal sınırlar içine dönmesi veya adadan ayrılması zorunlu kılınabilir.”
“DEVLETİN ELİNDEKİ KURUMLAR BİRBİRİYLE KONUŞMUYOR”
Nüfus tartışmasına da değinen Avcıoğlu, klasik nüfus sayımı yerine devletin farklı kurumlarında bulunan kayıtların bir araya getirileceği kayıt temelli nüfus sistemi kurulmasını önerdi.
Mekansal Adres Kayıt Sistemi, elektrik ve su abonelikleri, okul ve üniversite kayıtları, sağlık verileri ile diğer idari kayıtların ortak bir sistem içerisinde değerlendirilmesini isteyen Avcıoğlu, mevcut kopukluktan yasa dışı faaliyet yürüten kişilerin faydalandığını savundu.






