Bugüne kadar, Kıbrıs sorunu konusunda, Rum liderin en geniş açıklaması…
Her soru soruldu ve her soru net cevaplarla apaçık bir şekilde anlatıldı…
-*-*-
Ancak iki konuya özellikle değinmek istiyorum…
-*-*-
Birincisi, Hristodulidis, “… Eğer ülkemizi yeniden birleştiremezsek, mevcut statükodan kaybedecek olan yalınızca Kıbrıslı Türkler ve Rumlardır. Başka hiç kimse değil” dedi.
-*-*-
İkincisi de; Hristodulidis’in “… Sayın Erhürman’ın da çözüm istediğine inanıyorum. Eğer her şey Sayın Erhürman ile benim elimde olsaydı, gelecek haftaya kadar bir çözüme ulaşabilirdik demesi”…
-*-*-
Birinci konuya bakalım!
-*-*-
Kıbrıs sorunu çözülmezse, Kıbrıslı Türklerin kesinlikle yok olacağı apaçık bir gerçektir… Rum toplumu yok olmaz ama elbette kaybedecekleri çok şey vardır; “toprak” gibi!
-*-*-
Mesela, Kuzey Kıbrıs coğrafyasında artık Kıbrıslı Türk toplumu’nun yani olası çözümsüzlükte esas kaybedecek grubu oluşturanların “var olmaması”dır…
-*-*-
Türkiye’nin bu konudaki ağırlığı o kadar yüksek basınçlıdır ki; Hristodulidis’in sözlerinden çıkardığım ikinci önemli konu da Türkiye’nin bu ağırlığı ile alakalıdır…
-*-*-
Hristodulidis, “İkimize kalsaydı çözerdik” diyor…
-*-*-
Burada elbette işin içinde Yunanistan da var, İngilizler de var, AB de var, ABD de var, petrol da var gaz da var falan ve de filan!
-*-*-
Ancak asıl gerçek, “Türkiye’nin varlığı”dır!
-*-*-
İddia ediyor ve diyorum ki; Nikos Hristodulidis ve Tufan Erhürman oturup anlaşabilir…
Yunanistan ve Türkiye de bu anlaşmayı onaylar ve alkışlar!
-*-*-
Ama Türkiye’nin duruşu o noktada değildir!
-*-*-
Haliyele, Hristodulidis, kendi toplumunun çıkarlarını savunmak ve masada müzakere etmek konusunda çok rahattır ama Erhürman, sadece kendi toplumunun değil, Türkiye’nin de çıkarlarını sıkı bir şekilde “savunmak” zorundadır!
-*-*-
Efendim, “anavatanımızla ayrımız gayrımız yoktur, çıkarlarımız da aynıdır” diyenlere saygım sonsuz ama gerçek öyle değildir!
-*-*-
Gerçek, gün gibi ortadadır!
Genelde Türkiye’nin, özelde Türk milliyetçiliğinin ve yayılmacılığının baskısı nedeniyle Erhürman’ın geçiş kapısı açma şansı veya selahiyeti yoktur!
-*-*-
Daha anlaşılır bir şekilde yazacak olursak; Hristodulidis çok rahattır…
Dilediğini söyler, dilediğini konuşur, dilediği kararı da alır…
Gücü, sandıktır…
Kendi seçmenleridir…
Rum toplumudur…
-*-*-
Erhürman hiç de rahat değildir…
Bir yandan kendi toplumunun işbirlikçi zihniyetinin baskısı altındadır; öte yandan Türkiye’den izinsiz Güney’e doğru selam bile veremez pozisyondadır!
-*-*-
Bilmem anlatabildim mi?
-*-*-






