Lefkoşa 38°USD48,08EUR56,14GBP65,61GRAM ALTIN7.200,45 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Avcıoğlu: “Eski usul yöntemlerle 21. yüzyılın organize suçlarını engelleyemeyiz”

Bugün Kıbrıs Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kıbrıs’ın kuzeyinde son dönemde artan güvenlik tartışmalarının yalnızca polis sayısı veya fiziki sınır denetimi üzerinden ele alınamayacağını…

4 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
Avcıoğlu: “Eski usul yöntemlerle 21. yüzyılın organize suçlarını engelleyemeyiz”

Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kıbrıs’ın kuzeyinde son dönemde artan güvenlik tartışmalarının yalnızca polis sayısı veya fiziki sınır denetimi üzerinden ele alınamayacağını belirtti. Devlet kurumları arasındaki veri kopukluğuna dikkat çeken Avcıoğlu, sınır güvenliğinden nüfus tespitine kadar birçok alanda biyometrik kayıt, dijital kimlik, veri entegrasyonu ve yapay zeka destekli sistemler önerdi.

Avcıoğlu, “Ülkemizin bugünkü asayiş sorunu, sadece fiziki sınırların yetersizliği değildir; asıl sorun, devlet yönetiminin dijital çağın çok gerisinde kalmış olmasıdır” diyerek, polisiye yöntemlerin tek başına yeterli olmayacağını savundu.

“Eski usul yöntemlerle, ev ev gezip sokağa çıkma yasağı ilan ederek ya da sokakta rastgele kimlik kontrolü yaparak 21. yüzyılın organize suçlarını ve kontrolsüz göçü engelleyemeyiz. Devletin hemen bugün uygulayabileceği, insan hatasını ve iltiması sıfırlayan, bilime dayalı somut teknoloji çözümleri mümkündür.”

“GÜVENLİK, KİŞİ ADAYA GELMEDEN BAŞLAMALI”
Avcıoğlu’nun ilk önerisi, hava ve deniz yoluyla gelen yolcuların bilgilerinin ülkeye ulaşmadan önce analiz edilmesi oldu.

Hava ve deniz yolu şirketlerinden alınacak yolcu ön bildirim verilerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak dijital sistemle değerlendirilmesini öneren Avcıoğlu, gemi manifestolarının da sisteme entegre edilmesini istedi.

“Güvenlik, suçlu adaya adım attıktan sonra değil, henüz uçağa veya gemiye binmeden önce başlamalıdır” diyen Avcıoğlu, sınır kapılarında sahte belge ve usulsüz vizeleri tespit edebilecek akıllı pasaport okuyucularının kullanılmasını önerdi.

Kıbrıs’ın kuzeyinin uluslararası veri sistemlerine doğrudan erişimindeki sorunların Türkiye üzerinden kurulacak bir veri bağlantısıyla aşılabileceğini savunan Avcıoğlu, uluslararası düzeyde aranan kişilerin sınır kapısında tespit edilmesi gerektiğini belirtti.

KAÇAK YAŞAMA KARŞI BİYOMETRİK DİJİTAL KİMLİK ÖNERİSİ
Avcıoğlu, ülkede yasal kalış süresini aşan kişilerin tespitinde sürekli polisiye operasyonlar yerine dijital bir sistem kurulmasını önerdi.

Eğitim, çalışma veya turist izniyle gelen yabancıların parmak izi ve yüz biyometrisinin giriş sırasında kaydedilmesini isteyen Avcıoğlu, bu kayıtların yasal kalış süresiyle bağlantılı çalışmasını savundu.

Avcıoğlu, dijital kimliğin ev kiralama, banka hesabı açma, GSM hattı alma, elektrik ve su aboneliği, araç kiralama ve işe giriş gibi işlemlerde doğrulanmasını önerdi.

“Yasal kalış süresi dolan bir kişinin dijital kimliği sistem tarafından otomatik olarak kilitlenmelidir. Böylece kaçak birinin adada ev kiralaması, hat veya abonelik alması veya çalışması engellenerek yasal sınırlar içine dönmesi veya adadan ayrılması zorunlu kılınabilir.”

“DEVLETİN ELİNDEKİ KURUMLAR BİRBİRİYLE KONUŞMUYOR”
Nüfus tartışmasına da değinen Avcıoğlu, klasik nüfus sayımı yerine devletin farklı kurumlarında bulunan kayıtların bir araya getirileceği kayıt temelli nüfus sistemi kurulmasını önerdi.

Mekansal Adres Kayıt Sistemi, elektrik ve su abonelikleri, okul ve üniversite kayıtları, sağlık verileri ile diğer idari kayıtların ortak bir sistem içerisinde değerlendirilmesini isteyen Avcıoğlu, mevcut kopukluktan yasa dışı faaliyet yürüten kişilerin faydalandığını savundu.

“Devletin elindeki kurumlar birbirleriyle konuşmamakta, bu kopukluktan da art niyetli kişiler ve suçlular faydalanmaktadır. Çağdaş dünyada ev ev gezip insan sayma dönemi kapanmıştır.”

Avcıoğlu, bir kişinin birden fazla konut veya telefon hattına sahip olmasının sayımı yanıltmaması için işlemlerin tekil kimlik veya pasaport numarası üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Resmi kayıtlarda boş görünen ancak yüksek elektrik veya su tüketimi bulunan konutların, üniversiteye kayıt yaptırdığı halde eğitime devam etmeyen kişilerin ve diğer sıra dışı kayıtların sistem tarafından belirlenebileceğini savundu.

CEP TELEFONU SİNYALLERİYLE NÜFUS TESPİTİ ÖNERDİ
Avcıoğlu, devlet veri tabanlarının entegrasyonu tamamlanana kadar cep telefonu sinyallerinin anonimleştirilerek nüfus hareketlerinin belirlenmesinde kullanılabileceğini de ileri sürdü.

Yerel GSM operatörlerinin baz istasyonu verileriyle, dolaşım kullanan yabancı cihazların da dahil olduğu aktif telefon sayısının analiz edilebileceğini belirten Avcıoğlu, gece sabit kalan cihazların ikamet nüfusu konusunda veri sağlayabileceğini savundu.

Bu yöntemle Kıbrıs’ın kuzeyinde belirli bir anda kaç kişinin bulunduğuna ilişkin daha güncel veriler elde edilebileceğini söyledi.

KAMERALAR İÇİN YAPAY ZEKA ÖNERİSİ
Avcıoğlu, kent güvenlik kameralarının yalnızca suç işlendikten sonra görüntü izlemek için kullanılan sistemler olmaktan çıkarılması gerektiğini de belirtti.

Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve plaka tanıma sistemlerinin yapay zeka destekli yazılımlarla birleştirilmesini öneren Avcıoğlu, sıra dışı araç hareketleri veya kamusal alandaki şiddet belirtilerinin sistem tarafından tespit edilerek polis ekiplerine bildirilmesini istedi.

“Yapay zeka algoritmaları, potansiyel tehlikeyi sezdiği an en yakın polis devriyesinin mobil ekranına otomatik rota ve alarm düşürebilir. Böylece polisimiz suçun işlenmesini bekleyen değil, suçu işlenmeden önce önleyen bir güce kavuşacaktır.”

Avcıoğlu, Almanya ve Hollanda’da kullanılan benzer sistemlerin hırsızlık ve gasp gibi suçların azaltılmasında etkili olduğunu da savundu.

“GÜVENLİK BOŞ VAATLERLE DEĞİL, VERİYLE VE TEKNOLOJİYLE SAĞLANIR”
Önerdiği sistemlerin baskıcı bir güvenlik düzeni kurmak yerine polisi daha etkin hale getirmeyi amaçladığını belirten Avcıoğlu, güvenlik politikasının teknoloji, veri ve kurumsal kapasite üzerinden yeniden kurulması gerektiğini söyledi.

Avcıoğlu açıklamasını, “Kıbrıs’ın kuzeyini baskıcı bir polisiye devlete dönüştürmeden, vatandaşımızın sokağa çıktığında, çocuğunu parka gönderdiğinde huzur bulduğu; suçlunun ve kaçağın ise dijital bir duvara çarptığı akıllı ve güvenli bir devlet yapısı kurmak mümkündür. Güvenlik, boş vaatlerle değil; veriyle, teknolojiyle ve doğru bir yönetim vizyonuyla sağlanır” sözleriyle tamamladı.

Avcıoğlu: “Eski usul yöntemlerle 21. yüzyılın organize suçlarını engelleyemeyiz”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler