Lefkoşa 18°USD49,38 ₺▲EUR55,23 ₺▲GBP65,31 ₺▲GRAM ALTIN6.657,17 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Analist: Kıbrıs-İsrail bağlantısı Türkiye’nin “kuşatılma” kaygısını artırıyor

Bugün Kıbrıs Phileleftheros’a konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı Spyros Katsoulas, Doğu Akdeniz’de önümüzdeki haftaların Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye ilişkileri açısından kritik olacağını söyledi.

3 dakika okumaHaber: Editör
Paylaş
Analist: Kıbrıs-İsrail bağlantısı Türkiye’nin “kuşatılma” kaygısını artırıyor

Analist: Kıbrıs-İsrail bağlantısı Türkiye’nin “kuşatılma” kaygısını artırıyor

Great Sea Interconnector projesinde çalışmaların yeniden başlamasının ekim sonuna doğru ilk ciddi sınavı yaratabileceği belirtiliyor. Yunanistan’daki American College of Greece’ten uluslararası ilişkiler uzmanı Spyros Katsoulas’a göre Türkiye, projenin kendi onayı olmadan ilerlemesinin “Mavi Vatan” anlatısını zayıflatacağını düşünüyor. Katsoulas, Kıbrıs’ın Avrupa elektrik şebekesine Türkiye’yi bypass ederek bağlanmasının ve hattın İsrail’e uzatılması ihtimalinin Ankara’nın “kuşatılma” kaygısını büyüttüğünü savunuyor.

Bugün Kıbrıs

Phileleftheros’a konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı Spyros Katsoulas, Doğu Akdeniz’de önümüzdeki haftaların Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye ilişkileri açısından kritik olacağını söyledi.

Katsoulas’a göre Yunanistan-Kıbrıs-İsrail elektrik bağlantısı olan Great Sea Interconnector (GSI) projesinde deniz araştırmalarının ekim sonunda yeniden başlaması bekleniyor ve bu süreç Ankara ile yeni bir gerilim başlığına dönüşebilir.

TÜRKİYE NE İSTİYOR?
Katsoulas, Türkiye’nin özellikle Kaşos ve Kerpe’nin doğusundaki bölgelerde kıta sahanlığı iddiaları bulunduğunu, Ankara’nın kablo çalışmaları için “önceden koordinasyon” talep ettiğini belirtiyor.

Uzman, bu talebin fiilen Türkiye’ye bir tür onay hakkı tanınması anlamına geldiğini savunuyor. Buna karşılık aynı bölgede son 20 yılda yedi telekomünikasyon kablosunun ciddi bir Türk itirazı olmadan döşendiğine dikkat çekiyor.

Katsoulas’a göre meselenin özü hukuki olmaktan çok siyasi.

Projenin Türkiye’nin onayı olmadan tamamlanması, Ankara’nın Doğu Akdeniz’de belirleyici aktör olma iddiasını ve “Mavi Vatan” söylemini zayıflatabilir.

KIBRIS’IN ENERJİ İZOLASYONUNU BİTİRECEK
GSI’nin tamamlanması halinde Kıbrıs Cumhuriyeti doğrudan Avrupa elektrik şebekesine bağlanacak.

Bu bağlantının Türkiye üzerinden geçmemesi ve ileride İsrail’e kadar uzatılabilmesi projeye yalnızca enerji değil, jeopolitik anlam da yüklüyor.

Katsoulas, özellikle İsrail bağlantısının Yunanistan-Kıbrıs-İsrail üçlü ortaklığını daha somut hale getirdiğini ve bunun Ankara’nın “kuşatılma” kaygısını artırdığını savunuyor.

“TÜRKİYE’NİN ONAYI OLMADAN HİÇBİR ŞEY YAPILAMAZ” ALGISI
Katsoulas’a göre projenin Türk baskısı nedeniyle durdurulması halinde bunun sonucu yalnızca GSI ile sınırlı kalmayacak.

Böyle bir geri adım, bölgede gelecekte yapılacak kablo, boru hattı veya araştırma projelerinin de Türkiye’nin onayına bağlı olduğu algısını güçlendirebilir.

Uzman, bunun yalnızca Atina ve Lefkoşa’nın değil, Avrupa Birliği’nin de güvenilirliğini zedeleyebileceğini savunuyor. GSI, AB tarafından ortak çıkar projesi olarak destekleniyor.

FRANSA VE ABD DE DENKLEMDE
Katsoulas, üzerinde çalışılan formüle göre kablo şirketi Nexans’ın seyir güvenliği amacıyla Türkiye’yi bilgilendirebileceğini ancak çalışmaların Ankara’nın iznine bağlanmayacağını belirtiyor.

İzin prosedürünün yalnızca Yunanistan üzerinden yürütülmesi öngörülüyor.

Fransa’nın projeye doğrudan dahil olması ve ABD’nin Doğu Akdeniz’deki enerji projelerine verdiği destek de Atina ile Lefkoşa açısından önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.

“MAVİ VATAN” YASALAŞIRSA NE DEĞİŞİR?
Katsoulas, Türkiye’de “Mavi Vatan” yaklaşımının yasalaştırılmasının uluslararası hukuk bakımından Ankara’ya yeni haklar kazandırmayacağını söylüyor.

Ancak böyle bir düzenlemenin Türkiye’nin deniz yetki alanı iddialarına iç hukukta daha güçlü bir dayanak sağlayabileceğini; NAVTEX ilanları, ruhsatlandırmalar, araştırma ve sondaj faaliyetleri gibi adımların daha sistematik biçimde kullanılmasına zemin hazırlayabileceğini savunuyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti açısından bunun özellikle Münhasır Ekonomik Bölge’deki enerji faaliyetleri üzerinde daha fazla baskı anlamına gelebileceğini belirtiyor.

DOĞRUDAN ÇATIŞMA RİSKİ VAR MI?
Katsoulas, Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilimin yüksek olduğunu ancak şu aşamada kontrolden çıkmış olmadığını söylüyor.

En büyük riskin, taraflardan birinin geri adım atmasının siyasi maliyetinin çok yükseldiği bir silahlı olayın içine sürüklenmek olduğunu belirtiyor.

Bununla birlikte Ankara’nın şimdilik söylemi sert tutmayı, ancak öngörülemeyen sonuçları olabilecek yeni bir cephe açmamayı tercih ettiği değerlendirmesinde bulunuyor. ,

Uzman, GSI konusunda ilk ciddi sınavın ekim sonunda, deniz araştırmalarının yeniden başlamasıyla ortaya çıkabileceğini düşünüyor.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler