Lefkoşa 19°USD49,19 ₺▲EUR55,22 ₺▲GBP65,04 ₺▲GRAM ALTIN6.517,99 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Arsız, liyakatsız adaylardan uzak durun

ARSIZ, HIRSIZ, NURS​​UZ, TEMBEL, LİYAKATSİZ, İŞSİZ GÜÇSÜZ ADAYLARDAN UZAK DURUN… LİYAKAT ARAYIN… İLLE DE BİR ŞEY OLMAK İSTEYENLERDEN MEMLEKETE HAYIR GELMEZ.

3 dakika okuma
Paylaş
Arsız, liyakatsız adaylardan uzak durun

ARSIZ, HIRSIZ, NURS​​UZ, TEMBEL, LİYAKATSİZ, İŞSİZ GÜÇSÜZ ADAYLARDAN UZAK DURUN… LİYAKAT ARAYIN… İLLE DE BİR ŞEY OLMAK İSTEYENLERDEN MEMLEKETE HAYIR GELMEZ.

ALMAYA ALIŞMIŞ, VERMEK BİLMEYEN, KÜPÜNÜN PEŞİNDEKİ SİYASET BEZİRGANLARINI, SÜREKLİ KENDİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞAN KÖYLÜ KURNAZLARINI ADAY DAHİ YAPMAYIN

ZOR BİR DÖNEM, ÜLKEYİ; YASALARI, DEMOKRASİSİ, AHLAKI İLE… BU DÖNEMDE ÖNCE VEKİL ADAYLARINI, SONRA DA VEKİLLERİ ÖZENLE SEÇMEK GEREK

Milletvekili olmanın tılsımı nedir bilmem ama bu memlekette milletvekili olma motivasyonunun gerçekten çok yüksek olduğunu görüyoruz. Ortalık aday dolu. Birçok insan normal aynada iki dakika kendine bakmadan, belli ki dev aybaşından geçiyor. Olabilir, konumuz onlar değil

Hayatta henüz hiçbir şey başarmamış olan da aday. Kariyer yolculuğunun daha başında olan da. Eline geçen işi batırmış olan da. Yıllardır kamudan maaş alıp topluma bir dirhem faydası dokunmamış olan da… Hepsinde aynı heyecan: Milletvekili olmak.

Elbette hepsini aynı kefeye koymuyorum. Kariyerinde başarı elde etmiş, sivil toplumda emek vermiş, partisinin yetkili organlarında yıllarca çalışmış, toplumun sorunlarıyla gerçekten dertlenmiş çok değerli isimler de var. Onları tenzih ederim.

Ama bir şeyi artık açık konuşmak gerekiyor. Milletvekilliği sığınak değildir. Kariyer planı hiç değildir. “Ben de bir ucundan Meclis’e kapağı atayım, 8 bin pound maaşım olsun” diye bakılacak bir makam hiç değildir. Milletvekilliği ciddi iştir.

Ben bugüne kadar milletvekillerinin maaşı üzerinden popülizm yapmadım. Hatta bakanlık gibi ağır sorumluluk taşıyan makamların çok daha iyi ücretlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama karşılığını isterim. Akıl isterim. Çalışma isterim. Dürüstlük isterim. Liyakat isterim.

Çünkü toplumun sorunlarını siyasetle çözeceğiz. Siyaset dışında çözüm aramaya başladığımız gün demokrasiyi tartışmaya açarız. Seçmen iradesini önemsizleştiririz. Sonunda ucube bir yapı yaratırız. Bizim ihtiyacımız bu değil. Bizim ihtiyacımız daha iyi siyaset, daha iyi siyasetçi, daha iyi Meclis.

Şimdi ortalık aday adayı dolu. İyisi var. İnsan olarak iyisi var. Liyakat sahibi olan var. Birikimi olan var. Ama bir de liyakati olmadan ısrarla milletvekili olmak isteyen var. Hatta “Milletvekili olamazsam da parti iktidara gelirse bir yerde bürokrat olurum” hesabı yapan var.

İşte tam burada sözüm seçmene. Özellikle UBP ve CTP seçmenine. Adaylarınızı sıralarken önünüze gelen isimlere iyi bakın. Kim bu insan? Bugüne kadar ne yaptı? Ne üretti? Kime faydası dokundu? Kariyeri ne? Siyaset dışında ayakta durabiliyor mu?

Milletvekili maaşına mı ihtiyacı var, yoksa bu toplumun onun bilgisine ve emeğine mi ihtiyacı var? Daha da önemlisi, adı nerede geçti?Yolsuzlukta mı? Şaibede mi? Çıkar ilişkilerinde mi? Yoksa çalışırken, üretirken, bu topluma bir şey katarken mi?

Seçmen de artık silkinip kendine gelmeli. Gözü istihdamda olan, terfi bekleyen, evinin önündeki devlet arazisine göz diken, kendi işini çözdürmek için siyasetçi arayan seçmenin “iyi yönetim” talebi havada kalır. Çünkü siyasetçi ile seçmen arasındaki bu çarpık ilişki tek taraflı değil.

Biri veriyor, diğeri istiyor. Sonra hep birlikte memleketin neden bu hale geldiğini soruyoruz. Karma oy da yok artık. Önce partilerin kendi içinde doğru insanları öne çıkarması gerekiyor. Sonra sandıkta görev toplumun tamamına düşüyor.

Önümüzdeki dönem sıradan bir siyasi dönem olmayacak. Bu memleketin yara sarma dönemi olacak. Çok kötü şeyler yaşadık. Zamanı geriye saramayız. Ama yaralarımızı sarabiliriz. Kurumlarımızı yeniden ayağa kaldırabiliriz. Devlete körelen güveni yeniden kurabiliriz.

Bunun için de bu ülkenin en büyük iki siyasi partisinin, UBP ve CTP’nin doğru insanlarla yola çıkması çok önemli. Yeterince liyakati yok saydık. Yeterince “bizim çocuk” dedik. Yeterince partililiği ehliyetin önüne koyduk. Yeterince bedel ödedik. Şimdi mesele çok basit.

En iyisini bulmak. En iyisini sıralamaya koymak. En iyisini sandıktan çıkarmak. Peki kim bu “en iyi”? Vatandaşın parasına el uzatmayan. Yolsuzlukta gözü olmayan. Şaibeye karışmamış. Toplumuna küsmemiş. Bir kariyeri, birikimi, emeği olan. Milletvekili maaşına tamah etmeyen.

Gerektiğinde kendi partisine bile “Yanlış yapıyorsunuz” diyebilen. Ve her şeyden önemlisi… Alnı açık. Yüreği pek. Bu memleketi gerçekten sevdiğine inandığınız insanlar. Çünkü bu defa yalnızca milletvekili seçmeyeceğiz. Bu memleketin önümüzdeki yıllarını kimlerin eline bırakacağımıza karar vereceğiz.

DİĞER YAZILARI

  • Kuzey’de asker ve silahtan rahatsız olan Güney’e sessiz…
  • Özel sektörde 41 bin 800 lira için dört kişi tutuklandı…
  • Güneyde Erhürman'ı şeytanlaştırma çabaları, Kuzeyde Hristodulidis'i melek yapmaz
  • Maaş ödendiği sürece isterse dünya yansın...
  • SADECE MAAŞA DEVLETİN BORCU 33 MİLYAR TL
  • BİNBİR ZAHMETLE YARATILAN KAYNAKLAR DA MAAŞA; 13’ÜNCÜ MAAŞA GİDİYOR
  • BORÇLANMA SADECE MAAŞ İÇİN
  • Eğitimde nasıl bir sistem kurulmuş ki; neresini tutsan elinde kalıyor
  • Taş ocağı izni verilmek istenen alan, su kaynaklarının üzerinde
  • MESELE BİRKAÇ KAMYON TAŞ DEĞİL
  • TÜM YAZILARI için tıklayınız

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler