Lefkoşa 23°USD49,97 ₺▲EUR56,03 ₺▲GBP67,11 ₺▲GRAM ALTIN6.356,17 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Ankara Bildirisi'nden Kıbrıs'a

Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara Zirvesi'nden çıkan bildiride Kıbrıs satırları önemliydi.En azından “hayalperest” değildi.Kıbrıs...

2 dakika okumaHaber: Cenk Mutluyakalı
Paylaş
Ankara Bildirisi'nden Kıbrıs'a

Kıbrıs Türk halkının eşit haklarına destek var.
"KKTC"nin gözlemci statüsüne vurgu var.
Dayanışma var.

Ancak...
KKTC'nin tanınması yok.
İki devletli çözüm yok.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda defalarca KKTC'nin tanınması çağrısı yapmıştı oysa...

New York'taki tanınma çağrısı, Ankara'da ortak bir tutuma dönüşmedi.
Dönüşemez de...
Çünkü mümkün değil bugünkü şartlarda...

Ortak bildiriye, Kıbrıs sorununun müzakere edilmiş, karşılıklı kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir çözüme ulaştırılması gerektiği yazıldı.

Bu ayrım önemli.
Türkiye iktidarının savunduğu siyasi model ile Türk devletlerinin ortaklaşabildiği diplomatik zemin aynı değil.
Üstelik yeni bir durum da değil bu.

2025 Budapeşte Bildirisi'nde de benzer ifadeler vardı. Kıbrıs Türklerinin haklarına destek verilmiş, karşılıklı kabul edilebilir çözüm vurgulanmıştı.

2026 Ankara Bildirisi bu çizgiyi sürdürüyor.

Unutmayalım Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve gözlemci Türkmenistan'ın Kıbrıs Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkileri var. Bu ülkeler 2025'te Avrupa Birliği ile ilişkileri çerçevesinde, BM Güvenlik Konseyi'nin 541 ve 550 sayılı kararlarına bağlılıklarını da teyit ettiler.

Kıbrıslı Türklerin son seçimde ortaya koyduğu irade de unutulmasın.
Tufan Erhürman, Ankara'daki konuşmasında Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesini öne çıkardı.

Belki federal çözüme doğrudan gönderme yapmadı ama iki devletli çözüm söylemini de tekrarlamadı.

Bilimde, sporda, kültürde, ekonomide ve diplomaside doğrudan ilişkiler kurulmasını istedi. Çözüm arayışıyla uluslararası temasların birbirini güçlendirdiğini söyledi.

Ankara Bildirisi'nin Erhürman'ın seçilmesi nedeniyle böyle yazıldığını iddia etmiyorum.
Ancak bildirinin diliyle Erhürman'ın vizyonu arasında belirgin bir örtüşme var.

Asıl soru şu:
Müzakereler ne zaman başlayacak?

Kıbrıs'ta “kim çözüm istemez” gösterisi ne zaman yerini gerçekten barış inşasına bırakacak?

Ankara Bildirisi bu sorulara yanıt vermiyor elbette.

Son dönemde Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis, güneydeki siyasi yorumcular tarafından ciddi anlamda eleştiriliyor.
Cyprus Mail'in geçen haftaki bir başyazısında şu soru vardı örneğin...
"Kıbrıslı Rum lider görüşmelerin yeniden başlamasını sağlamak konusunda iddia ettiği kadar istekliyse, neden BM tarafından önerilen güven artırıcı önlemlere katılmıyor?"

Kıbrıslı Rum eski bakan Kostas Themistokleous, Politis’deki makalesinde biraz daha ileri gitti: “İtiraf Edelim: Bizim taraf ucu açık görüşmeler istiyor, Güven Artırıcı Önlem istemiyor, çözüm istemiyor”

Nihayetinde çözüm için çok daha fazla samimiyete, cesarete ve kararlılığa ihtiyaç var. Birleşmiş Milletler'in de ezberlenmiş diplomatik cümlelerin ötesine geçmesine; daha yaratıcı, etkin ve şeffaf olmasına...

Artık kimin çözüm istemediğini kanıtlamaya değil, çözümü mümkün kılmaya odaklanmak gerekiyor.

Kıbrıs'ın ihtiyacı yeni bir suçlu bulmak değil, ortak bir gelecek kurmak.
 

Bu yazı toplam 5 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler